Her ne kadar istesek de AB üyesi olamadık ama, Avrupa ülkeleri ile aramız fena değil. Daha da ileri seviyelere taşıma uğraşısı veriyoruz. Stratejik dengeyi koruyoruz.
Alman ve İngiliz turistler kapıyı aralıyor. Ticaret ve enerji alanında iş birliği yeniden öne çıkıyor. Turizm ise sıkı bağları iyice sıkıyor.
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Brüksel’de bir grup Türk gazeteciyle bir araya gelerek Türkiye-AB ilişkilerini değerlendirdi.
Brüksel’de bir grup gazeteciyle görüşen Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde “stratejik ortaklık” rolünün, adaylık sürecinin önüne geçtiğini vurguladı. Aslında AB’nin de Türkiye’ye ihtiyacı var.
Amor, “AB ile ne kadar çok ortak olarak görünürseniz, aday ülke olarak değerlendirilme şansı o kadar azalır” diyerek Türkiye’nin mevcut konumuna dikkat çekti.
Amor, Schengen vizesi muafiyeti konusunun büyük ölçüde Türk yetkililerin kontrolünde olduğunu söyledi. Kalan 72 kriterden yalnızca 6’sının tamamlanması gerektiğini belirten Amor, üst düzey yetkililerin konuyu öncelikli görmediğini ve yeşil pasaport gibi sınırlı kapsamlı çözümlerle süreci yönetmeye çalıştıklarını kaydetti.
Raportör, Türkiye’nin AB’ye uyum için dış güvenlik politikalarını standartlarla paralel hâle getirmesi gerektiğini belirtti.
Amor, bazı propagandatif söylemlerin AB nezdinde karşılık bulmadığını vurgulayarak, “AB’nin Türkiye’ye daha çok ihtiyacı var” gibi ifadelerin süreci tek başına ilerletmeye yetmeyeceğini ifade etti.
Katılım sürecinin durmasıyla birlikte Türkiye-AB ilişkilerinde ticaret, enerji ve gaz alanları ön plana çıkmaya başladı. Amor, bu alanlarda iş birliğinin yeniden keşfedildiğini ve iki tarafın ilişkileri farklı boyutlarda geliştirmeye devam ettiğini belirtti.
AB’ye gireriz veya giremeyiz bunlar konumuz dışında. Şu anda önemli olan AB ülkeleri ile olan ilişkilerimizin derinliği. Almanya’dan, İngiltere’den ya da diğerlerinden nasıl vaz geçeriz?
Bazı konularda bizi oyalıyorlar. AB’ye alıp almamakta tartışıyorlar. Şengel vizesi konusunda söylenmedik söz bırakmadılar. Oyala babam oyala taktiği. Hiç değilse bunları biliyoruz.




