Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adana

bursaarena.com.tr - Adana haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yasa dışı bahis ağına yine bir darbe! 5 milyar TL'lik para trafiği ortaya çıkarıldı Haber

Yasa dışı bahis ağına yine bir darbe! 5 milyar TL'lik para trafiği ortaya çıkarıldı

Adana merkezli 23 ilde düzenlenen jandarma operasyonlarında, yasa dışı bahis faaliyetleriyle bağlantılı 47 şüpheli yakalandı. Soruşturmada yaklaşık 5 milyar TL'lik para hareketliliği tespit edilirken, çok sayıda taşınır ve taşınmaz mal varlığına tedbir uygulandı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, Adana merkezli 23 ilde yasa dışı bahis suçuna yönelik geniş çaplı operasyon düzenlendiğini açıkladı. Operasyonlarda, yaklaşık 5 milyar TL'lik para hareketliliğiyle bağlantılı olduğu belirlenen 47 şüpheli gözaltına alındı. Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı ve MASAK koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, şüphelilerin bilişim sistemleri üzerinden yasa dışı bahis sitelerinin panel yönetimini yaptığı ve suç gelirlerinin transferine aracılık ettiği tespit edildi. Adana merkezli 23 ilde “Yasa Dışı Bahis” suçuna yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 5 Milyar TL para hareketliliği tespit edilen 47 şüpheli yakalandı. Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı ve… pic.twitter.com/r4T414Qd3K — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) June 9, 2026 Operasyonlar kapsamında şüphelilere ait 1 paravan şirket, 23 konut, 29 araç, 13 arsa ile 4 bin 742 banka hesabı ve 6 kripto para hesabına tedbir kararı uygulandı. İçişleri Bakanlığı, vatandaşları mağdur eden suç örgütlerine karşı mücadelenin güvenlik güçlerinin koordinasyonuyla kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Plastik atık: Türkiye Avrupa'nın çöp deposu mu? Haber

Plastik atık: Türkiye Avrupa'nın çöp deposu mu?

Türkiye, Çin'in piyasadan çekilmesinin ardından önemli bir atık ithalatçısı hâline geldi. Peki Avrupa'nın çöpüne Türkiye'de ne oluyor? İthal çöpler kurallara uygun dönüştürülüyor mu? 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde plastik kirliliği küresel ölçekte tartışılmaya devam ederken, Türkiye'nin Avrupa'dan ithal ettiği plastik atıklar da yeniden gündemde. Çin'in 2017 yılında plastik atık ithalatını büyük ölçüde yasaklamasının ardından küresel atık ticaretinin rotası değişti. Uzun yıllar Avrupa ve Kuzey Amerika'nın plastik atıklarının önemli bölümünü alan Çin'in piyasadan çekilmesiyle yeni varış ülkeleri ortaya çıktı. Türkiye de bu süreçte önde gelen ülkelerden biri oldu. Bugün Türkiye, Avrupa'nın başlıca plastik atık varış noktalarından biri konumunda. Ancak İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) tarafından yayımlanan ve çevre bilimci Prof. Dr. Sedat Gündoğdu tarafından hazırlanan yeni politika notu, tartışmanın artık yalnızca ne kadar plastik atık ithal edildiğiyle ilgili olmadığını savunuyor. Çalışmaya göre asıl soru, Türkiye'ye gelen bu atıkların ne kadarının gerçekten geri dönüştürüldüğü, ne kadarının çevreye karıştığı ve mevcut sistemin bunları ne ölçüde izleyebildiği. Rapor, plastik atık ticaretini yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil; "kirlilik transferi", "çevresel adaletsizlik" ve "ekolojik güvenlik" sorunu olarak ele alıyor. Çalışmanın ortaya koyduğu tablo, Türkiye'nin küresel plastik ticaretindeki rolüne ilişkin yerleşik varsayımları da sorguluyor. Atık ticareti mi "atık sömürgeciliği" mi? Politika notu, plastik atık ticaretini yalnızca bir geri dönüşüm faaliyeti olarak değil, ülkeler arasındaki çevresel ve ekonomik eşitsizlikle bağlantılı bir mesele olarak ele alıyor. Rapora göre, gelişmiş ülkeler kendi sınırları içinde yönetmek istemedikleri atıkları daha düşük maliyetlerle "küresel güney" ülkelerine gönderiyor. Bu nedenle atık ticareti uzun yıllardır "atık sömürgeciliği", "ekolojik emperyalizm" ve "çevresel adaletsizlik" kavramları üzerinden tartışılıyor. Çalışmada, 1980'lerde ABD'den çıkan tehlikeli atıkların Haiti'ye ve okyanuslara boşaltılmasıyla sonuçlanan Khian Sea vakası ile Nijerya'daki Koko skandalı hatırlatılıyor. Bu olayların daha sonra Basel Sözleşmesi'nin ortaya çıkmasına zemin hazırladığı belirtiliyor. Rapora göre, bugün plastik atık ticareti de benzer bir tartışmanın merkezinde bulunuyor. Türkiye'nin son yıllarda Avrupa'dan gelen plastik atıkların önemli bir bölümünü kabul etmesi yalnızca bir geri dönüşüm politikası olarak değil, küresel atık akışlarının parçası olarak değerlendiriliyor. Çin sonrası yükseliş Rapora göre Türkiye'nin plastik atık ithalatındaki yükselişi, Çin'in 2017 sonunda aldığı ithalat yasağının ardından hızlandı. Çin öncesi dönemde Avrupa Birliği'nden sınırlı miktarda plastik atık alan Türkiye, yasağın ardından birkaç yıl içinde Avrupa'nın başlıca varış ülkelerinden biri haline geldi. Politika notunda yer alan bilgiye göre, Türkiye'nin plastik atık ithalatı 2018'de 437 bin ton iken, Ticaret Bakanlığı'nın AB teknik çalıştayında paylaştığı verilere göre 2024 yılında yaklaşık 1,29 milyon tona ulaştı. Bu büyüme genellikle Türkiye'nin güçlü geri dönüşüm sektörü ve plastik sanayisinin hammadde ihtiyacıyla açıklanıyor. Ancak rapora göre ithalattaki artış tek başına geri dönüşüm kapasitesindeki gelişime işaret etmiyor. Türkiye'nin aldığı plastik atık miktarı, ülkenin kendi atık yönetim performansıyla birlikte değerlendirildiğinde farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Türkiye kendi atığını ne kadar yönetebiliyor? Türkiye yılda yaklaşık 32-33 milyon ton belediye atığı üretiyor. Bu atıkların yaklaşık 3,3 milyon tonunu plastikler oluşturuyor. Buna rağmen rapora göre belediye atıklarının yüzde 80 ila 90'ı hâlâ düzenli depolama sahalarına gönderiliyor veya düzensiz biçimde bertaraf ediliyor. Bu durum, Türkiye'nin kendi atıklarını yönetmekte yaşadığı yapısal sorunların devam ettiğine işaret ediyor. Rapor ayrıca geri dönüşüm oranları konusunda da dikkat çekici bir farklılığa işaret ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre, belediye atıklarında geri kazanım oranı 2017'de yüzde 13 iken 2022'de yüzde 30'a yükseldi, 2024 için ise yüzde 36 hedefi açıklandı. Ancak Dünya Bankası'nın 2022 yılı için hesapladığı geri dönüşüm oranı yüzde 11,9 olarak kaydedildi. Çalışmada bu farkın yalnızca teknik bir istatistik meselesi olmadığı, aynı zamanda sistemin şeffaflığı ve performansının nasıl ölçüldüğüne ilişkin soru işaretleri yarattığı belirtiliyor. Raporun dikkat çektiği temel çelişki ise şu: Kendi belediye atıklarının çok büyük bölümünü hâlâ depolama sahalarına gönderen bir ülke, dışarıdan gelen milyonlarca tonluk plastik atık akışını çevresel açıdan güvenli biçimde yönetebiliyor mu? Ne kadar atık geldiği bile net değil Plastik atık ticaretine ilişkin verilerde de tutarsızlıklar söz konusu. Birleşmiş Milletler'in Comtrade veri tabanı, Eurostat, Basel Action Network, PAGEV ve Türkiye Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı rakamlar birbirinden farklı sonuçlar ortaya koyuyor. Örneğin 2024 yılı için Basel Action Network, Avrupa Birliği'nden Türkiye'ye gönderilen plastik atık miktarını 426 bin ton olarak hesaplıyor. PAGEV aynı yıl HS 3915 kodlu plastik atık ithalatını yaklaşık 678 bin ton olarak açıklarken, Türkiye Ticaret Bakanlığı 2024 yılı toplam plastik atık ithalatını yaklaşık 1,29 milyon ton olarak bildiriyor. Çalışmaya göre bu farklılıkların nedenleri arasında gümrük kodlarındaki sınıflandırma sorunları, raporlama tarihleri arasındaki farklılıklar, yeniden ihracat işlemleri ve yanlış beyanlar yer alıyor. Bu farklılıklar, plastik atık ticaretinin gerçek boyutunun ve izlenebilirliğinin değerlendirilmesini güçleştiriyor. Türkiye'ye ne kadar plastik atık girdiği konusunda net bir tablo ortaya koyulamaması, sistemin izlenebilirliğine ilişkin daha büyük soru işaretleri yaratıyor. Çünkü miktarın kendisi konusunda belirsizlik bulunurken, bu atıkların ne kadarının geri dönüştürüldüğünü veya çevreye karıştığını doğrulamak daha da güç hâle geliyor. Bu nedenle çalışma, plastik atık ticaretindeki veri şeffaflığını başlı başına bir yönetişim sorunu olarak değerlendiriyor. Atıklar tesis kapısından girdikten sonra ne oluyor? Politika notunun en güçlü eleştirilerinden biri mevcut denetim sistemine yönelik. Türkiye'de atıkların hareketi Mobil Tehlikeli Atık Takip Sistemi (MoTAT) üzerinden izleniyor. Sistem, atıkların gümrüklerden veya üretim tesislerinden lisanslı geri dönüşüm tesislerine kadar olan yolculuğunu takip etmeyi amaçlıyor. Antalya'da bir atık merkeziFotoğraf: Mustafa Ciftci/AA/picture alliance Ancak rapora göre sistemin önemli bir kör noktası bulunuyor. MoTAT, atığın tesise ulaştığını gösterebiliyor ancak tesis içine girdikten sonra ne olduğuna dair ayrıntılı bir izleme mekanizması sunmuyor. Başka bir ifadeyle sistem, atığın kapıya kadar olan hareketini izliyor, ancak içeride gerçekten geri dönüştürülüp dönüştürülmediğini, ne kadarının ürün haline geldiğini, ne kadarının atık olarak kaldığını veya yasa dışı biçimde bertaraf edilip edilmediğini ortaya koyamıyor. Rapora göre bu durum, ithal edilen plastiklerin yakılması, yasa dışı dökülmesi ya da kayıt dışı biçimde sistem dışına çıkarılması gibi risklerin tespit edilmesini güçleştiriyor. Bu nedenle çalışma, tesislere giren her kilogram atığın çıkan ürün ve bakiye atıklarla eşleştirildiği gerçek zamanlı bir "kütle dengesi" sisteminin kurulmasını öneriyor. Sertifikalar yeterli mi? Raporun dikkat çektiği bir diğer konu da denetim ve sertifikasyon mekanizmalarının etkinliği. Çalışmada örnek olarak Düzce'deki 2B Plast vakasına yer veriliyor. Rapora göre tesis, Alman makamları tarafından geri dönüşüm yapabilecek kapasitede olduğu gerekçesiyle onaylanmıştı. Ancak daha sonra tesis faaliyet göstermediği hâlde Almanya'dan plastik atık sevkiyatlarının sürdüğü ortaya çıktı. Politika notu bu örneği, mevcut sertifikasyon sistemlerinin sahadaki gerçek durumu her zaman yansıtamayabileceğinin göstergesi olarak değerlendiriyor. Çalışmaya göre sorun yalnızca yeni kurallar koymak değil, bu kuralların sahada uygulanıp uygulanmadığını sürekli ve bağımsız biçimde doğrulayabilmek. Adana'dan gelen uyarı Raporun teorik tartışmayı somut verilerle desteklediği yerlerden biri Adana. Türkiye'de ithal plastik atıkların önemli bir bölümünün işlendiği kentte yapılan araştırmalar, geri dönüşüm süreçlerinden kaynaklanan mikroplastik kirliliğine işaret ediyor. Çalışmada aktarılan saha verilerine göre, geri dönüşüm tesislerinin aşağı akışında yer alan sulama kanallarındaki mikroplastik yoğunluğu, yukarı akıştaki noktalara göre 132 kata kadar çıkabiliyor. Araştırmada saatte 5,3 milyardan fazla mikroplastik parçacığının su sistemlerine karıştığı belirtiliyor. Bu bulguların önemi yalnızca sucul ekosistemlerle sınırlı değil. Rapora göre söz konusu suların tarımsal sulamada kullanılması, mikroplastiklerin tarım topraklarına ve gıda zincirine taşınmasına yol açabiliyor. Bu nedenle çalışma, bazı geri dönüşüm süreçlerinin aslında yeni çevresel riskler yaratabildiğine dikkat çekiyor. Yangınlar ve yasa dışı döküm iddiaları Öte yandan rapor, son yıllarda plastik geri dönüşüm tesislerinde meydana gelen yangınlarda belirgin bir artış yaşandığına dikkat çekiyor. Rapora göre plastik geri dönüşüm tesislerinde çıkan yangınların sayısı 2017'de yıllık 6 vakadan 2022'de 125 vakaya yükseldi. Çalışmada, bazı yangınların geri dönüşüme uygun olmayan atıkların bertaraf maliyetlerinden kaçınmak amacıyla kasıtlı olarak çıkarıldığı yönündeki iddialara da yer veriliyor. Bu tür yangınların yalnızca ekonomik kayıplara yol açmadığı, aynı zamanda son derece zararlı gazların atmosfere yayılmasına neden olabileceği vurgulanıyor. Rapor ayrıca Adana başta olmak üzere bazı bölgelerde tespit edilen yasa dışı döküm ve açıkta yakma uygulamalarının toprakta kalıcı organik kirletici birikimine yol açtığını belirtiyor. AB'nin yeni kuralları çözüm olacak mı? Avrupa Birliği'nin yeni Atık Sevkiyat Tüzüğü, plastik atık ticaretine ilişkin kuralları önemli ölçüde sıkılaştırıyor. Yeni sistem kapsamında Türkiye gibi OECD ülkelerine yapılacak sevkiyatlar daha sıkı bildirim ve onay süreçlerine tabi olacak. AB ayrıca çevreye uygun yönetim standartlarını karşılamayan ülkelere yönelik ihracatı durdurma yetkisini de elinde bulunduracak. Ancak politika notu bu düzenlemelerin tek başına yeterli olmayabileceğini savunuyor. Çalışmaya göre, sorun yalnızca mevzuat eksikliği değil. Asıl mesele, denetimin nasıl yapılacağı ve kuralların sahada ne ölçüde uygulanacağı. Türkiye'nin plastik atık ithalatı tartışması artık yalnızca ne kadar atık alındığı sorusuna değil, bu atıkların gerçekten neye dönüştüğü, ne kadarının çevreye karıştığı ve mevcut denetim sisteminin bunu ne ölçüde izleyebildiği sorularına odaklanıyor. Bu nedenle çalışma, Türkiye'nin küresel plastik ticaretindeki rolüne ilişkin temel bir soruyu yeniden gündeme getiriyor: Türkiye, Avrupa'nın plastik atıklarını geri dönüştüren bir merkez mi, yoksa giderek küresel plastik kirliliğinin yükünü taşıyan bir ülke hâline mi geliyor? Pelin Ülker / DW

Edirneli milli sporcu İzel Erim dünya ikincisi oldu! Haber

Edirneli milli sporcu İzel Erim dünya ikincisi oldu!

Edirne, uluslararası spor arenasında tarihi bir başarıyla gururlandı. Hem arama kurtarma faaliyetlerindeki aktif rolü hem de savunma sanatlarındaki yeteneğiyle tanınan milli sporcu İzel Erim, dünya podyumuna çıkarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - Edirne Yesevi Arama Kurtarma (YAK) üyesi ve Alfa Savunma Sanatları Spor Kulübü sporcusu İzel Erim, Antalya’da düzenlenen Dünya Contact Ju Jitsu Şampiyonası’nda 63 kilogram kategorisinde dünya ikinciliğini elde ederek tarihi bir başarıya imza attı. Edirne'nin yetiştirdiği milli değerlerden İzel Erim, zorlu turnuva süreçlerinin ardından adını dünya kürsüsüne yazdırmayı başardı. Başarıya giden yolda ilk olarak 24-26 Nisan 2026 tarihlerinde Adana’da düzenlenen milli takım seçmelerinde üstün bir performans sergileyen Alfa Savunma Sanatları Spor Kulübü sporcuları, Edirne’yi gururla temsil etmişti. ZİRVEYE UZANAN PERFORMANS Seçmelerin ardından 14-17 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilen Dünya Contact Ju Jitsu Şampiyonası’nda ay-yıldızlı formayı terleten İzel Erim, 63 kilogramda dünyanın en iyi sporcularıyla mücadele etti. Minderde sergilediği azim ve disiplinli teknikler sonucunda turnuvayı Dünya İkincisi olarak tamamlayarak gümüş madalyayı boynuna taktı. İzel Erim'in aynı zamanda üyesi olduğu Yesevi Hareketi Derneği Edirne İl Başkanı Alpaslan Cankaloğlu, şampiyonluk sonrası yaptığı açıklamada, “Yesevi Arama Kurtarma ekibimizin kıymetli üyesi, milli sporcumuz İzel Erim’in elde ettiği bu tarihi başarı bizleri son derece gururlandırmıştır. Disiplini, azmi ve kararlılığıyla gençlerimize örnek olan sporcumuzu yürekten tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum. Ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil eden tüm sporcularımızın her zaman yanındayız.” dedi.

Depremde 40 kişinin ölümüne sebep olan müteahhit Tayland'da yakalandı Haber

Depremde 40 kişinin ölümüne sebep olan müteahhit Tayland'da yakalandı

Adana'da 6 Şubat 2023'teki depremlerde yıkılarak 40 kişinin yaşamını yitirdiği Sami Bey Apartmanı'nın müteahhidi Abdullah Aybaba Taylan’da yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Aybaba hakkında tutuklama kararı verildi. Adana'nın Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi'nde, 6 Şubat depremlerinde yıkılan Sami Bey Apartmanı'nda 40 kişi hayatını kaybetti 2 kişi ise yaralandı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu Abdullah Aybaba ile kamu görevlilerinin de aralarında olduğu 4 sanık hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. YURTDIŞINA KAÇMIŞTI Yargılama süreci boyunca, sanık Abdullah Aybaba'nın depremden bir gün sonra İstanbul Havalimanı'ndan yurtdışına çıktığı fakat daha sonra yurda dönmediği belirlendi. TAYLAND’DA YAKALANDI Hakkında kırmızı bülten çıkarılan Abdullah Aybaba, İnterpol-Europol Daire Başkanlığı'nın takip ve çalışmaları sonucu Tayland polisi tarafından 24 Nisan tarihinde gözaltına alınmasından sonra resmi işlemlerin tamamlanmasıyla sınır dışı edilerek bugün Türkiye'ye getirildi. SANIK AYBABA TUTUKLANDI Öte yandan İstanbul Havalimanı'na getirilen sanık Aybaba, SEGBİS aracılığıyla Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne bağlandı; akabinde tutuklanmasına karar verildi. ANKA

Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı... Listede kimler var... 2 milyar dolarlık vurgun Haber

Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı... Listede kimler var... 2 milyar dolarlık vurgun

Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada, 200 zanlı hakkında gözaltı kararı verildi Gözaltına alınanlar arasında futbol yorumcusu Rasim Ozan Kütahyalı da yer aldı. Kütahyalı, bu sabah 06.30 sularında ikametgahında gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada, 200 zanlı hakkında gözaltı kararı verildiğini bildirdi. Gürlek, sosyal medya hesabındaki açıklamasında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, 21 ilde 200 şüpheliye yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonla, milletin huzuruna ve ekonomiye kasteden katmanlı suç organizasyonuna ağır darbe indirildiğini vurguladı. Kütahyalı'nın saatler önce yaptığı paylaşım Bahis soruşturmasında trajikomik detay: Canlı yayında destekledi şimdi aranıyor... 'Roktradumus' nasıl çuvalladı "ASLA TAVİZ VERMEYECEĞİZ" Bakan Gürlek, şunları kaydetti: "Mali Suçları Araştırma Kurulu raporları, teknik ve fiziki takip çalışmalarıyla elde edilen deliller neticesinde, yaklaşık 100 milyar lira ve 2 milyar dolar seviyesinde suç gelirinin finansal sistem içerisinde aklandığının tespit edilmesi, yürütülen mücadelenin boyutunu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Adalet, İçişleri ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarımızın omuz omuza, büyük bir eş güdüm içinde sergilediği kararlı duruş, finansal suç örgütlerine ve yasa dışı bahis şebekelerine karşı asla taviz vermeyeceğimizin en net göstergesidir. Bu sabırla ve büyük bir dikkatle yürütülen operasyon dolayısıyla Adana Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve Adana İl Emniyet Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın alın terini ve geleceğini hedef alan her türlü suç yapısıyla mücadelemizi, aynı sarsılmaz iradeyle sürdüreceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.