Hep duyarız, “derin devlet” müdahale eder, derin devlet izin vermez vs.
Görünen o ki “derin devlet” kavramı ile adeta uyutulmuşuz!
Kim bu derin devlet!
Bilinmez. Cevabı bilinmeyen, anlaşılmayan anlamlandırılamayan olaylar “derin devlet” kavramı içinde hayat bulur.
“Derin devlet” var mı?
Bana göre derin devlet diye bir yapı yok! Geçmişte varsa da, 15 Temmuz’a uzanan “parelel yapı” derin devlet olgusunu yerle yeksan etmiştir.
Parelel CIA organizesi, derin devlete alternatif geliştirmiş olması Türkiye’de alternatif yapı kadim geleneksel derin yapıları tasfiye etmişe benziyor.
Derin devletin tasfiyesini nereden anlıyoruz? Şayet zihnimize kazınan son tahlilde, devletin milletin “sahibi rolü” olduğu düşünülen derin devlet olsaydı başta “15 Temmuz ” sürecinde rol almaz mıydı? Ayrıca da son günlerde, “PKK sözcülerinin” bile dile getirmeye çekindikleri önerilerin yapmasını “Derin akıl, devlet aklı” gibi benzetmelerle adeta “derin devlet” rolü karşısında sessiz kalınması canibi dikkat bir durum değil midir?
Demek ki “derin devlet” olgusu olmasına rağmen ete kemiğe bürünmüş “derin devlet” görünmemektedir. Şayet “derin devlet” varsa ve olanlara ses çıkarmıyorsa ya “felç olmuş” ya da “sessizliğe bürünmüş” demektir. Bu da “derin devlet” in varlığını tartışılır hale getirmektedir.
Derin ilişkiler mi?
Derin devlet mi?
Derin millet mi?
Binlerce yıllık tarihe sahip Türk milletine; “Derin millet” kavramı daha yakışmakta ve daha uygun gözükmektedir.
Peki şayet Türkiye derin milletten oluşuyorsa olanlara millet neden sessiz kalmaktadır?
Asıl sorulması gereken ve üzerinde düşünülmesi gereken de bence budur!
Millet neden sessiz?
Millet “demokrasi” “partiler” gibi kavramlara teslim edilmiş, her fert kendi “partisine” siyasal birlikteliğine adeta aklını teslim etmiş, “büyüklerimiz bilir” tembelliğine esir edilmiştir.
“Büyüklerimiz bilir, vardır bir bildikleri” gibi düşünceler sorgulamanın önünde engel olarak dikilmektedir.
Öyle olmasa, daha birkaç ay önce suç sayılan cümleler “devlet aklı, taşın altına elini koymak” gibi “algılara” feda edilirler miydi?
Dün derin devlet var mıydı bilmiyoruz ancak bu günlerde derin devlet olduğunu düşünmek için hiçbir gerekçe yoktur.
Derin düşünenler;
Derin düşünen, derin yazan sorgulayanlar da çok az da olsa elbette vardır. Ancak onların sesi, onların sözü “devlet tecrübesi, devlet aklı” gibi ön alan tamtamlar arasında tarihin sayfaları arasında yerlerini almaktadırlar! Derin düşünmeye çalışanlara derin analiz ve tahlillere bu günlerde itibar edilmemektedir. Hatta yazdıklarını söylediklerini sorgulamak yerine yazan konuşan ve uyaranları sorgulanmak gibi bir acayiplikle de karşılaşabilmekteler.
Öte yandan derin devlet yerine “derin adam”lar duruma vaziyet ediyorlar gibi görünüyor!
Derin adamlar!
Derin ilişkiler içinde olan bu ünvanlı ünvansız bürokrat, siyasetçi, gazeteci veya akademisyenler olabilir!
Millet ferasetini kaybetmeden, böylelerinin hayallerini, oyunlarını boşa çıkarmalıdırlar!
Derin devlet yoksa? Binlerce yıllık tarihe sahip olan ey aziz Türk Milleti senden daha derin millet mi var?
Özerkliğin yolunu açacak kanuni düzenlemeler,
Eyalet sistemi yolunu açacak düzenlemeler; Yerel dilde eğitim, yerel yönetimlerin güçlenmesi eğitimin yerel yönetimlere bırakılması gibi uygulamaların önü açıldığında bil ki, bölünmenin, parçalanmanın, ülkenin yok edilmesinin yolunu açmak “gafleti belki ihaneti” içine girmeye yeltenenler olduğunu aklından çıkarma!
Ey millet senden başka sana sahip çıkacakların olduğunu sanıyorsan, olmadığını anladığında çok geç kalmış olabilirsin!
Yarın geç olmadan,
Silkin, “titre ve kendine dön”
Vesselam
...
Yazarın tüm yazıları için;




