Bu ülkenin insanları,
Bugün konuşmazsa
Ne zaman konuşup yazacak.
Etrafımız ateş çemberi.
Tehlike adım adım geliyor.
Ortada bir savaş yok.
Hemen sınırımızda kumpasa düşürülmüş bir devlet var.
BOP projesi adım adım uygulanıyor,
Büyük şeytan önde ve onu takip eden İslam denilen zavallı ülkeler.
Rahmetli Erbakan’ın dediği gibi bundan sonra sıra Türkiye’de mi?..
Müslümanım diyen Türk insanına bakıyorsunuz,
Dünya nimetlerine bağlanmış,
Allah’ın emirlerine bigâne kalmış,
Edindiği dünya nimetleri karşısında tuttuğu partisine destek veriyor.
Partisi ve kurmayları Trump’a destek veriyor.
Trump Netanyahu’ya destek veriyor.
Bebek katili Netanyahu da fütursuzca önüne geleni bombalıyor.
Bu Netanyahu’nun gücünden kaynaklanan bir durum değil.
Müslümanlardan aldığı güçle onları yıkıyor.
Tabiri caizse derenin taşıyla derenin kuşunu vuruyor.
Bu Müslümanların acziyetinin bir sonucudur.
İslam’ı yaşamamalarının bir sonucudur.
Allah’ın emirlerine ters düşmelerinin bir sonucudur.
Onların dünyaya bağlanmalarının bir sonucudur.
Bu vesileyle yıllarca bağırılan “Ümmet kardeşliği” de iflas etmiş oldu.
İran’a karşı hem İslam denilen ülkeler,
Hem de yıllarca terörist kabul edilen leş kargaları ona saldırıya geçti.
Müslüman devletler bir İslam ülkesine saldırılmasını sadece seyretmekle yetinse yine iyi.
Şeytana destek vererek bu haydutların bizzat ortağı oluyor.
Hak’tan yana duracaklarına şeytanla kol kola geziyorlar.
…
Müslümanlar sadece dua ederler.
İsrail’in 1917’de Filistin’de bir devlet kuruluşundan beri dua ederler.
Her dua edişlerinde Filistin’den bir parça kopup gitti.
Allah size dua edin diye emretmiyor. Tevbe suresinin 41. Ayetinde;
“(Savaş için çıkmanız) İster hafif gelsin, ister ağır gelsin, mutlaka çıkın ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla savaşın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Ağırlıklı, ağırlıksız olarak savaşa düzülün. Allah uğrunda malınızla canınızla vuruşun “ diye emrediyor.
Başta Diyanet ve vaizlerimiz olmak üzere hepsi de oturdukları yerden iyi dua ederler.
“Allah’ım İslam düşmanlarını ıslah et. Islah olmazlarsa onları kahret”
Tabi en kolay savaş şekli bu.
Yaradan “Siz hala düşünmeyecek misiniz” diye uyarıyor.
Onlar da dua etmede ısrar ediyor.
Allah Hakka ters düşenlerin duasını kabul eder mi!
Ey gaflete dalmış millet,
Sıranın sana geldiğini hala anlamadın mı?
Geriye dönüp olayları bir sorgula.
Sınırlar neden açıldı,
Sınırdaki mayınlar neden temizlendi,
Milyonlarca Suriyeli neden ülkemize taşındı,
Bunlar BOP projesinin bir ürünü mü değil mi? Ne zaman sorgulayacaksın.
Yıllardır bu ülkenin ekmeğini yiyip suyunu içen, hain odakları da,
“Kürdistan kurmak için” bekliyor.
Zavallı bilmiyor ki buralar Yahudilerin kendilerine vaat edilmiş topraklar olduğunu.
Allah’a verdiği sözden dönen bir illet, sana ettiği vaadini mi yerine getirecek bre gafil.
Bunları kendinize sorup hala bunlara bir cevap aramayacak mısınız?
Boş verin bunları siz,
Siz Devletin verdiği çifter maaşları almaya bakın,
Devletten kaptığın ihaleleri almaya bakın,
Nasıl olsa “Trump bizim dostumuz”
Ondan bize bir halal gelmez.
Allah’ın ayetleri nasıl olsa seni ilgilendirmiyor.
Siz Trump’u Netenyahu’yu dost edinin.
Ticaretinize ve dostluk ilişkilerine devam edin.
Ama unutmayın ki haini ne Allah affeder, ne de hizmet ettiğiniz şeytanlar.
Elbette bunun hesabını soracak bir güç var.
Maide suresinin 51. Ayetini iyice oku ve iliklerine kadar işlesin.
“Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.”
Siz de Karun gibi edindiğiniz malların altında kalarak gideceksiniz.
Kaddafi’ye, Esad’a, Saddam’a bir bakın.
Nereye kaçabilmişler,
Ellerinde dünya malından ne kalmış.
Hepsinin üzerine çöktüler.
Biz haksızlık karşısında susmayacağız.
Sıranın ülkeme gelmemesi için,
Var gücümle İran’ı önce destekliyorum,
Sonra da Onların kazanması için Yaradan’a yalvarıyorum.
Hiçbir zaman da zalimlerle bir olup onlara destek vermeyeceğim.
Cehennem zalimler içindir.
Ben buna inanır bunu söylerim..




