150

 Yapay zekanın tespit ettiği verilere göre, 2023 yılında Türkiye’de tam 2.670.000.000 kutu ilaç tüketilmiş. Evet yanlış okumadınız, 2,67 milyar kutu hap şifa niyetine(!) milletin midesine inmiş. Bu rakamlar, nüfusun tamamını kapsayan basit bir hesaplama ile, her bir (kundakta ki bebekler dahil) vatandaşımıza yılda ortalama 30-35 kutu ilaç düştüğünü gösteriyor. Yani çok basit bir ifade ile “Millet hapı yutmuş” dersek abartmış olmayız…

“Hastalıklar neden bu kadar artıyor” sorusuna yüzlerce cevap verebiliriz. Ancak en kestirme cevap yukarıda ki devasa rakamda gizli. Türkiye’de ilaç pazarı her yıl çift haneli büyüyor; 2024 yılı verilerine göre (TÜİK ve ilaç endüstrisi raporları) pazar değeri 50 milyar TL’yi aşmış durumda.

Bu hapların yaptığı iş ise, sadece semptomları bastıran basit bir döngü. Ateşin çıktı, ağrın var paracetamol vs. tansiyonun, şekerin, trigliseritin, kolesterolün yükseldiyse çeşit çeşit kimyasallar, miden ağrıyorsa antiasit, uykusuzluktan şikayetçiysen melatonin, kafan bozuksa çeşit çeşit antidepresanlar vs. kullanıma hazır. Sadece semptomları kontrol altına aldığı için, asıl hastalık ve nedenlerini gizleyerek, hastalıkları büyütmekten ve sayıların artırmaktan başka hiçbir işe yaramayan 2.67 milyar kutu hap…

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine bakarsak, kronik hastalıklar (diyabet, hipertansiyon, obezite gibi) küresel ölümlerin %74’ünden sorumlu. Türkiye’de ise obezite oranı %32’ye ulaşmış diyabet hastası sayısı 7 milyonu geçmiş. (2023 Sağlık Bakanlığı verileri),

(2022-2023 arasında)

*Kardiyovasküler ilaçlar: Kalp-damar hastalıkları için harcanan kutu sayısı %15 artmış.

*Antidepresanlar: Ruh sağlığı sorunları patlamış, gençlerde kullanım oranı %25 yükselmiş.

*Antibiyotikler: Gereksiz kullanım nedeniyle dirençli bakterilerin çoğalma nedeni. DSÖ’nün “sessiz pandemi” dediği sorun.

Bu tablo, bireysel değil toplumsal bir kriz. Sigara, alkol ve obezite gibi alışkanlıklarımız, yıllık sağlık harcamalarımızı (görünen haliyle) 300 milyar TL’ye çıkarıyor. (2025 te çok daha yüksek olduğu kesin) Halbuki çok basit tedbirlerle önlenebilecek hastalıklar, toplam yükün %40’ını oluşturuyor. Japonya gibi ülkeler halka “hasta olmamayı” öğreterek ilaç tüketimini %20’lere düşürebiliyorken, bizim neden yapamadığımızı anlamak mümkün değil.

Halkımızın İsrail’i boykot etmek adına gazlı içecekler, deterjanlar vs gibi İsrail mallarına gösterdikleri titizliği, sadece “İsrail sigarası ve kimyasal haplarına” gösterseler sağlık harcamalarında çok şeyin değişeceğinden eminim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
150