150

BÜLENT ERTEKİN yazdı: "Vefa Yılı ve Sorumluluklarımız"

2026 yılının Türkiye’de “Vefa Yılı” olarak ilan edilmesi, sadece sembolik bir karar değil; aynı zamanda toplumsal hafızamızı diri tutmak adına önemli bir çağrıdır. Bu kapsamda hem sivil toplum kuruluşlarının (STK) hem de devletin çeşitli kurum ve birimlerinin bazı çalışmalar yürüttüğünü görüyoruz.

Özellikle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın engelli bireyler ve yaşlı vatandaşlar için çeşitli projeler geliştirdiği dikkat çekmektedir. Bu çalışmalar, sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak kıymetlidir. Ancak meseleye daha geniş bir çerçeveden bakıldığında, “vefa” kavramının yalnızca sosyal hizmetlerle sınırlı kalmaması gerektiği açıktır.

Peki, sivil toplum kuruluşları bu noktada ne yapıyor?

Açıkçası, bu alanda yeterince görünür ve etkili çalışmalar yapıldığını söylemek zor. Oysa vefa; sadece ihtiyaç sahiplerine yardım etmek değil, aynı zamanda bu millete değer katmış, iz bırakmış şahsiyetleri anmak, anlamak ve gelecek nesillere aktarmaktır.

Bu noktada Türkiye Yazarlar Birliği’nin başlattığı anlamlı çalışmayı özellikle zikretmek gerekir. 2026 yılı boyunca, merhum Muhsin Yazıcıoğlu başta olmak üzere, edebiyat ve fikir dünyamıza damga vurmuş; milli ve manevi değerleri önceleyen önemli şahsiyetler adına vefa programları düzenlenmesi planlanmaktadır. Bu tür etkinlikler, toplumun hafızasını canlı tutma adına son derece kıymetlidir.

Ancak burada asıl sorulması gereken soru şudur:

Biz ne yapıyoruz?

Özellikle kendisini bir davanın, bir fikrin ve bir geleneğin taşıyıcısı olarak gören kesimlerin, bu “vefa yılı”nda nasıl bir duruş sergileyeceği büyük önem arz etmektedir. Bu nedenledir ki, geçmişte bu millete hizmet etmiş büyüklerimiz için bizler de bir vefa programı düzenlemeyi düşünüyor muyuz?

Çünkü vefa; sadece hatırlamak değil, hatırlatmak ve yaşatmaktır.

Bugün isimlerini andığımız nice değerli insan, bu topraklara fikirleriyle, eserleriyle ve mücadeleleriyle iz bırakmıştır. Onları anmak, sadece geçmişe dönük bir saygı değil; aynı zamanda geleceğe dair bir bilinç inşasıdır.

Bu sebeple, 2026 yılının ruhuna uygun olarak, herkesin kendi bulunduğu alanda bir sorumluluk üstlenmesi gerekmektedir. STK’lar, dini ve milli topluluklar, fikir hareketleri ve bireyler; kendi değerlerine sahip çıkmalı, vefayı sözde değil, özde yaşatmalıdır.

Unutulmamalıdır ki, vefa bir erdemdir.

Ve erdemler, ancak yaşatıldıkça anlam kazanır.

Selâm ve dua ile

...

Yazarın tüm yazıları için;

https://www.bursaarena.com.tr/profil/153/bulent-ertekin

Anahtar Kelimeler:
Bülent Ertekin
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
150