Ülkemizde işçi statüsünde çalışan insanların ücret, fazla mesai gibi parasal haklarının yanında en önemli özlük haklarından biri de yıllık izinlerdir. İş Kanunu’nda en az 1 yıl çalışanlar yaş ve işyerindeki kıdemine göre 14 günden başlamak üzere yıllık ücretli izne hak kazanmaktadır. Her çalışanın az çok yıllık izin haklarını bilmesine rağmen bu konuda kafa karışıklığı yaşandığı gibi hatalar da yapıldığı görülmektedir.
Özellikle uzun süreli rapor alan ya da birkaç ay ücretsiz izin kullanan işçilerin yıllık izin hakkında özellikli bir husus veya kısıtlayıcı bir durum olabilecek midir sorusu aklımıza gelmektedir. Çalışılan işe göre göre yıllık izin hakkında özellikli durumlar ortaya çıkmaktadır. Bu hususlara geçmeden önce
Yıllık izinle ilgili bazı klasik bilgileri hatırlatmakta fayda olacağı kanısındayım;
İş Kanunu’nun 53. maddesinde 1 yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dahil) olanlara 14 günden, 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlara 20 günden ve 15 yıl (dâhil) ve daha fazla olanlara 26 günden daha az yıllık izin kullandırılamaz. Bu izinler iş günü olarak kullandırılır. Örneğin bir işyerinde Pazar günleri hafta tatili ise o işyerinde çalışan işçinin 14 gün yıllık izin kullanmış olması için 16 gün bir fiil izin kullanması gerekir. Yıllık izin sürelerinin iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmesine konulacak bir madde ile işçi lehine artırmakta kısıtlayıcı bir hüküm yoktur. Ancak bu izinlerden biri 10 günden az olmayacak şekilde parçalar halinde kullandırılır. Hatta işçinin talebi halinde bulunduğu şehrin dışında izin geçirecek işçilere Yol İzni olarak tabir edilen 4 güne kadar ücretsiz izin verilebilmektedir.
Eğer işçi 18 ve daha küçük yaşta ise veya 50 ve üzeri yaşta ise bu yaştaki işçilere 20 günden az yıllık izin verilemez. Daha açık belirtmek gerekirse örneğin 52 yaşında biri yeni bir işe başladıysa o işte 1 yılını doldurduysa en az 20 işgünü yıllık izin kullandırılması gerekmektedir.
Yıllık izin hakkı bazen de çalışılan işe göre değişmektedir. Kanunda bunun tek ayrıksı örneği maden ocakları, kanalizasyon veya tünel inşaatı gibi yeraltı işlerinde çalışan işlerde görülmektedir. Bu gibi yeraltında çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri 4’er gün arttırılarak uygulanır. Yalnız burada şöyle bir ayrım ortaya çıkmaktadır; örneğin bir kömür madeni ocağında işler açık ocak gibi yeraltında değil de yer üstünde yürütülüyorsa izin hakkı 14 günden başlar.
Yine bunun yanında firmanın taleplerine göre işçilerin işletmenin başka şube veya şantiyelerinde çalıştırılmak üzere geçici olarak görevlendirildikleri veya tayin edildikleri çalışma dünyasında sıkça yaşanan bir olgudur. Bu gibi durumlarda yıllık izin süresinin ve izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçinin aynı işverene ait işyerlerinde çalıştığı süreler birleştirilir.
Yıllık izin kullanım zamanını belirleme yetkisi işverene aittir, ancak işyerinde 100 ve üzeri çalışan varsa İzin Kurulu kurulması zorunludur. İşveren bu durumda tek başına karar veremez ve işvereni temsilen bir, işçileri temsilen 2 kişi olmak üzere toplam 3 kişiden oluşan bu İzin Kurulu’nun belirleyeceği şartlarda işçileri yıllık izne yollamak zorundadır.
Yıllık İzin Hakkında Yapılan Yanlışlar
Biraz da işyerlerinde yıllık izinlerle ilgili uygulanan yanlışlara değinelim isterseniz.
İşyerlerinde şahsi sebeplerle saatlik izin alındığı, hatta bu saatlik izinlerin biriktirilip 7,5’a bölünüp yıllık izin hakkından düşürüldüğü görülmektedir. Şunu hatırlatalım ki; saatlik izinler yıllık izin gün süresinden düşürülemez.
Sıkça yapılan yanlışlardan veya bilinçli olarak tercih edilen hatalardan biri de çalışırken birikmiş yıllık izinlerin parasının ödenmesidir. Çoğunlukla işçinin maddi ihtiyaçları nedeniyle şirket yetkililerine başvurarak yıllık izin parası talep ettikleri görülmektedir. İş akdi sonlamadığı sürece çalışırken yıllık izin hakkı ücrete çevrilemez. Böyle bir durumda şikâyet neticesinde yapılacak bir denetimde bu izin hiç kullandırılmamış sayılır. Yargı ise ödenen yıllık izin parasının işten çıkışta hak edilen tutardan mahsubu şeklinde karar vermektedir.
Hata demesek de yıllık izinlerle ilgili yaygın olarak göz ardı edilen hususlardan biri de yıllık izne çıkan işçilere yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ödememe durumudur. Yasa koyucu yıllık izne çıkan işçilerin yıllık izinde iken daha rahat harcama yapabilmeleri için hak edilen ücretten mahsup edilmek üzere yıllık izne çıkılan gün kadar izin başlamadan peşin veya avans olarak izin ücreti ödenmesini emretmekte olup, bu husus işçinin veya işverenin isteğine de bırakılmamıştır. İşverenin “işçi istemiyor ki ama..” yakınması da kendisini kurtaramayacak, aksi halde idari para cezasına maruz kalabilecektir.
Yazımızı daha fazla uzatmamak adına, yıllık izinlerle ilgili diğer başka hususlara da bir başka yazımızda yer verelim dilerseniz..




