Ben, Türkçe öğretmeni değilim. Dilbilgisinde cümlelerdeki zamirlerin (adılların) etkileri ilginç geldi bana. Zamirin çeşitleri var ama ben bunun açıklamasını Türkçe öğretmenlerine bırakıyorum. Genelde cümlelerde özne olarak karşımıza çıkarlar. İsmin yerini tutabilen sözcüklere zamir (adıl) denir. Bugün kişi zamirlerinin bana göre biraz analizini yapmak istiyorum. Kişi zamirleri dediğimizde ortaokuldan anımsayalım, hep çekimlerini yapmışızdır. Ben, sen, o, biz, siz, onlar. Hatta ünlü Anadolu ozanı Tolga Çandır’ın Egeli bir öğretmen hikâyesinde doğuda görev yaparken öğrencisine
-Bakirem, bakirsen, bakir… Yurdum insanı işte.
Zamirler (adılla), bir dilin ekonomi ilkesine yarar sağlar. Bu ilkeye göre, bir iletişimde gereksiz tekrarlar yerine daha kısa ve etkili yollar tercih edilir. Zamirler de bu görevi üstlenir. Böylece iletişim daha sade, anlaşılır ve etkili hâle gelir. Örnek, gelmek fiilini bir cümlede kullandığımızda ‘geldim, geldin, geldi’ derken kimin geldiğini söylemeden anlıyorsun. Yani, “ben geldim demek yerine geldim demek aynı anlamı taşıyor.” Fazla gereksiz sözcük kullanmadan derdini anlatabiliyorsun. Fizikte elektrik devresinden akım geçerken akım daima kısa yolu yani, dirençsiz yolu tercih eder. Bu yüzden uzun tellerden geçen akımın şiddeti direnç büyüdüğü için de düşük olur. Aynı mantıkla bakılırsa burada da ekonomik yol tercih edilir.
Bunu, sosyal hayatta eylemlerin gücünün zamirlerden (adılların) nasıl etkilenebileceğini bize ne hissettirebileceğini düşündüm.
Örnek, “BEN” derken, EGO‘yu, kendine olan güveni ve cesareti de içinde taşımıyor mu?
“SEN“ derken, ithamı (suçlamayı) ve güvensizliği sizce de çağrıştırmıyor mu?
“O” derken, sanki ötekileştirme, farklılık ve sıradanlık duygusunu hissettirmiyor mu?
Ya; “BİZ”, “SİZ”, “ONLAR” için ne demeli!
BİZ; paylaşmayı, dayanışmayı birlikte yapmayı çoğulculuk ve çeşitliliği, aynı gemide olup aynı kaderi barındırmıyor mu?
“SİZ” de, bir saygı, mesafe sıradan olmayan bir çekicilik yok mu?
“ONLAR” ise, kuşkusuz tek “O” dan da çok daha etki alanı büyük bir kişilik zamiri (adılı). Ötekilerin bir araya geldiği farklılığı ve farkındalığı olan bir kesimi anlatmıyor mu?
(Ben ile Biz), (Sen ile Siz), (O ile Onlar)’ın bizim üzerimizdeki etkilerini hissedebiliyor musunuz?
I. Dünya Savaşı'nın çıkma sebebi nedir?
*İtalya'nın Akdeniz'e egemen olma arzusu,
*Rusya'nın tarihi emellerine ulaşmak istemesi (Boğazlar- Panslavizm),
*Uzak Doğu ve Afrika sömürgelerinde yaşanan rekabet,
*Avusturya-Macaristan Veliahdı Ferdinand'ın Saraybosna'da öldürülmesi.
I. Dünya Savaşı, modern tarihin en yıkıcı savaşlarından biri olmuştur. Çatışmalar sonucunda 8,5 milyondan fazla asker öldü.
Bunlar, 1. tekil şahısların egosu, 2. tekil şahısların suçlanmaları ve sonuç 3. tekil şahısların ötekileştirilmeleri değil miydi?
II. Dünya Savaşı’nın çıkma sebebi nedir?
II. Dünya Savaşı, 1 Eylül 1939'da Almanya'nın Polonya'yı işgal etmesiyle başladı. İngiltere ve Fransa bu işgale Almanya'ya savaş ilan ederek karşılık verdi. II. Dünya Savaşı, tarihin en ölümcül askeri çatışmasıydı. Çatışmada tahmini toplam 70-85 milyon ölüm meydana geldi ve bu sayı 1940'ta tahmini 2,3 milyarlık küresel nüfusun yaklaşık %3'ünü oluşturuyordu.
Aynı tekelci zihniyetin bütün insanlığa verdiği zararlar sadece insanlara değil, tüm doğaya ve çevreye de çok büyük. Ne yazık ki ; “BEN” egosu hala daha bütün Dünya’yı sömürüp yok eden bir canavar gibi.
Çoğul kişilik zamirlerini (biz, siz, onlar) daha etkileyici ve kuvvetli buluyorum. Çünkü 86 milyon ile “BİZ” i temsil ediyorsak, etki gücümüzün fazla olacağı gerçeğini de görmek lazım. Ama kötülükler de “biz” duruma geçerse işte o zaman dengelerin değişiminde doğa yasaları devreye girer. Yeniden denge, yeniden var oluş, fen yasalarının değişmez kuralıdır.
İyi, doğru, güzel şeyleri yaparak, 2026 yılının hepimize, ülkemize, sağlık, mutluluk, refahı getirmesini diliyorum. Bu doğrultuda “BİZ” olabilmeden asla vazgeçmeyelim.
28.12.2025






Birlik ve beraberlik kişiyi ve dolayısıyla toplumu yüceltir, yükseltir.
Kuran'da bile Allah birçok kez ben yerine biz der. O bakimdan diyoruz ki
Ya hep beraber ya hic birimiz