Corona virüsü dünya genelinde etkisini hız kesmeden sürdürürken, ilk kez İngiltere’de daha sonra da Güney Afrika’da ortaya çıkarak 30’u aşkın ülkeye yayılan yeni mutasyon türü dünyayı endişeye sürükledi.

Soru şu:

Covid-19 için üretilen aşılar mutasyona uğrayan salgın için de etkili olabilecek mi?

Sorunun yanıtını alalım

Mevcut corona virüsünden yüzde 70 daha bulaşıcı olduğu belirtilen mutasyonun, halihazırda geliştirilen aşıları etkisiz kılmasından korkuluyordu. Aşı şirketleri bu konudaki incelemelerini sürdürürken, yüreklere su serpen açıklama, BioNTech ile birlikte ilk onay alan aşıyı geliştiren ABD’li ilaç şirketi Pfizer’dan geldi.

Pfizer’ın yaptığı çalışma, kendi aşılarının İngiltere ve Güney Afrika’da ortaya çıkan yeni mutasyonlara karşı etkili olduğunu gösterdi. Henüz hakem değerlendirmesi bulunmayan araştırmada, Pfizer ve Texas Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden bilim insanları aşının N501Y adı verilen corona virüsü mutasyonuna karşı etkili olduğu sonucuna ulaştı.

Pfizer’dan Phil Dormitzer, “16 farklı mutasyona karşı testler yaptık. Hiçbiri kayda değer bir etki yaratmadı. Bu iyi bir haber. Ancak bu 17’ncinin etki yapmayacağı anlamına gelmez” dedi.

Dormitzer, salgının yayılma hızının artmasında bu mutasyonların rolü olabileceğini söylerken, mutasyonun virüsün antikora karşı bağışıklık kazanmasını sağlamasına yönelik endişelerin bulunduğunu vurguladı.

Geçenlerde Prof. Dr. Mehmet Ceyhan da bu konuda bir açıklama yapmış “Virüsün mutasyona uğraması artık etkisinin kaybolmaya başladığının da göstergesi olabilir” demişti.

Virüsün mutasyona uğraması ve İngiltere dışında tüm ülkelere yayılmaya başlaması Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de endişelendirdi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, Avrupa’da artan vakalar ve corona virüsünün mutasyona uğrayan yeni türüne yönelik bölge ülkelerine uyarıda bulundu.

Mevcut durumu “salgının seyrinde dönüm noktası” olarak nitelendiren Kluge, Avrupa’yı endişe verici durum karşısında “daha fazlasını yapmaya” çağırdı.

Kluge, daha bulaşıcı olan yeni türün, 22 Avrupa ülkesinde tespit edildiğine dikkat çekerek, “Bu endişe verici duruma karşı kısa bir süre için yaptığımızdan daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Covid-19'un yayılımını azaltmak, Covid-19 servislerini rahatlatmak ve hayat kurtarmak için hepimizin bildiği temel tedbirlerdi, daha fazla uygulamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Kluge tedbirlerin maske takmak, toplanmaları azaltmak, sosyal mesafeye dikkat etmek, el yıkamak, izolasyonu desteklemek ve yeterli test yapmak olduğunu belirterek, “Herkes güvende olana kadar kimse güvende değildir” dedi.

DSÖ Avrupa Bölgesi, 2020’de 26 milyondan fazla Covid-19 vakası ve 580 binden fazla ölüm bildirdi.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nejat Altıntaş, İngiltere'de mutasyona uğrayan ve bulaşma hızı yüzde 70 artan Covid-19 ile ilgili çarpıcı bir açıklama yaptı. Mutasyona uğrayan yeni coranavirüste üç değişikliğin meydana geldiğini söyledi. Açıklamaları şöyle:

“Proteinin yapısına baktığımız zaman, spike protein, iki tane alt parçadan oluşuyor. Bir parçanın adına S1 parçası, bir tanesine de S2 parçası diyoruz. Virüs geliyor. Öncelikle diyelim nefes aldık. Hastalıklı insandan geliyor, burnundan ağzından içeri giriyor. Vücudumuzda bir takım bağlayıcı, yapıştığı yerler var. Bunlar en çok akciğerlerin içerisinde var. Böbreklerimizde, bağırsaklarımızda var. Dolayısıyla virüs gelip, buralara yapışıyor. Yapıştığı yerin adı AC2. Reseptörlerin üzerine yapışıyor, S1 parçası ile oraya yapışıyor. Arkasından yapıştıktan sonra S1 parçası oradan kopuyor. S2 parçasıyla da virüs hücrenin içerisine giriyor ve bizim hücrelerimizi istila ediyor. Mutasyon, değişiklik demek. Spike proteinin olduğu bölgede değişiklik meydana geldi. Bir mutasyonun adı, N501Y mutasyonu. N501Y mutasyonu ne oluyor? S1 proteini, AC 2 reseptörüne yani vücuda yapıştığı reseptöre, çok daha güzel yapışıyor. Çok daha hızlı yapışıyor. Virüsün bize gelip yapışma ihtimali daha fazla artmış oldu. Bunun haricinde ikinci bir mutasyon daha meydana geldi. İkinci mutasyonun adı da P681H mutasyonudur. Virüs gelip yapıştıktan sonra içeriye girebilmesi için S1 ve S2'nin parçalanması gerekiyor. S1 ve S2 proteinlerini parçalıyor. Parçaladığı için de virüs hücrenin içerisine çok daha kolay girmeye başladı. Birinci mutasyonda yapışması artmış oldu. İkinci mutasyonda hücrenin içerisine girdi. Hücrenin içerisine girdiği zamanda savunma hücreleri, onu yakalayıp, yok etmeye çalışıyor."

[email protected]

www.facebook.com/necdet.buluz

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.