150

MÜJDAT KAYAYERLİ yazdı: "Ramazan Bayramınızı En İçten Dileklerimle Kutlarım"

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekası; Milli Egemenliğin sarsılmaz kalesi olan, "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesiyle bağımsızlık mücadelesi vermiş Türk milletinin azmi ve "Anadolu İrfanı" na sahip halkımızın kararlılığı ile sağlanacaktır. Türk tarihi sadece geçmişin bir kaydı değil, istiklalini korumak isteyen milletimiz için en doğru pusuladır.

Günümüzün küresel fırtınalarında bir milletin varlığını sürdürebilmesi ve iktidarın "milli" vasfını koruyabilmesi, temennilerden ziyade somut güç unsurlarına bağlıdır. Devlet dediğimiz o muazzam mekanizma; çelikten bir ordu, sarsılmaz bir istihbarat ağı, kimseye el açmayan bağımsız bir ekonomi, milli şuura sahip bir medya ve ileri görüşlü, çağdaş bir gençlik ruhu ile ayakta kalır.

Modern siyaset teorileri "kuvvetler ayrılığı" prensibini esas alsa da, devletimizin beka sorunu yaşadığı bu dönemde; yasama, yürütme ve yargının milli menfaatler doğrultusunda uyum içinde hareket etmesi hayati önem taşımaktadır.                                         

Türkiye’mizin ihtiyacı olan; keyfi tek adam sistemleri değil; "Ortak Değerlerimiz ve Ortak Akıl" a dayanan, meclis kültürünü ve kurultay anlayışını yaşatan, karar alma mekanizmalarını hızlandırarak, milli iradeyi merkezi bir direnç noktasına dönüştüren liyakatli bir sistemdir. Ülkemiz krallıklara veya monarşiye değil; anayasaya, hukuka ve çağdaş liyakat esaslarına bağlı yönetim kadrolarına emanet edilmelidir.

Unutulmamalıdır ki demokrasi, dış mihrakların müdahale alanı haline geldiği noktada bir koruma kalkanından ziyade bir zafiyete dönüşebilir. Türk milletinin sağduyusuna her zaman güvenilmelidir.  Her ne kadar dünyada "tam demokratik" yapı ile "tam millilik" her zaman aynı terazide dengelenememiş olsa da bizlerin her alanda milli duruşa, milli kalkınmaya ve devlet planlamasına ihtiyacı vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerinde, Cumhuriyet’e ve tam bağımsızlığa duyulan sarsılmaz bir inanç vardır.  Türk milletinin egemenliği; hiçbir yabancı güçle, etnik zümreyle veya imtiyazlı sınıfla paylaşılamaz; küresel güçlerin stratejilerine terk edilemez. Egemenliğin bölünmesi, geleceğimizin art niyetli odakların insafına bırakılması demektir.

Türk milleti için asıl olan, egemenliğimizi siyasi vesayetlerden uzak tutmak; Hacı Bektaş Veli’nin "Bir olalım, iri olalım, diri olalım" sözündeki milli birliği korumak ve her olaya "Çanakkale Ruhu" ile bakmaktır. "Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz" sözünde olduğu gibi; Türk devleti ve milleti de yaşadığı zorlukları ve ihanetleri unutmamalı, egemenliğini bir an bile gaflete düşmeden muhafaza etmelidir.

Bu bağlamda; sandıkla kurulmamış olan bu kadim devletin, "sivil anayasa" gibi içi boş sloganlarla egemenliğinden taviz vermesi yönündeki dayatmalar kabul edilemez. Yapılacak her türlü köklü değişimde tek mihenk taşı, Türk milletinin yüksek menfaatidir. Bizim medeniyet anlayışımız, "yaşatma" medeniyetidir.

Hangi siyasi görüşte veya toplulukta olursak olalım; milli ve ortak değerlerimiz ekseninde birleşelim. 
Bu duygu ve düşüncelerle, Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım. 
Selam ve dua ile...

Müjdat KAYAYERLİ
Türkiye İttifakı Anadolu Birliği
Genel Başkanı

...

Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

Anahtar Kelimeler:
MÜJDAT KAYAYERLİ
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
150