Yoğun kar yağışının yurt genelinde etkili olmasının ardından uzmanlar, çocuklar arasında yaygın olan “kar yeme” alışkanlığına karşı önemli uyarılarda bulundu.
Kar, atmosferde oluşan bir yağış türüdür. Bilimsel tanımıyla; bulutlardaki su buharının veya aşırı soğumuş su damlacıklarının, sıfır derecenin altında sıcaklıkta donarak buz kristallerine dönüşmesiyle meydana gelir. Bu kristaller birleşerek kar tanelerini oluşturur ve yerçekimiyle yeryüzüne düşer.

KAR NASIL OLUŞUR?
Su buharının yükselmesi: Güneşin ısıttığı yeryüzündeki su kaynakları (denizler, göller, bitkiler) buharlaşır ve atmosfere karışır.
Bulut oluşumu: Su buharı soğuk hava katmanlarında yoğunlaşır, toz veya diğer çekirdekler etrafında minik su damlacıkları haline gelir ve bulutları oluşturur.

Donma aşaması: Bulut içindeki sıcaklık 0 °C'nin altına (genellikle -10 °C ile -20 °C arası) düştüğünde, su damlacıkları donar ve buz kristalleri oluşur. Bu kristaller genellikle altıgen (6 köşeli) simetrik yapıdadır, çünkü su moleküllerinin doğal bağlanma şekli budur.
Büyüme ve birleşme: Kristaller havadaki nemi çekerek büyür, birbirine yapışır ve daha büyük kar taneleri haline gelir (bazen çapı birkaç cm'ye ulaşabilir).
Yağış: Ağırlaşan taneler buluttan ayrılarak yere iner. Eğer yol boyunca hava biraz ısınırsa eriyip yağmur veya sulu sepken olur; soğuk kalırsa kar olarak ulaşır.

KAR TANELERİNİN ÖZELLİKLERİ
Her kar tanesi benzersizdir: Sıcaklık, nem ve düşüş sırasındaki hava koşullarına göre şekil alır. Yıldız, plaka, sütun, dendrit gibi çeşitleri vardır.
Beyaz görünür: Çünkü ışık tüm dalga boylarında yansır.
Hafif ve yavaş iner: Direnç nedeniyle süzülerek düşer.
Hiçbir iki kar tanesi tam aynı değildir (istatistiksel olarak çok nadir benzerlikler olsa da pratikte eşsizdir).

Kar yeme, özellikle çocuklar arasında eğlenceli ve masum görünen bir alışkanlık olsa da, sağlık açısından önemli riskler taşır. Kar, atmosfere düşerken havadaki kirleticileri toplar ve yere ulaştığında daha fazla kontaminasyona maruz kalır.

İşte detaylı riskler:
Hava Kirliliği ve Kimyasal Kirleticiler: Şehirlerde yağan kar, egzoz gazları, endüstriyel atıklar ve hava kirliliğinden dolayı ağır metaller (kurşun, cıva, kadmiyum gibi) ve diğer toksik maddeleri içerir. Bu maddeler atmosfere karışır ve kar kristalleriyle birleşir. Uzun vadede birikim yaparsa sinir sistemi, böbrek, karaciğer hasarı ve hatta kanser riskini artırabilir.

Bakteri ve Mikroorganizma Tehlikesi: Kar, düşerken ve yerde beklerken çeşitli bakterilerle (Pseudomonas, Acinetobacter, E. coli, Salmonella gibi) kontamine olur. Özellikle yerde biriken kar, antibiyotik dirençli bakteriler barındırabilir. Bu da gastrointestinal enfeksiyonlara (ishal, kusma, karın ağrısı, mide krampları) yol açar.

Parazit Riski: Yerdeki kar, hayvan dışkısı (köpek, kedi, kuş, kemirgenler) ile temas eder ve parazit yumurtaları (yuvarlak kurtlar, tenyalar gibi) bulaşabilir. Çocuklarda daha sık görülen bu enfeksiyonlar, karın ağrısı, kilo kaybı, ishal, beslenme bozukluğu ve demir eksikliğine neden olur. Parazitler bağırsaklarda yerleşip kronik sorunlar yaratabilir.

Soğuk Etkileri ve Sindirim Sorunları: Çok soğuk kar yemek, boğaz tahrişi, soğuk algınlığına yatkınlık ve mide-bağırsak kramplarına yol açabilir. Özellikle bağışıklığı zayıf çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlarda enfeksiyon riski artar

KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA?
• Çocuklar (merak ve oyun nedeniyle daha çok tüketir, bağışıklıkları daha hassas)
• Bağışıklık sistemi zayıf kişiler
• Kronik hastalığı (astım, alerji, sindirim sorunu) olanlar
• Şehir merkezlerinde yaşayanlar (kırsal veya dağlık temiz alanlara göre risk çok daha yüksek)

UZMAN TAVSİYESİ
Çocuk Sağlığı uzmanları (örneğin Dr. Özge Yurtseven gibi) kar yemeyi kesinlikle önermez. En güvenli yol hiç yememektir. Eğer çocuk çok ısrar ederse:
• Sadece yeni yağan, temiz görünümlü kardan çok az miktarda denenebilir.
• Hemen ardından ağız hijyeni sağlanmalı (diş fırçalama, gargara).
• Sarı, kahverengi, kirli kar asla yenmemeli.

Karın tadını almak yerine sıcak çikolata, bitki çayları gibi güvenli alternatifler tercih edin. Kar yağışı eğlenceli olsun ama sağlık riski taşımasın!

Şehirlerde yağan karın hava kirliliği ve egzoz gazları nedeniyle ağır metaller ile mikroorganizmalar içerebileceğini belirten Yurtseven, "Bu karların içerisinde ağır metaller birikebilir, çeşitli mikroorganizmalar bulunabilir. Bu nedenle kirlenmiş karların kesinlikle yenilmemesi gerekir" dedi.

Yerde biriken karların riskinin daha yüksek olduğuna dikkat çeken uzman, "Yerdeki kar hayvan dışkısı, bakteri ve parazit içerebilir. Bu da özellikle çocuklar için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" uyarısında bulundu ve ekledi:

"BU NEDENLE ÇOCUKLARIN KAR YEMEMESİNİ ÖNERMİYORUZ"
Çocukların merak duygusuyla kar yeme isteği gösterebileceğini ifade eden Dr. Yurtseven, ailelere şu tavsiyelerde bulundu:
"Eğer çocuk illa kar yemek istiyorsa, mümkünse temiz ve yeni yağdığı düşünülen kardan çok az miktarda denemesine izin verilebilir. Ancak sonrasında mutlaka ağız hijyenine dikkat edilmelidir. Bir çocuk hekimi olarak bana sorarsanız kar yemek güvenli değildir. En güvenlisi hiç yememektir."
İHA




