İstikrarlı, açık iletişimle, karşılıklı bağlılık ve dürüstlükle empatik davranışları gösteren insanları güvenli buluruz. Onlarla iletişimimiz daha iyi, sadakatimiz daha dürüstçe ve istikrarlı olur. Neden? Çünkü insan düşünen sosyal bir varlıktır. Yalnız yaşamak istemez. Paylaşmak ister, sevmek ve üremek ister. Hayvansal beynimizin görevi de budur zaten.
Peki, 21. YY’ın ilk çeyreğinde bugün kaç kişi bu güvenli ilişkileri yaşayabiliyor dersiniz? Güvende kalabilmenin tek panzehiri üretmektir. Her anlamda üretmek. Üreten insan özgürleşir. Ne yazık ki ülkemizde ve Dünya’da bir güven bunalımı var.
Üretiyorlar mı? Gelişiyorlar mı? Ürüyorlar mı? Empatikler mi?
Her şeyin çabuk tüketilmesi çok üretimden mi kaynaklanıyor? En önemlisi de insanlar daha çok duygularını mı tüketiyorlar?
İmam Hatip Lisesinde teftiş yapan bir müfettiş sınıfa girer. Ders Kur'an-i Kerim’dir. Bir öğrenciyi kaldırarak ismini sorar.
Öğrenci: “Fatih" diye cevap verir.
Müfettiş: "Peki öyleyse yavrum Fatiha suresini oku bakalım."
Çocuk sureyi okur. Sıra başka bir öğrenciye gelmiştir.
Müfettiş yine sorar: "İsmin ne çocuğum?".
Çocuk cevap verir: "Yasin ama arkadaşlar kısaca Kevser derler.."
Burada öğrencinin pratik zekâ göstermesi elbette onun kötü, yalancı, saygısız olduğunu göstermez. Empatik olmayı gösterir. Kısa yoldan pratik yoldan tehlike savmayı ve özgür olmayı hedefleyen iyi bir insan olduğunu gösterir. O zaman iyi insan olmanın %50 özgürleşme ile ilgili olduğunu söylemek mümkün.
Üretim, eğitim, iletişim, sadakat ve dürüstlük özgürleşmenin yoludur.
Empatiklik (kendini başkasının yerine koyarak düşünme, anlama) vicdanlı olma ve istikrar, güven vermenin bir yoludur.
Bütün bunlar, iyi insan olmanın özellikleriyse insanlık neden bu kadar kötüleşti!
Bir atasözümüzün "Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu." dediği gibi… Ateşli ve teknolojik silahların yaygınlaşmasıyla yüz yüze, cesarete dayalı savaşın yerini korkakça, uzaktan saldırıların almasını ifade eden, Köroğlu'na atfedilen bir sözdür. Kişisel cesaretin yerini teknolojik üstünlüğün almasıyla dürüstlük ve yiğitliğin değer kaybettiği anlamında kullanılır. (Ekşi sözlük )
Dünya, düşük profilli, düşük özgüvenli insani ve vicdani donanımlardan eksik, toksik ilişkiler yaratan, taciz, zorba, sadakatsiz olan, yalan söyleyen, manipülasyoncu, yetersiz, başkalarıyla kıyas eden , “yalan söyleyen”, “ikiyüzlü”, “dedikodu yapan”, “bencil”, “tutarsız”, “söz tutmayan”, “samimiyetsiz”, “dürüst olmayan”, “aşırı çıkarcı”, “ağız gevşekliği" olan kişilerle yönetiliyor.
Ama ne var ki; iyiler hep acı çeker, sefasını doyumsuz insanlar sürse de her zaman iyiler kazanır, doğruları yol olur ve dünya yeniden bir doğuşa geçer.
Bu geçiş sürecinin iyi değerlendirilmesi iyi insanların harcanılmaması için sayılarını eksiltmemek, desteklemek ve onlara katılmak gerekir.
İyi insanların en büyük yeteneği dürüstlüktür. Yetenek olarak kabul edilirse tabi!
Öğretmen sınıfa girmiş:
-İçimizde müziğe yetenekli olanlar kimlerdir?
Dört öğrenci ayağa kalkmış.
Öğretmen:
-Siz doğruca aşağıya inin ve piyanonun taşınmasına yardım edin...
04.04.2026
...
Yazarın tüm yazıları için;




