150

Madencilerin açlık grevinde yedinci gün: 'Bakanlığa yürüyeceğiz'... Gençlerbirliği tribününden destek

Doruk Madencilik işçilerinin açlık grevi yedinci gününe girdi. Enerji Bakanlığına yürüyeceklerini duyuran işçilere bir destek de Gençlerbirliği taraftarından geldi.

DİSK’e bağlı sendikalar, tazminat ve ücretlerinin ödenmesi talebiyle Ankara Kurtuluş Parkı’nda açlık grevi yapan Doruk Madencilik işçilerini ziyaret etti. Açlık grevinin yedinci gününde konuşan işçiler, alacaklarının tamamı ödenene kadar eylemi sürdüreceklerini açıkladı. Bir madenci eşi ise yaşananlara tepki göstererek, “Zengine adalet istediği gibi, fakire adalet istediğiniz gibi midir?” diye sordu.

AÇLIK GREVİ YEDİNCİ GÜNÜNDE

Eskişehir’de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding’e ait Doruk Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, Kurtuluş Parkı’ndaki açlık grevine devam ediyor.

Tazminat ve ücret alacaklarının ödenmesini isteyen işçiler, en az 110 madencinin mağduriyet yaşadığını belirtti.

Grevdeki bir madenci, işletmenin 2022 yılının Aralık ayından itibaren TMSF tarafından Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik’e devredildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“2022 yılının 12. ayından itibaren TMSF tarafından Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madenciliğe devredilmiş olan bu işletmede, devir süresince bizim bütün kıdem tazminatlarımız, ihbar tazminatlarımız ve sendikal alacaklarımızın satış esnasında bize verilmesi gerekirken ‘Sizi tüm haklarınızla beraber yeni gelen firmaya devrettik’ şeklinde bir açıklamayla yaşanan bir mağduriyet var. Dolayısıyla TMSF zamanında da biz bu paraları alamadığımız için muhatabımızın Doruk Madencilik işletmesi, Yıldızlar Holding olduğu söyleniyor.”

“TOPLAM ALACAKLARIMIZIN 50’DE BİRİ BİLE DEĞİL”

Madenci, bazı işçilerin 2 ila 8 ay arasında değişen sürelerde maaş alacaklarının bulunduğunu söyledi. Bakanlık toplantısının ardından yapılan açıklamalara da tepki gösteren işçi, şunları kaydetti:

“Şimdi 2 ay ve 8 ay arasında farklı farklı, herkesin süresiz izin süreleri farklı olduğu için alacakları, maaş alacakları da söz konusu. Geçen günkü bakanlık toplantısından sonra basına açıklama yapılmış; ‘Maaşların bir kısmını, yani 3 aya kadar olan maaş farklarını yatırdık’ diye. Ama 8 ay maaş alamamış arkadaşlarımız var içimizde. 15 ayda 2 maaş alıp da evini geçindirmek zorunda olan arkadaşlarımız da mevcut. Biz buraya 2 maaş veya 3 maaş için gelmedik. Bize ödenen paralar, toplam alacaklarımızın 50’de biri bile değil şu anda. Biz, alacaklarımız tamamen tahsil edilene, herkesin bakiyesi sıfırlanana kadar bu eylemi sonlandırmama kararı aldık hep beraber arkadaşlarla.”

Çünkü bu patronun bize vermiş olduğu sözler… 3 yıl içerisinde, her gün işe girerken bizi yönetenlere, amirlerimize, müdürlerimize ‘Acaba bugün maaş yatacak mı? Bugün hangi ayın maaşı yatacak?’ sorularını sormaktan artık bıktık. Patron tarafından bizzat iş yerine gelip yaptığı açıklamada verdiği sözleri bile yerine getirmeyen, güven noktasında çok sıkıntılı, çok pervasız bir firma olduğu için bizim artık bu sözlere karnımız tok.

“6 ARKADAŞIMIZ HASTANEYE GÖNDERİLDİ”

Açlık grevinin kritik bir aşamaya geldiğini belirten madenci, sağlık sorunları yaşayan işçilerin olduğunu söyledi:

“Dolayısıyla devlet kanalıyla, Çalışma Bakanlığı olur, Enerji Bakanlığı olur, bunların garantörlüğünde kesin bir talimat verilmediği sürece veya bakiye alacaklarımızın tamamı sıfırlanmadığı sürece bu eylemi devam ettirme kararı aldık. Açlık grevinde olan arkadaşlarımız da açlık grevinin 7. günündeler. Dolayısıyla kritik bir sürece doğru ilerliyorlar. Çünkü ortam, görüyorsunuz, bir park alanı. Her şeye tam dört dörtlük erişemiyoruz; gerekli olan tuza, şekere bunlara erişim sağlayamıyoruz. Sıkıntı yaşayan arkadaşlarımız da var. Önceki gün 5 arkadaşımız, bugün sabah itibarıyla 1 arkadaşımız ambulansla hastaneye gönderildi. Onları da takip ediyoruz.”

Madenci, yarın saat 12.00’de Enerji Bakanlığı’na yürüyüş planladıklarını da duyurdu:

“Biz buradan yetkililerimize sesleniyoruz: Bu sorunu kimin çözdüğü bizi alakadar etmiyor, etmemeli de zaten. Bizim mücadelemiz ekmek ve hak mücadelesi. Bunun üstünde, bundan daha kutsal bir mücadele olduğuna inanmıyorum. Hepiniz emekçisiniz. Ben şimdi buradan size soruyorum: Sizin işverenleriniz size bir ay maaş ödemese siz ne yaparsınız? O yüzden bakiye alacaklarımız sıfırlanana kadar bu işi bırakmayacağız. Yarın saat 12.00’de Enerji Bakanlığı’na yürüyüş planladık. Buradan tüm Ankara halkını da Enerji Bakanlığı’na yürürken bizi uğurlamaya, bizi desteklemeye davet ediyorum.”

"ZENGİNE ADALET İSTEDİĞİ GİBİ Mİ"

Eylemde konuşan bir madencinin eşi, işçilerin hak arayışına dikkat çekerek yetkililere tepki gösterdi.

Madenci eşi, şu ifadeleri kullandı:

“Burada gördüğünüz işçi, emekçi arkadaşlarımız, abilerimiz, eşlerimiz var. Burada görünmeyen, maalesef iş yerinden ayrılmak zorunda olan, düzeni bozulan bir sürü arkadaşımız var. Bu kadar kişi haklarını alamadığını söylüyor. Peki bu neden bir suç duyurusu olmuyor? Hâlâ bunu anlamış değiliz. Bu kadar işçinin haklarını alamadığını söylemesi bir suç duyurusudur bizce. Ama hâlâ bu şahıs, ben kendisine ismiyle dahi hitap etmek istemiyorum, gözaltına alınmadı. Ama burada haklarını arayan arkadaşlarımız gözaltına alındı, ifadeleri alındı. Ama bunlara uygulananların hiçbiri o şahsa uygulanmadı. Biz buradan şunu mu çıkarmalıyız: Zengine adalet istediği gibi, fakire adalet istediğiniz gibi midir?”

Madencilerin açlık grevinde yedinci gün: 'Bakanlığa yürüyeceğiz'... Gençlerbirliği tribününden destek - Resim : 1

DİSK’E BAĞLI SENDİKALARDAN DESTEK

DİSK’e bağlı 11 sendika yetkilisi de eylem yapan işçileri ziyaret etti. DİSK’e bağlı sendikalar adına açıklamayı DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu yaptı.

Dedeoğlu, Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesinin yalnızca ücret meselesi olmadığını belirterek şunları söyledi:

“Bugün Türkiye'de maden işçilerinin yürüttüğü mücadele, yalnızca bir ücret kavgası değil; sermaye ile emek arasındaki tarihsel çelişkinin en çıplak hâliyle yeniden sahneye çıkışıdır. Doruk Madencilik işçilerinin günlerdir sürdürdüğü direniş, bu düzenin işçiye biçtiği değeri açıkça ortaya koymaktadır. Şirketin kendi beyanıyla dahi 'ortalama 3 aydır' ödenmeyen maaşlar, gerçekte çok daha derin bir sömürünün üstünü örtmeye yetmiyor. Ortalama demek, bazı işçilerin 5-6 ay boyunca tek kuruş almadan çalıştırıldığı anlamına geliyor. Bu tablo, sadece bir yönetim zafiyeti değil; bilinçli bir tercihin, yani emeğin sistematik olarak değersizleştirilmesinin sonucudur.”

“İŞÇİLER HAKLARINI DEĞİL, ONURLARINI DA SAVUNUYOR”

Dedeoğlu, işçilerin hak arayışına yönelik “siyasi sebep” suçlamalarını da eleştirdi:

“Bugün Doruk Madencilik işçileri Ankara'da yalnızca haklarını değil, onurlarını savunuyor. İşçilerin haklı hak arayışına 'siyasi sebep' suçlaması ise işçi sınıfının en meşru taleplerini itibarsızlaştırma çabasından başka bir şey değildir. Oysa gerçek şudur: İşçinin ekmek kavgası siyasetin ta kendisidir. Çünkü siyaset, kimin nasıl yaşayacağını, kimin emeğinin karşılığını alacağını belirleyen bir güç ilişkisidir. Türkiye, Soma Maden faciası gibi acılarla dolu bir madencilik geçmişine sahipken, bugün hâlâ işçilerin en temel hakkı olan ücret için sokaklara çıkmak zorunda kalması, bu düzenin değişmediğini gösteriyor. Yerin altında ölümle burun buruna çalışan işçilerin, yer üstünde açlıkla terbiye edilmeye çalışılması kabul edilemez.”

“KAZANIRLARSA TÜM EMEKÇİLERİN KAZANIMI OLACAK”

DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesinin sahiplenilmesi gerektiğini söyledi:

“Devletin bu süreçteki tutumu da tartışmanın merkezindedir. Yıllarca işçilerin emeği üzerinden büyüyen şirketlerin karşısında sessiz kalan, hatta çoğu zaman onları koruyan bir anlayış; söz konusu hak arayan işçiler olduğunda baskıcı bir refleks gösterebilmektedir. Bu çifte standart, yalnızca hukukun değil, vicdanın da askıya alındığını göstermektedir. 'Çözüm gelmeden ayrılmayacağız' kararlılığı, Türkiye işçi sınıfının birikmiş öfkesinin ve sabrının ifadesidir. Bu direniş, yalnızca bir işyerine sıkışmış bir mesele değil; taşeronlaşmanın, güvencesizliğin ve örgütsüzleştirmenin yarattığı geniş bir tablonun parçasıdır.

Bugün yapılması gereken nettir: Bu mücadeleyi sahiplenmek, büyütmek ve yalnız bırakmamaktır. Çünkü Doruk Madencilik işçileri kazanırsa, bu sadece onların değil, tüm emekçilerin kazanımı olacaktır. Kaybederlerse, bunun bedelini de yine tüm işçi sınıfı ödeyecektir. Bu nedenle mesele sadece dayanışma değil; taraf olma meselesidir. Ya emeğin yanında durulacaktır ya da sömürü düzeninin sürmesine sessiz kalınacaktır. Doruk Madencilik işçilerinin sesi, Türkiye'de adalet arayan herkesin sesi olmak zorundadır.”

“YARIN ENERJİ BAKANLIĞI’NA YÜRÜYECEĞİZ”

Bağımsız Maden İş Sendikası avukatlarından Mert Batur, işçilere yapılan ödemelerin toplam alacakların küçük bir kısmı olduğunu belirtti.

Batur, işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları ile emeklilik haklarının ödenmediğini söyleyerek şöyle konuştu:

“Bugün kamuoyunu manipüle etmek için belli miktarda alacakların yatırıldığı söylendi. Ancak bu, toplamın çok küçük bir kısmı. İşçilerin hiçbir özlük hakkı, kıdem ve ihbar tazminatları, emeklilik hakları ödenmemiş. Hatta icra dosyalarına yatırılması gereken kesintiler bile yatırılmamış. Bu durum, 'İşçiye her şeyi yaparım, başıma hiçbir şey gelmez' anlayışıyla hareket edildiğini gösteriyor. Bu güvenceyi kim verdiyse, bugün onların da sorumluluk alması gerekiyor. O yüzden bakanlıkların önüne gidiyoruz. O yüzden Enerji Bakanlığı önünde sabahladık. Yarın yine oraya yürüyeceğiz.”

GENÇLERBİRLİĞİ TRİBÜNÜNDEN DESTEK

Kocaelispor'u konuk eden Gençlerbirliği'nin taraftarları, işçilere destek verdi.

Kırmızı-siyahlı ekibin taraftarları tribünde "Maden işçisi yalnız değildir" sloganı atarken maç sonrasında Kurtuluş Parkı'ndaki işçilerine ziyarete gideceklerini duyurdu.

CHP ÇANKAYA’DAN DESTEK

CHP Çankaya İlçe Örgütü Eğitim Sekreteri Ercan Başal da eylemde işçilere destek verdi.

Başal, “Onurlu bir direniş sürdüren emekçilerin yanında olmak için buradayız. Çok zorlu bir mücadeleyi onurluca sürdürüyorlar. Biz de dünya görüşümüz gereği, emeğin üstünlüğünü savunan, emeğin hakkının alınmasını savunan bir parti olarak, emekçilerin yanında olmanın gerekliliğini hissettiğimiz için buradayız. Her zaman, haklarını alana kadar verecekleri bütün mücadelelerde onların yanındayız; omuz omuzayız ve elimizden gelen bütün desteği vermeye hazırız” ifadelerini kullandı.

Madencilerin açlık grevinde yedinci gün: 'Bakanlığa yürüyeceğiz'... Gençlerbirliği tribününden destek - Resim : 2

MUĞLA’DAN AÇLIK GREVİNDEKİ DORUK MADENCİLİK İŞÇİLERİNE DESTEK

Menteşe ilçesinde bulunan Sınırsızlık Meydanı'nda bir araya gelen bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu üyeleri ile vatandaşlar, "Direne, direne kazanacağız" sloganları attı. Grup adına basın açıklamasını Gökhan Turgut okudu.

Turgut, şunları söyledi:

"Yıldızlar SSS Holding madeni devraldığında 1200 civarı madenci çalışıyorken, sayıyı periyodik olarak azaltıp 250’ye kadar düşürdü. Madencilerin kazandığı davalara, mahkemelerin icra kararlarına rağmen, 4 yıldır tazminatlarını ödemedi. İçeride kalan 250 işçinin yaklaşık 200’ünü zorla ücretsiz izne çıkardı, 5 aydır da maaşlarını ödemiyor. İş cinayetinde yaşamını yitiren üç madenci kardeşimizin ölümlerinden onları sorumlu gösterip tazminatlarını ödemediler. Madenciler yıllardır her yolu denedi, çalmadık kapı bırakmadılar. Herkes söz verdi, kimse sözünü tutmadı. Bu holdingin her tür pervasızlığına rağmen kollandığını görüyoruz. Yıldızlar SSS Holding’in mağdur ettiği işçiler yalnızca Eskişehir’deki işçiler değil. Kütahya’da, Elazığ’da, Çankırı’da, Gümüşhane’de, Bilecik’te bu holdinge bağlı işletmelerde yıllardır aynı hikaye yaşanıyor.

Doruk Madencilik işçileri, haklarını almak için başlattıkları yürüyüşün 9. gününde Ankara’ya vardıklarında tekmelenerek gözaltına alındılar. Ardından gittikleri Enerji Bakanlığı önünde binlerce polisin ablukası altında muhataplarından cevap beklediler. Madencilerin gece boyunca battaniye talepleri bile Ankara Valiliği ve Ankara Emniyeti tarafından reddedildi. İlaçlarının olduğu çanta alana sokulmadı. Hekim heyetinin alana girmesine izin verilmedi. Madencileri dün sabaha karşı polisler tekmelerle coplarla saldırarak gözaltına aldı. Gözaltı sırasında fenalaşan ve hastaneye kaldırılan madenciler oldu. Tam 15 saat boyunca madenciler ve sendika yöneticileri gözaltında tutuldu. Madenciler, muhatapları olan Enerji Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, holding yönetimi ve milletvekilleriyle görüşüp bu meselenin çözülmesini umarken, Yıldızlar SSS Holding’in kollandığını, madencinin hakkının, emeğinin, yaşamının hiçbir değeri olmadığını bir kez daha gördük. Madenciye yapılan bu muamele, köle muamelesidir. Madencinin mücadelesi artık yalnızca bir hak mücadelesi değil, aynı zamanda onur ve haysiyet mücadelesidir. Her türlü hileye, yalana, bürokrasi oyunlarına karşı başlayan bu direnişin muhakkak kazanacağını biliyoruz. Madenciyi açlığa mahkum etmeye çalışanlar bilsinler ki, madencileri açlıkla korkutamazsınız. Doruk Madencilik işçileri asla yalnız değildir. Doruk madencilik işçileri köle değildir.

Bizler, sorumluları biliyoruz. TMSF’yi, Enerji Bakanlığı'nı, Çalışma Bakanlığı'nı, Yıldızlar SSS Holding’in sahibi Sabahattin Yıldız’ı ve madencilere yıllar önce söz veren iktidar partisi milletvekillerini, bu meseleyi çözmeye çağırıyoruz. Madencilerin bugün Enerji Bakanlığı'na yürürken önlerine kurulan barikat holdinglerin barikatıdır. Açlık grevindeki madencilere saldıran, biber gazı sıkan polis, holdingleri mi koruyor? Bugün madenciler Kurtuluş Parkı'nda abluka altındalar. Kimseyle konuşmuyor, kimseyle görüşmüyorlar. Buradan tüm Türkiye'ye sesleniyoruz, madencilerin sesi olun. Bulunduğunuz her yerde bu ablukaya, bu haksızlığa karşı ses çıkarın."

Odatv

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
150