150

ALİ KAYBAL yazdı: "Kadının Ahı Tutarsa.."

Şunu iyi bilmek gerekiyor.
Öncelikle kimsenin ahı kimsede kalmıyor.
Bir kadının ahını alacağına 120 kilometre hızla giden bir tırın altında kal daha iyi.
Bu duvar yazısı tek başına bir anlam ifade etmez.
Olayın kahramanları devreye girdiğinde bir önem kazanır.
Bu söz bir erkeğin ağzından dökülüyorsa onda pişmanlık söz konusudur.
Yalnız kalmıştır.
Kendi yemeğini bile beceremiyor demektir.
Yakası kirden kurtulmuyordur artık.
Eğer bir kadının dudaklarından dökülmüşse, vay o erkeğin haline vay.
Yakasında kir olsa yine iyi.
Zira aldatılmış bir kadın söz konusudur.
Şimşekler arka arkaya çakacak demektir.
Bulutlar sel olup aşağı inecek demektir.
Oluşan selin önünde artık durmak ne mümkün.
Ne bentler, ne setler dayanabilir bu akıntıya.
Kim karşı duracak olsa, göğsüne yediği darbeyle sırt üstü düşecek demektir.
Hem aldatılmışlık,
Hem yuvası yıkılmışlık,
Hem de yavrusundan ayrılmışlık,
Söz konusu olduğu görülür.
Böyle bir kadının ahı, değil adamı, dağları bile yere indirecek güçtedir.

Olayın sadece zamana ihtiyacı vardır.
Bu zaman içinde mayalanır tüm olumsuzluklar.
Nereden geldiğini anlayamadığın öyle darbeler iner ki.
İnsanın feleği şaşar.
Hani devenin üzerinde adamı kurt dalar mı?
İşte öyle hadiseler vuku bulur.
Filmlere konu malzemeler dökülür.
Ah üstüne ah çekersin.
Ah dedikçe ağyara oh dedirtirsin gayri.
Onları memnun edersin.
Yanına yaklaşmasalar da uzaktan gülücükler gönderirler.

Kadını çaresiz kılarsınız,
Kadını güçsüz olarak nitelendirirsiniz.
Yetmiyormuş gibi bir de kötülük üstüne kötülük yaparsınız.
Ama bilinmesi gereken bir şey var;
Alma maznunun ahını çıkar aheste aheste..” 

Bu ahlar başına bir çorap örer.
İhanetle birlikte büyük bir bela çukuru açılmış olur.
Yanlışlık üstüne yanlışlıklar işlenmeye başlar.
İhanet edilen kişi ile birlikte ikinci bir kapı açılır.
Bu ikinci kapı ikinci bir masrafı getirecektir.
Bu masrafları karşılayabilmek için gayri meşru yollara sapacaksınız ister istemez.
Artık ikinci bela çukuru da açılmış olur.

Çaresizlik sizi saracak.
Sardıkça sıkılacaksınız.
Sıkıldıkça gayri meşru telafi yollarını artıracaksınız.
Öyle bir zaman gelecek ki bakmışsınız ki çuvalın dibi delinmiş.
Hızlı bir yuvarlanış dönemi başlar.
İşinizden olursunuz.
Çevrenizden olursunuz.
Onurunuzdan, haysiyetinizden olursunuz.
Elinizde beladan gayri hiçbir şey kalmamış.
İhanet ettiğiniz eş mi?
O sizden ayrılmakla zaten huzuru bulmuş olacaktır.
Sizin de ahınız kar etmeyecek işte o zaman. 
Nazım Hikmet bu insanlara şöyle sesleniyor;
Yürekli bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir..”

İnsan çiğ süt emmiştir çoğu zaman olur ham 
Kendi sefayı sürer aleme de yükler gam
İhaneti görünce kapılır bir öfkeye
Vazgeçilmez duygudur içindeki intikam. 
(Dermanî)

...

Yazarın tüm yazıları için

https://www.bursaarena.com.tr/profil/48/ali-kaybal

Anahtar Kelimeler:
Ali Kaybal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
150