Dudakların kal derken gözlerindi git diyen
Oysaki ben dağları yarıp sana gelmiştim
Hasretti sol yanımda inim inim inleyen
Dengi yok acıları sarıp sana gelmiştim
..
Cemre gibi düşmüştü gözlerin gözlerime
Tanıklık yaptı cihan bil cümle sözlerime
Aşkın en saf halini saklayıp g/izlerime
Sözümün arkasında durup sana gelmiştim
..
Aşk nedir bilmezdim o yol nereye çıkar
Dediler gözde başlar oradan kalbe akar
Dudaklardan dökülen bir çift kelâma bakar
Adresini soluma sorup sana gelmiştim
..
Sabahsız gecelerde hüzün saf tuttuğunda
Gün herkese doğarken beni unuttuğunda
Öksüz yetim ruhumu düşler avuttuğunda
Rüyalarımı hayra yorup sana gelmiştim
..
Karanlık bir gecenin sabahında uyanıp
Kor gibi bakışlarda bir ömür boyu yanıp
Güz gülü adabında çeşmi dil gibi sanıp
Aşıklar dergâhına varıp sana gelmiştim





