Bugün farklı bir kitabın öyküsünü paylaşacağım değerli okurum.
Bir kitabın genel serüveninden önceki yazımda az çok bahsetmiştim. Yazılır, yayımlanır, okuyucuya sunulur.
Ama nadiren de süreç tersine işler.
Nasıl mı? Hemen başlayalım anlatmaya.
1950’lerin ortalarında Amerikalı radyo programcısı Jean Shepherd, ülkesinde net satış verilerine dayanmayan “en çok satanlar” listesine kafa yormaya başlar.
O dönemde ABD’de listeler hazırlanırken kitapçılara gelen talepler de dikkate alınıyordur. Yani bir kitabın çok satıp satmadığını anlamanın yollarından biri, insanların o kitabı ne kadar sık sorduğudur.
Özellikle kitap eleştirmenlerinin okurları yönlendirdiklerini düşünen Jean Shepherd bu durumu fark eder ve sistemin ne kadar sağlıklı işlediğini test etmek ister.
Radyo programında dinleyicilerine ilginç bir çağrı yapar. Kitapçılara gidip “I, Libertine” adlı kitabı sormalarını ister. Kitabın yazarı olarak da şu ismi verir: Frederick R. Ewing.
Ortada küçük bir ayrıntı vardır: Böyle bir kitap da böyle bir yazar da aslında yoktur.
Durumdan habersiz dinleyiciler, “Shepherd öneriyorsa güzeldir herhalde” deyip ülkenin dört bir yanında kitapçı kitapçı gezip kitabı sormaya başlar. Kitapçılar kitabı doğal olarak bulamaz ama sürekli sorulduğunu görerek sipariş taleplerini almaya başlar.
Hatta bazı okuyucular sohbetlerde ve kimi eleştirmenler yazılarında bu olmayan kitaptan söz eder hâle gelir.
Kısa süre içinde tuhaf bir durum ortaya çıkar. Herkesin konuştuğu bir kitap vardır ama kimse onu görmemiştir. Hatta söylentiler öyle yayılır ki bazı çevrelerde kitabın Boston’da yasaklandığı bile konuşulmaya başlanır.
Olay giderek büyüyünce yayıncı Ian Ballantine bu gizemli kitabın peşine düşer. Araştırma sonunda işin arkasında Jean Shepherd’ın olduğunu öğrenir. Fakat ortaya çıkan ilgi o kadar büyüktür ki Ballantine, “Madem herkes bu kitabı arıyor, o hâlde gerçekten yazılsın.” der.
Kitabı kaleme almak için ünlü bilimkurgu yazarı Theodore Sturgeon görevlendirilir. Shepherd’ın oluşturduğu hayali çerçeve üzerinden yola çıkan Sturgeon kısa sürede romanı yazar.
Sonunda 1956 yılında “I, Libertine” gerçekten yayımlanır. Yazar olarak yine Frederick R. Ewing adı kullanılır. Böylece başlangıçta yalnızca bir “okur yönlendirme testi” olarak ortaya çıkan fikir, gerçek bir romana dönüşmüş olur.
Kıssadan hisse ne mi?
Soruyor muyuz hâlâ?
........................................................................................................................
Haftanın Notu:
Kurumların içini boşaltıp onları birer arpalığa çevirenler, aslında sadece bugünü değil, geleceği de yağmalıyorlar. Politika dendiğinde akla ilk gelen, siyasetle semirenler değil; uzmanlarla yapılandırılmış kurumsal organizasyonların hayata yansıtılması olmalıdır.
Şu belediye başkanlarına yapılanları başkaları yapsa zıp zıp zıplayacak “somun demokratlarını” sahneye mi alsak artık?





