150

Yoksulluk ya da fakirlik: İngilizce’ de (Poverty, beggery, pauperism), Fransızca’da (indigence), İtalyanca’da (povertà) demek. Türkçe‘de ise yoksulluk veya fakirlik, günlük temel ihtiyaçların tamamını veya büyük bir kısmını karşılayacak yeterli gelire sahip olmama durumudur. Özellikle yiyecek, içecek, barınma ve giyim gibi temel ihtiyaçlara zor erişmek veya erişememek yoksulluk olarak tanımlanabilmektedir.

Fakirlik, belirli bir zümrenin zenginleşmesiyle kapitalizmin getirdiği ana sonuçlardan sadece biridir. Endüstri (1800 ‘lü yıllar) devriminden beri Dünya’daki devletlerin zenginlikleri elde etme ve kullanma becerileri aslında ucu Roma İmparatorluğu’na dayanan derebeylik anlayışından kaynaklanır. Makine çağına girildiği zamandan beri insanların sosyal yaşamda olmaları, onların iş ve üretim çabalarını destekledi. İşe karşı aş, işe karşı konfor olanakları insanları modern bir kölelik sisteminin içine soktu.

20. YY. da meydana gelen savaşlar kapitalizm canavarını geliştirdi büyüttü. Şimdi o canavar tekno feodalizmi yarattı.

Ekonomist Varoufakis, yeni kitabı Tekno Feodalizm ’de kapitalizmin pazar ve kâr odaklı yapısının yerini, dijital platformların oluşturduğu “bulut derebeyliklerinin” aldığını söylüyor. <Tekno feodalizm> aslında bir tür aşiret ağalığı gibi. Varoufakisin, bulut teknolojilerini bulut sermayesine benzetiyor. Eskiden kapitalizmin aktörleri, insanlara makina yaptırarak, onları belirli zaman dilimlerinde çalıştırarak, üretim yapıp zenginleşiyorlardı ama şimdi tekno feodalizmde zenginleşme; makinayı, makinayla çalıştırarak onlardan para kazanma yani kira alma şeklinde oluyor.

Tabi ki; burada sormak lazım bu durum, kapitalizmin evrimi mi? Yoksa yok oluşu mu? Dünya’da yeni derebeylikler mi kuruluyor? İnsanoğlu, bilimde, teknolojide, akılda bunca gelişmişliğine rağmen neden geriye sarıyor?

Bulut teknolojisi, tüm insanların nerede, nasıl, kiminle ne yapmış, sağlık bilgilerinden soy ağacına varıncaya kadar kontrol altında tutuyor. Matrix filminde olduğu gibi insanoğlunun ürettiği makinelerin (yapay zekânın), gelişmesi sonrasında insanlar bu simülasyonda tutsak olduklarını bilmeksizin yaşamlarını ne kadar sürdürebilirler? Bulut sermayen varsa, milyarlarca insanın “zihinsel faaliyetlerinin ” de sahibi oluyorsun. Bu aşiret ağalığı değil de nedir?

21. YY’ın dijital dünyasında kapitalizmin getirdiği yeni ekonomiler, bulut sermayedarlarının kiralama ağalığı ile insanları, devletleri kontrol altında tutarak zengin ve güçlü oluyorlar. Sadece zenginleşme toprak veya para ile değil insanların beyin fonksiyonlarını da etkileyerek, değiştirerek kiralama şeklinde oluyor. Aklın kiraya verilmesi durumu yani, Beyni taşıyorsun ama kullanıcısı sen değilsin.

Feodal yönetim anlayışı nedir? Feodal yönetim, Orta çağ Avrupa'sında görülen, toprak sahipliği ve kişisel bağlar üzerine kurulu bir sosyal ve ekonomik sistemdir. Bu sistemde, krallar topraklarını sadakat karşılığında lordlara verir, lordlar ise bu toprakları koruyup yönetmekle yükümlü olmuştur. Şimdi ise bilgi ve veri erişimine yön veren teknoloji devlerinin sömürücü bir güce sahip olmalarına olanak sunan sistem; dijital feodalizm olarak tanımlanıyor.

1789 Fransa Devrimi’nin sonuçlarından olan Rönesans ve reform sonrası toplumların birçoğu kölelikten ve sömürgeleşmeden kurtulmuşlardı. İnsan hak ve hukuku temel bir hak olarak sayılıyordu. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaşlaşma ve aydınlanma döneminde biz de, Fransa'dan Kara ve Deniz Ticaret Kanunu, Ceza ve Ceza Yargılama Usulü Kanunu, Medeni Kanunumuzu da İsviçre’den aldık. Bana göre, 20 YY aklı insan olma hak ve hukukunun savunulup değerli olduğu bir yüzyıldı. Emeğin değerinin, akıl ve bilimin yeşerdiği ortaçağ zihniyetlerinin çöpe atıldığı bir yüzyıldı. Savaşlardan çıkmış Dünya’nın kendini toparlama dönemiydi. Üretimin arttığı, emeğin ve emekçinin hak alma mücadelelerinin yapıldığı bir yüzyıldı.

“Tekno Feodalizm ”den nasıl kurtulabiliriz sorusu hepimizin sorusu olabilir.

Üretimden gelen gücü çalışanlar ellerinde bulundururlar ama nedense sendikalarımız bu gücü ve enerjisini sadece adil ücret ve emekli maaşlarını protesto etmek için cılız eylemler yaparak tekno feodalizme karşı yetersiz bir mücadele yürütmekteler.

Üretimi esas alan her program tekno feodalizm için tehdittir. Üretim araçlarının sadece makine sistemlerine devredilmesi demokrasileri geliştirmez. İnsanlar ekosistemlerin bir parçasıdır. İnsanların beyinlerini kullanarak, varlıklarını yok etmek doğanın sürdürülebilirliğini de yok eder. Bu ise altı defa yok oluşu yaşayan Dünya’nın yedinci yok oluşuna zemin hazırlar.

Kapitalizmin amacı pazar ve kardır.

Bulut sermayedarları ortaya çıkmadan önce emperyalist devletler şimdi var olma mücadelesini başlatabilirler miydi? Bulut sermayedarları, kapitalist ülkelerin elindeki hızlı pazar paylarını alarak canlarına okumasaydı, bugün koskoca ABD Başkanı (Trump ) bir devletin başkanını derdest edip, paketleyip Venezüella’yı ben yöneteceğim der miydi?

Dünyada ne kadar fakir var?

Dünya’da 1,1 milyar, Güney Asya'da 272 milyon, Sahra Altı Afrika'da ise 256 milyon yoksul insan var.

Dünya Sefalet Endeksi (2020) İşsizlik, enflasyon, faiz oranı ve milli gelir gibi ekonomik göstergelerin esas alınarak hesaplandığı Dünya Sefalet Endeksi’nde Türkiye 156 ülke içinde 21. sırada yer aldı. Ülkemiz yıllardan beri gelişmekte olan ülkeler kategorisinden çıkamadığı gibi, şimdi yoksullukta bereket yaşıyor. Tam tersi ise zenginleşenler doymayan hırslarında fakirleşiyor.

Yukarıda saydığım nedenlerin çoğu yönetim biçimlerinin merkeziyetçi anlayışı. Üretim araçlarının kolektif bilinç ile yönetilmemesi. Üretimin tüketimden az olması. Ayağını yorganına göre uzatmama gibi nedenlerin hepsi aklını kiraya vermekle alakalı.

Örneğin dünyada gıda fiyatları %1 artarken bizdeki artış neden %147 oluyor?

Biz başka bir gezegende mi yaşıyoruz.

Çocuklarımız artık neden daha bodur büyüyor veya gelişim eksikliği yaşıyorlar!

Neden en büyük paramızla 200 TL ile sadece sandviç alabiliyoruz!

Ülke yönetimine talip olanlar sosyal devlet anlayışını daha da ileriye götürüp geliştirmek zorundadır.

10.01.2026

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
150