150

Bayram gibi kokan bayramlar kaldı mı bugün?

Konutlar bayram kokardı eskilerde, salonlar, odalar, sokaklar.. Mutfaklardan, hünerli eşler, elma yanaklı genç kızlar, özverili hanımlar tarafından üretilen envai çeşit tatlı kokuları yayılırdı yuvalara, sokaklara ve atmosfere.. Gül suyu kokardı bedenler, gül suyu.. Mis kokulu kolonya ve lavantalar ile ovuşturulurdu eller; yüze, saçlara, gıdık altına sürülen..

Sofalar, odalar, salonlarda bayramlaşıp kucaklaşan komşu ve konukların elleri öpülüp başa konulduktan sonra, sormuk şeker, akide şeker ve lokum toplama avına çıkan sevimli çocuklar vardı.. Para ve harçlık toplama niyeti akıllarından bile geçmezdi. Durumu iyi olan yakınlarının ve komşuların hediye ettikleri mendil ve bozuk para sevindirirdi onları sadece.. Sokaklarda cirit atıp oynaşırdı, yıl boyu biriktirilen üç-beş kuruşla elinden tutulup çarşıdan pazardan alınan gökkuşağı giysilerle donatılmış bu yavrular.. Yarı uykulu, heyecanlı geceler sonrası cici elbise ve pabuçlara kavuşan bayram çocukları..

Dayanışma, yardımlaşma, paylaşmaydı bayramlar.. Sarılmaydı, kucaklaşmaydı, barışmaydı, ikramlar ve sadakalarda yarışmaydı..

Topsuz, tüfeksiz, güllesiz, bombasız ve nükleersiz..

Oysa bugün;

Her devirde olduğu gibi edep, haya, insani ve ahlaki değerlerden yoksun egemen güçler, İslam âleminin oruç ve bayramlarına acı, gözyaşı, elem ve matem kattılar.. Uygar kıyafetli canavar ruhlu soysuzlar..

Katlettikleri ve soykırıma layık gördükleri rahimdeki bebek ve her yaştaki siviller, babaları Adem, anaları Havva’dan doğan kardeşleri değil miydi? Kendi evlatlarına gösterdikleri sevgiyi, merhameti, itinaya dayalı titizliği niye onlardan esirgediler, bre alçaklar.. Uygar geçinen canavar yaratıklar.. Gerçek İslam’ı yaşamayan, sizler kadar canavar ruhlu sözüm ona Müslüman geçinen toplumlar için de geçerli bu sözüm..

Dünyayı çöplüğe çeviren tüketim çılgınlığı, bayramların tatil anlayışı alışkanlığı yerine, ulusal kültür ve birbirimizi kenetleyen manevi değerleri koysak daha güzel olmaz mı?..

Ulusal Bayram, manevi gün ve bayram kutlama kutsallığı, özgürlük ve egemenliğimizin temel değerleridir..

Kurtuluş Savaşı’nın kahraman şehit gazi ve komutanları bu değerleri taşıyan aziz halkımızın öncüleri ve temsilcileri değil miydi? Tarihimiz yalnızca yakın tarihten ibaret değildir tabii ki.. Tarihimiz taaaa Ergenekon öncesinden başlar ve bugüne gelir.. Hatta insanlığın yaratıldığı ilk günden beri.. Bugünden sonra da sonsuzluğa ulaşır diyebilen nesiller ister, o yüce tarih..

Unutulmamalıdır ki:

“Mazisi olmayanın ati’si olmaz” sözü, etnik kimlik kardeşlerimiz ve Türk Ulusunun İslam kültür asaleti ile buluşan temel ilkesidir.

Ne Türklük ve farklı etnik kavramı İslam kültür kavramından, ne İslam kavramı bu kesimlerden ayrı tutulabilir..

Gerçek çağdaşlık kitleleri imha eden teknolojik silahları üretip çoğaltmak değil, hangi inanç kesiminden olursa olsun ulusal kültür hazineleri ve manevi değerleri yaşatmak ve gelecek nesillere taşımaktır.

İnsani değer ve kavramların tabuta konulup çivilendiği hüzünlü ve acılı günler yaşıyor İslam alemi..

Egemen güçlerin değil egemen aklın, insanlık üzerine çöken kara bulutları dağıtması dileğimle aziz Bursalı ve tüm yurttaşlarımız ile İslam âleminin Ramazan Bayramını sevgi ve saygıyla, yürekten kutluyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
150