150

Roma dönemi düşünürlerinden Marcus Tullius Cicero’nun “toplumlar parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çöker” sözü bana çok anlamlı geliyor. Bir hukukçu ve devlet adamı olan Cicero MÖ 1. yüzyılda yaşamış. Demek ki o dönemde toplumdaki yozlaşmanın nedenini görmüş. Düşünür olmak böyle bir şey herhalde, iki bin yıl önce söylemiş ama tam da günümüzü anlatmış.

Ahlak soyut bir kavram. Genel olarak bu sözcük iyi güzel nitelikler ve huylar anlamına geliyor. Felsefenin bir disiplini olan “etik” değerlerin neler olduğu üzerinde durur. İnsan ilişkilerinde değer sorunlarına odaklanır. Etik; ahlakın ne olduğunu ya da ne olmadığını inceler ve ahlaki olanla, ahlaki olmayan arasındaki farkı ortaya koyar. Başka bir deyişle, çok kültürlü toplumlarda çok sayıda ahlak anlayışı olması bakımından, etik değerler temelinde ahlaklar arasında çözümlemeler yapar. Kişinin davranışı ya da eylemi, etik değilse ahlaki de değildir. Kişi yapıp ettikleriyle başkalarının her türlü hak ve hukukunu çiğniyorsa bunu ne adına yaparsa yapsın böyle davranışlar ahlaki olmuyor. Çünkü hakka hukuka saygılı olmak, adil olmak, dürüst olmak,… her biri etik değerdir ve ayrıca bunlar bir tür erdemdir. Erdemler yaparak öğreniliyor. Bunlar aynı zamanda kişi özellikleridir. Bazı insanlar bu özellikleri taşır, yaşamlarında bunları ilke edinirler ve ahlaki bir hayat sürerler. Kimileri de, insanların kutsallarını istismar eder, kimi bunu dini kullanarak yapar, kimi siyaseti, kimi de başka özelliklerini öne çıkararak…. Bıktık bunlardan, gerçekten bıktık artık.

Son zamanlarda bir fenomenler furyası aldı başını gitti. Bu kişilerin eğitimleri, bilgi becerileri nedir? Bu ülke için ne yapmışlar, neler üretmişler? Toplumun büyük çoğunluğunun geçim sıkıntısı çektiği bu dönemde, kazançlarını duyuyorsunuz insanın dili uçukluyor. Yaşam biçimlerini hiç konuşmayalım. Toplumun değer yargılarıyla hiç bağdaşmıyor. Çalışmadan, hak etmeden böyle bir yaşam mümkün mü? Demek ki mümkün.

Medya dünyasında da benzer şeyleri görmek mümkün. Bu alanda kendini geliştirmiş, para pul kazanmış insanlardan bazıları kendilerinin muhafazakâr değerlere sahip olduklarını ifade ediyorlar. Hepsine eyvallah. Yok, bunlar böyle şeyleri yapmaz diyorsunuz. Ama yapıp ettikleri söyledikleriyle taban tabana ters. Siyasilerle kurulan menfaat temelli ilişkiler kanıksandı artık. Bu da yetmiyor, uyuşturucu kullanmak ve başkalarını kullanmaya teşvik etmek, bu yolla kişileri istismar etmek gibi bir sürü berbat şeyler. Bunun neresinde ahlak var?

İstenmeyen şeyler siyasete de bulaşıyor mu? Ne yazık ki evet. Geçmişte, her bakımdan topluma iyi örnek olabilen siyasileri gördük, şimdi de var. Bunların hepsine saygı duyuyoruz. Siyasi görüşü, yaşam biçimi, etnik kökeni ne olursa olsun. Bu ülkeyi dürüst, namuslu, çalışkan, liyakat sahibi insanlar “muasır medeniyetler seviyesine” taşıyabilir. Onun için, şucular bucular demenin ve toptancı yaklaşımların hiçbir gerekçesi kalmadı artık. Siyaset kurumunun böyle bir yapılanmaya ihtiyacı var. Senelerdir görmezden gelinen “siyasi etik yasasının” da bir an önce meclisten çıkarılması elzemdir. Toplumun siyasilere olan güveni tekrar tesis edilmesi isteniyorsa, bu yasanın hiç vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerekir. Yoksa yol alamayız.

Dünyayı sarsan “Epstein Dosyalarına” ne dersiniz? Kimler var, kimler. Çocuklara yapılanlar insanın kanını donduruyor. Acıma duygusu, merhamet kalmamış hiç. Okyanus ötesinden ta buralara kadar uzanan bir ağ. Bakalım daha neler çıkarcak. Demek ki ahlak parayla, makam ve mevkiyle satın alınamıyor, öğreniliyor.

Diğer taraftan Gazze’de çoluk çocuk, kadın demeden onbinlerce masum insanın katledilişini unutmak mümkün mü? Bunu yapanlar bugün yargılanmıyorlar. Ama gün gelecek bu zalimler er ya da geç , insanlığa karşı “soykırım suçu” işlemekten yargılanacaklar. Bunlar yakın tarihe baksın, örneklerini görürler.

Aşık Mahsuni Şerif, bu büyük ozan “eline, diline, beline sahip ol” diyen kültürden geliyor. Öyle ya, ozan olmak demek halkın dili olmak demek. Bütün bunlara “yuh yuh soyanlara, soyup kaçıp doyanlara, insanlara kıyanlara, yuh nefsine uyanlara yuh” diyerek cevap veriyor. Bu türküyü bir kez de Selda Bağcan’nın güzel sesinden dinleyelim mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
150