2014 – Karaman / Ensar Vakfı İstismar Skandalı
Karaman’da Ensar Vakfı’na bağlı yurtta kalan çok sayıda erkek çocuğunun cinsel istismara uğradığı belirlendi.
2016 – Karaman / Ensar Vakfı Öğrenci Yurdu İstismarı
Yurtta kalan 45’ten fazla çocuğa cinsel istismarda bulunulduğu tespit edildi.
2016 – Arda Karaman Cinayeti
9 yaşındaki çocuk üvey babası tarafından öldürüldü; olay yıllar sonra ortaya çıktı.
2018 – Leyla Aydemir Cinayeti
4 yaşındaki Leyla Aydemir kayboldu. 18 gün sonra cansız bedeni bulundu.
2018 – Eylül Yağlıkara Cinayeti
8 yaşındaki Eylül Yağlıkara kaçırıldı ve öldürüldü.
2019 – Rabia Naz Vatan’ın Ölümü
11 yaşındaki Rabia Naz’ın ölümü “şüpheli çocuk ölümü” olarak yıllarca tartışıldı, tartışılmaya da devam ediyor.
2020 – Ceylin Atik Cinayeti
10 yaşındaki Ceylin Atik bir komşusu tarafından öldürüldü.
2021 – İkranur Tirsi Olayı
7 yaşındaki İkranur ölü bulundu. Olayda aile bireyleri yargılandı.
2022 – Hiranur Vakası (Çocuk Evliliği ve İstismar)
6 yaşında bir kız çocuğunun “evlendirildiği(!)” ortaya çıktı. Türkiye’de çocuk istismarı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
2024 – Narin Güran Cinayeti
8 yaşındaki Narin kayboldu. 8 Eylül 2024’te dere yatağında cansız bedeni bulundu. Türkiye genelinde büyük toplumsal tepki oluştu.
Bütün bunlar basına yansıyanlar.
Bunların yanı sıra Türkiye İstatistik Kurumu ve Adalet Bakanlığı’na ait son 20 yılı kapsayan istatistikî bilgilerinde 2005 yılında 95.000 olan olay sayısının 2025’te 186.256 olduğunu görüyoruz.
Sadece rakam değil bu okuduklarımız… Her biri bir başka çocuk, bir başka hayat, bir başka gelecek.
Ayrıca deprem bölgesinde kaybolan çocuklar da var.
Deprem bölgesi dedim de…
Geçen hafta önce Şanlıurfa’da, sonra Kahramanmaraş’ta yaşananlar canımızı çok yaktı.
Çocuğunun eline silah verecek kadar ebeveyn ehliyeti olmayan bir sözde babanın yetiştirdiği canavarın açtığı yaralar halen taze.
O çocuklar depremden kurtulmuşlardı ama millî eğitimi yerle bir edenlerden, televizyonlardaki şiddet yerine muhalif medyanın peşine düşen sözde devlet kurumlarının yarattıkları ortamdan ve böyle olduğu için meydana gelen çeyrek asırlık çürümeden kurtulamadılar.
Şimdi tam “küçük Amerika” olduk galiba…
Bir de suça itilmiş çocuk masalı var ki, evladı katledilen Yasemin Minguzzi’nin mücadelesi halen devam ediyor.
Çocuk işçiler konusu da can yakan konulardan…
Türkiye’de 15-17 yaş grubunda yaklaşık 970 bin çocuk kayıtlı olarak çalışıyor. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalışan yaklaşık 500 bin çocuk daha var. Ki oranın durumu malum.
Yani resmî olarak çalışan çocuk sayısı yaklaşık 1,5 milyon.
Kayıt dışı çalışanlar da hesaba katıldığında bazı araştırmalara göre sayı 3 milyona yaklaşmakta.
Başka bir ifadeyle: Türkiye’de 15-17 yaş grubundaki her 4 çocuktan biri çalışıyor.
Son yıllarda oldukça artan bakımevlerinde şiddet gören, ölen engelli çocuklar meselesi de kanayan yaralardan.
Gelelim can alıcı soruya:
Çocuklara bayram hediye etmiş bir liderin ülkesinde, toplumu ve devleti kim bu hale getirdi?
Ve son söz:
Dünyanın dört bir yanında savaşlarda katledilen, emperyal sapıklar tarafından istismar ve tecavüze uğrayan çocuklara üzülmemek elde değil ama…
Yangını söndürmeye evimizden mi başlasak?
Haftanın Notu:
Bu şiirimi, çocukken gelecek ümitleri olan büyüklere ve gelecek hayali kuramayacak kadar umutları kırılan bugünün çocuklarına hediye ediyorum.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!
Çocuk Olsam...| Şiir/Klip: Alper Şirvan Beste/İcra: Suno v5
...
ÇOCUK OLSAM…
Çocuk olsam ümit etsem yeniden,
Zahmete değecek güzel günleri.
Çiçek gibi birden bitsem yeniden,
Gelen günler unuttursa dünleri.
Hırsız, katil, yine kötü bilinse,
Şu milenyum hafızadan silinse.
Emek ile bir yerlere gelinse,
Kayrılmasa vasıfsız birileri.
Aynı okullara gitsek mesela,
Öğrensek, bilgiyle tütsek mesela.
Omuz omuza saf tutsak mesela,
Olmasa inancın sömürgenleri.
Sömürgen, semirgen hep aynı safta,
Kutsal olan her şey sadece lafta.
Tamam belki halkın oldukça saf ta,
Aydının yazık ki ondan da geri.
Arif olan anlardı ya eskiden,
O insanlar oldu hep yitip giden.
(Mart-2026)
...
Yazarın tüm yazıları için;




