2013 yılında İstanbul Beşiktaş Deniz Müzesinin yeni binasının açılışı çok büyük ilgiyle karşılanmıştı.. Ancak yeni binada Kütüphane ve Türk Deniz Tarihi Arşivi için bir yer ayrılmadığı görüldü. Arşivin Ankara’ya taşınacağı konuşuluyordu.
Üstüne üstlük Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe içinde Deniz Kuvvetlerinin kullandığı binaların da tahliyesi emri vermişti.
Arşiv binasının önünde sergilenen eski silahlar, toplar. torpidolar onlarca mermer kitabelerin taşınması gerekiyordu. Yönetim kitabeleri sergileyecek yer bulamıyor dağıtacak yer arıyordu. Nitekim dağıttı.

Deniz Müzesine yakışmayan “Fatima by famuse Cafe” / Bu görüntüye son verilmeli.
Bir süre sonra Deniz Müzesi’nin giriş katında bir restoran peyda oldu. Ziyaretçilerin oturduğu az sayıda masa restorana dahil edildi; ziyaretçi oturmak istiyorsa pahalı kahve içmek zorunda kaldı. Deniz müzesinin avlusunda sergilenen kitabeler de yok oldu.. Girişteki Led ekranda Fatima by famuse Cafe’nin kahve, sandviç reklamları dönmeye başladı .. Bu rezaleti fark eden yürekler yanıyordu. Dünyanın hangi ülkesi Deniz Kuvvetleri için yaptığı müzeyi bir restorana kiraya verirdi? Çok ama çok ayıp edildi..
Osmanlı döneminde Kaptan-ı Deryanın ikamet ettiği, Barbaros’un donanmayla seferden dönüşünün gözlemlendiği bir dönem Kuzey Deniz Saha Komutanlığının Karargahı olarak da hizmet veren Divanhane’nin restorasyon sonrası Türk Deniz Kuvvetleri’ne arşiv ve Kütüphanesine tahsis edileceği beklenirken, Divanhanenin Tayyip Erdoğan Müzesi olacağı haberi basında yer aldı. Vicdan sahibi yürekler bir daha Ah çekti.
“Kuzey Deniz Saha Komutanlığıydı Haliç’teki bu tarihi bina Erdoğan Müzesi olacak [1]
Erdoğan’a ait eşyaların verilen hediyelerin sergileneceği bina bulundu. Kasımpaşa’daki Divanhane MSB’dan alınarak Cumhurbaşkanlığı’na tahsis edildi.

2-Tarihi Divanhane binamız.
Türk Denizcilik tarihi üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan uzman bir isim olan Osman Öndeş TARİHİ VE VAHİM BİR HATA YAPMADAN KASIMPAŞA’DAKİ DİVANHANE “OSMANLIDAN CUMHURİYETE DİVANHANE VE BAHRİYE NEZARETİ MÜZESİ” OLMALIDIR. (Araştırma makalesi) yayımladı. Recep Tayyip Erdoğan’a açık mektup yazdı. Türk Denizcilik tarihi için Divanhane’nin önemini anlatarak
“Şimdi sizden lütfen; Cumhurbaşkanımız olarak Divanhane-Bahriye Nezareti- Kuzey Deniz Saha Komutanlığı binası hakkında tekrar değerlendirme yapmanızı istirham ve arz ediyorum.
Belki tasvip ederseniz, bu muhteşem tarihi bina ‘Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Divanhane ve Bahriye Nezareti Müzesi’ olarak tüm milletimize, devletimize armağan edilir. Dünya kültür mirası arasında haklı yerini alır.” Dedi.
Bu tehlikeli gelişmeyi XVIII’nci Türk Tarih Kongresinde konuştuğum, İzmir Sancakkale Zaferini ve Yenikale Şehitliğinin durumunu anlattığımı İlber Ortaylı hocama bildirdim. konuyu Hürriyet gazetesindeki köşesinde değerlendireceğini düşündüm. Hocam beni yanıltmadı. Adeta Erdoğan’a açık mektup özelliğinde ki “Divanhane’nin geleceği”[2] makalesinde “Beşiktaş’taki Deniz Kuvvetleri Müzesinin artık fonksiyonunu yerine getiremeyen bir yapı haline geldiğinden bahisle Deniz Kuvvetleri Müzesi olmasının uygun olduğunu. Divanhanenin Recep Tayyip Erdoğan müzesi olmamasını tarihi gerekçeleriyle Cumhurbaşkanımızın ismini zikretmeden yazdı.
Divanhane’nin tarihçiler tarafından teklif edildiği gibi Deniz Kuvvetleri Müzesi olması uygundur “ dedi.
Bu yazıyı muhtemelen Cumhurbaşkanımız da okudu ama O yine de bildiğini yaptı.

3-Divanhanemizi yok eden RTE Müzesi.
Çok üzüldük tarihi Divanhane, şahıs müzesi olarak değil Türk Deniz Kuvvetlerimizin bir birimi olarak varlığını sürdürmeliydi.
“Divanhane, mimari yapısı, bahriyeye ait resimlerle bezenmiş tavanları ve mobilyaları da tarihin hatta acı olaylarına tanık olmuş, Osmanlı İmparatorluğu Deniz Kuvvetleri’nin belleği, saygısı, tarihi idi. Daha da ötesi; Osmanlı Bahriyesi’nde efsaneleşmiş bir mabet gibiydi. Diye tasvir edilen yapı” Tayyip Erdoğan Müzesi yapımı için yok edildi.
Kasımpaşa’da bulunan Fettah Tamince’nin Tersane İstanbul’una Erdoğan Müzesi kuruluyor. AKP’ye yakın inşaat şirketi müzeyi seçim öncesine yetiştirmeye çalışıyor [3] haberi de basında yer aldı.
Osman Öndeş “Dünyada deniz müzesi olarak asırlardır var olan müze binalarının hiçbirisi makamı ne olursa olsun sivil bir şahsiyetin adına müze yapılmamıştır!..” Yorumunda bulundu.
Merhum İlber Ortaylı’nın son dileğini Cumhurbaşkanımız yerine getirmedi. Bu yüzden RTE Müzesine asla gitmeyeceğim.
Doksan beş yaşındaki Delikanlı Komutanımız, yazdığı makale ile Türk kamu vicdanının hislerine tercüman, Türk Ordusu’nun cesur sesi oldu.
E. Dz. Alb. Osman Öndeş’e teşekkür ediyor saygılarımı sunuyor, merhum İlber Ortaylı’yı saygı ve rahmetle anıyorum..




