Bilim Kurulu üyelerinden bazıları halen kapalı olan kafe ve restoranlar konusunda 15 Şubat’ı işaret ediyordu. Açık olan, ancak müşteri kabul etmeyen işletmeler ancak paket servisi ya da “gel al” şeklinde hizmet veriyor.

İşletme sahiplerinin ortak sıkıntısı şu:

“Paket servisi ile ayakta durmak zor. Çalışanlarımızın çoğu ayrılmak durumunda kaldı. Kira, elektrik, su, doğalgaz gibi giderlerimizi bile karşılayamıyoruz. Devlet ya zararlarımızı karşılasın ya da konuya çözüm getirilsin. Artık dayanma gücümüz kalmadı.”

Türkiye genelinde koronavirüs vakalarında düşüş devam ediyor. Eğitim başta olmak üzere birçok alanda normale dönüş konuşulurken kafe ve restoranların ne zaman açılacağı merak ediliyor. Hayatın normale dönmemiş olması, sokağa çıkışlardaki kısıtlamalar, 65 yaş üstüne getirilen kısıtlamalar kafe ve restoranlardaki hareketliliği de etkiliyor.

Geçtiğimiz günlerde açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kafe ve restoranların durumunun gelecek Kabine Toplantısı'nda ele alınacağını belirtmişti. Cumhurbaşkanı açıklamasında Restoran işletmecilerine ilişkin kısıtlamalarla ilgili konuyu Kabine toplantımızda yeniden ele alacağız. Her ne kadar işi sıkı tutacağız deseler de maalesef sıkı tutulmuyor. Şu anda başarılı bir süreç var. Bu süreci tekrar tersine çevirmek, böyle bir şeyin altına girmek, risk almak istemiyoruz. O nedenle veriler önümüze bir gelsin. Buna göre değerlendirmemizi yapıp uygun ise adımları atarız" demişti.

Soru şu:

Söylendiği gibi kafe ve restoranlar 15 Şubat’ta açılabilir mi?

Hemen yanıt verelim:

Hayır, açılmayacak.

Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, işletmelerin şubat ayı sonrasında hastalık seyrine bakılarak açılmasının salgın güvenliği açısından daha uygun olduğunu söyleyerek "En azından Şubat ayını bekleyerek geçirmekte fayda var" diyor. Doç. Dr. Kayıpmaz, mutasyon tehlikesinin kapıda olduğunu da hatırlattı.

Diğer bazı bilim kurulu üyelerinin görüşlerinin de bu doğrultuda olduğunu görmekteyiz.

Peki, beklenen açılışlar ne zaman olabilir?

Yanıtı yine Kayıpmaz hocadan alalım:

Doç. Dr. Kayıpmaz, normale dönüş aşamasında kapasitenin belli bir miktarına kadar müşterinin alınmasına izin verilebileceğini, kapıda HES kodu uygulamasının zorunlu hale getirilebileceğini de söyledi. Kayıpmaz, "Bu da bir aydan biraz daha fazla zaman istiyor. Mart ayında bunların gündeme gelmesi yerinde olacaktır" diye konuştu.

Özetleyelim:

Kafe ve restoranların açılışı gecikecek. Şu anda mart sonu hedefleniyor. Belki de daha da uzayabilir. Açılsa bile tam kapasite olmayacak. Ağır kurallar uygulanacak.

Turizm sezonu başladığında kafe ve restoranlar halen açılmamış olursa zarar çok daha büyüyebilir.

Sektöre küçük miktarlarda yapılan destekler hiçbir işe yaramıyor. Hatta bazı işletmeciler devletin verdiği bu desteği bile almadı.

Aşılamalar başladı. Kafe ve restoran sahipleri ile çalışanlarına da öncelikle aşı yapılması gerektiği anımsatılıyor.

Kafe ve restoran işletmecilerinin sıkıntıları giderek büyüyor. Özellikle ekonomik güçlüklerle mücadele edilen sektörde çalışanlar da işten ayrılınca ayrı bir sıkıntı ortamı oluşuyor. Sorunlara her geçen gün yeni sorunların eklendiğine de dikkat çekiliyor.

Salgınla mücadele kapsamında alınan kapatma tedbirleri restoran ve kafe işletenleri ekonomik açıdan etkiledi. Sektör temsilcileri geçtiğimiz günlerde aşılanma önceliği dahil 5 maddelik bir öneride bulunarak restoranların yeniden açılmasını talep etti. 5 maddede ise şu öneriler yer almıştı:

-Restoranlar bir an önce 'en sert tedbirlerle' açılsın, alınan tedbirlere uymayanlar gerekirse kapatılsın.
-Müşteriler HES koduyla restoranlara giriş yapsın.
-Aşılamada yeme-içme sektörü çalışanlarına öncelik verilsin, risk en aza indirilsin.
-Hijyen kuralları en katı şekilde uygulansın burada tavize izin verilmesin.
-Masalar arası sosyal mesafeye dikkat edilsin, uymayanlar cezalandırılsın.

[email protected]

www.facebook.com/necdet.buluz

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.