
Bir deyiş bilirim ben;
“Gitti ağalar paşalar
Körlere kaldı köşeler”
İşi bilenler gidince,
Artık geride kalan kör topal söz sahibi olurmuş.
Ciğerleri beş para etmez adamlar,
Her türlü şaibeye karışmış yüreksizler,
7 dil bilen,
Tarihi en ince ayrıntılarına kadar bilen adamın arkasından,
Dinsiz diyerek,
İmansız diyerek,
Milleti tarihe gömdü diyerek,
Milletin tarihini gömdü diyerek,
Onu eleştirmeye kalkışıyorlar.
Tabi ki herkes kursağında olanı döküyor.
Yüzüne karşı konuşamayan korkak karaktersizliğin bir örneğidir bütün bunlar.
Madem kendinizi yürekli görüyorsunuz,
O zaman adama sorarlar,
Bu kadar delikanlı idiniz de hayatta iken yüzüne karşı neden konuşamadınız.
O hayatta iken onu eleştirecek bir tek sözünüz var mı?
O hayatta iken yaptığı işlerin yanlış olduğunu söyleyen bir sahifelik bir yazınız var mı?
O hayatta iken karşısına geçip de “Sen yanlış adamsın, yanlış yapıyorsun” dediğiniz oldu mu?
Olmadı ise şimdi hangi hak ve yetki ile onu eleştirmeye kalkıyorsunuz.
Sizin ithamlarınıza cevap verecek olan oydu.
O da bu dünyadan gitti.
Arkasından kırk kusur sayıyorsunuz.
Buna adamlık denmez.
Meydanı boş bulunca döküldünüz.
Adeta köpeksiz köyde deyneksiz gezmeye başladınız.
Benim bir “Ferhat” hocam vardı. Ona dedim ki;
“Ya hocam bu köyde birçok kişi insanların arkasından atıp tutuyor”
O da, “Bu normal dilenciler köyde gezerken bir tane köpek kafasını çıkarıp göstermez. Gösterse kafasına deyneği yiyen gidiyor. Dilenci gidince çıkıp arkasından havlarlar” dedi.
Demek ki arkasından konuşanların tepelerinde bir “Deynek” acısı var ki arkasından atıp tutuyorlar. Bu nedenle söylenen sözlerin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.
…
Bu eleştirilere cevap mahiyetinde yazanlarda yok değil tabi ki.
Ortada Rahmetli Ortaylı’nın İslam’ı yaşadığına şahitlik eden onca profesör, siyasetçi ve öğrencileri varken,
Türk Tarih kurumunun başkanlığını yapmış Yusuf Halaçoğlu “ben namaz kıldığına şahidim. Ankara kale içindeki imamlar da onu gayet iyi bilirler” diyerek bu inanca şahitlik yaparken..
Peygamber Efendimizin;
“Ölülerinizin iyiliklerini, güzelliklerini anın ve kötülüklerini sarfı nazar edin” ikazı kulakları tırmalarken,
Kalkıp da böyle bir insan için bu eleştirileri yapmak, hiç de insaf dahilinde değil.
…
İmam’ı Azam’a soruyorlar:
“Ya Hazret, biz kazancımızın nasıl geldiğini anlayamıyoruz. O kadar çok bir yoğunluk var ki helal mi haram mı bilemiyoruz..”
O zat da onlara şöyle diyor;
“Kazandığınızın helal mi haram mı olduğunu bilemiyorsanız. O zaman gittiği yere bakın.."
Helal olan helal yere gider, haram olan da haram yere gider.
Haram lokmayı haram yiyen birisi alır.
Helal lokmayı helal yiyen birisi alır.
Bu sözden yola çıkarak İlber Ortaylı’ya atıf yapalım.
Yapılan işin iyi mi kötü mü olduğuna bakalım.
Siz ne derseniz deyin, Adam,
Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan’ın bir Cuma gününde ebedi aleme gitti ve Fatih Camii haziresine defnedildi. Allah her kula böyle bir ölümü nasip etmez.
Herkes yaşadığı gibi gider bu âlemden.
Musa gibi yaşayan Musa gibi gider,
Firavun gibi yaşayan firavun gibi gider.
Şimdi dönüp kendi yaşantınıza bakın ve onu eleştirin.
Mekânın cennet ruhun şad olsun güzel insan..
...




