Ankara’da Enerji Bakanlığı önünde açlık grevine başlayan 110 madenci gözaltına alındı!
CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, 110 madencinin gözaltına alınmasına tepki göstererek şu paylaşımı yaptı, “Aylardır ödenmeyen maaşlarını, emeğinin karşılığını ve tazminatlarını alabilmek için Enerji Bakanlığı’nın önünde açlık grevi yapan 110 madenci gözaltına alındı. İşçinin alın terini görmezden gelen, emekçiye kapı duvar olan iktidar sermayenin çıkarlarını kollamaya devam ediyor. Bu kara düzende emekçinin hakkı değil, güçlü olanın keyfi korunuyor”.
DEVA Partili İdris Şahin’den maden işçileri için dikkat çeken çıkış: “Kömür karası onurun, gözaltılar ise iktidarın yüz karasıdır!”
DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın önüne giderek, ödenmeyen maaş ve tazminat haklarını ararken gözaltına alınan maden işçilerine reva görülen muameleye sert tepki gösterdi. Anayasal hak arama hürriyetinin ayaklar altına alındığını belirten Şahin, işçilerin derhal serbest bırakılması ve gasp edilen haklarının devlet güvencesiyle ödenmesi çağrısında bulundu.
“Alın terinin karşılığını istemek hangi kanunda suçtur?”
Maaşını ve kıdem tazminatını alamayan madencilerin gözaltına alınmasını hukukun ve sosyal devlet ilkesinin rafa kaldırılması olarak değerlendiren Şahin, “Bugün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde, yalnızca alın terinin ve emeğinin karşılığını talep eden maden işçisi kardeşlerimize reva görülen muameleyi büyük bir teessürle ve endişeyle takip ettik. Ödenmeyen maaş ve tazminat haklarını arayan işçilerin gözaltına alınması, anayasamızın teminat altına aldığı hak arama hürriyetinin ve toplanma hakkının açık bir ihlalidir. Bizler siyasetçiler ve hukukçular olarak soruyoruz: Demokratik bir hukuk devletinde, anayasal bir hakkın kullanımı nasıl gözaltı gerekçesi yapılabilir? Bir emekçinin çoluk çocuğunun rızkını istemesi hangi kanunda suç olarak tanımlanmıştır?” dedi.
“Bu nobran tavır mevcut yönetim anlayışının yüz karasıdır”
Asıl kınanması gerekenin anayasal hakkını kullanan işçiler değil, vatandaşı mağdur eden keyfi yönetim anlayışı olduğunu vurgulayan Ankara Milletvekili Şahin, “Asıl sorun; vatandaşı aylarca mağdur eden, feryadına kulak tıkayan ve en nihayetinde devletin gücünü hakkını arayan zayıfın, emekçinin karşısına diken bu keyfi yönetim anlayışıdır. Madencilerimizin yüzündeki kömür karası, helal lokmanın ve onurun simgesidir. İktidarın bu hukuksuz, vicdansız ve nobran tavrı ise maalesef mevcut yönetim anlayışının yüz karası olarak tarihe geçmiştir” ifadelerini kullandı.
“İşçileri derhal serbest bırakın, gasp edilen haklarını ödeyin”
Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu toplumsal barışın, hak arayışını bastırarak ve talepleri suç gibi sunarak kurulamayacağını vurgulayan Şahin, iktidara şu sözlerle seslendi: “Emekçiyi dinlemek yerine zor kullanarak bastırmaya çalışmak, devlet aklındaki tükenmişliğin ilanıdır. Yapılması gereken son derece açıktır. Haksız ve hukuksuz yere gözaltına alınan maden işçileri derhal serbest bırakılmalı, aylardır gasp edilen ücret ve tazminat hakları devletin denetimi ve güvencesi altında ivedilikle ödenmelidir. Hukukun ve vicdanın emrettiği asgari gereklilik budur.”

MADENCİYE ZARAR GELİRSE SORUMLUSU ANKARA VALİLİĞİ VE ANKARA EMNİYETİDİR!
Habeton'da yer alan habere göre, Bağımsız Maden İşçileri Sendikasının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadeler kullanıldı, “Ankara soğuğunda kronik hastalar ve yaşlılar için battaniye taleplerimiz Ankara Valiliği ve Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından gece boyu reddedildi. İlaçlarımızın olduğu çanta alana sokulmadı. Hekim heyetinin dahi alana girmesine izin verilmedi. Sabaha karşı 110 madenci ve sendika yöneticilerimiz gözaltına alındı. Gözaltı sırasında yoğun titremeye başlayan Yaşar arkadaşımız şu an hastanede. Bize yaşattıkları açlık yetmedi, işkence ediyorlar. Madenci halktan değil mi? Bu ülkenin evladı değil mi? Hakkımızı istiyoruz!”




