Ülkemizde gün geçmiyor ki beklenmedik, sıra dışı bir olayla karşılaşmayalım.
Ama bunların çoğu olumsuz nitelik taşıyor, taşımasa da uzun vadede sonuçta işe yarar görüntüsü vermiyor.
Örnek derseniz, bir Türkiye vatandaşının uzaya gönderilmesi. Bir vatandaşımızın uzaya gitmesi elbette gurur verici bir olay. Kendisi FETÖ kumpası mağduru mücadeleci saygın bir kişi. Fakat nasıl gitti? ABD ile uzay istasyonunda birlikte mi çalıştık, kendi uzay istasyonumuzu kurup oradan mı gönderdik? Bu soruların cevapları elbette hayır.
Peki havacı albayımız oraya nasıl gitti? Türkiye bütçesinden ilgili şirkete beş beş para sayılarak. Yani bizim paralarımız çar çur edilerek. Üstelik 55 milyon dolar. Tank-palet fabrikasına 50 milyon dolar veremezken. İki haftalık eğitim ücreti ise şimdilik bilinmiyor.




