150

Dünya yeni bir yıla hazırlanırken sabahımı aydınlatan bir video ile karşılaştım. Henüz yaşını bile yarılamamış bir bebeğin gülücüklerle ışık saçan yüzü beni hem çok mutlu etti hem de düşündürdü.

Bir zamanlar hepimiz bebektik. Büyümenin, öğrenmenin telaşındaydık. Kötülüğün ne olduğunu bilmiyorduk. Masumduk ve sadece sevgi istediğimiz için de dünyanın en romantik varlıklarıydık.

Yıllar geçtikçe, o saf masumiyetlerin nasıl bir çamura dönüştüğünü gördükçe “büyümeseydik hiç!” demişizdir hepimiz.

İnsanın insana yaptığı zulmün aslında kendisine yapılmış en büyük haksızlık olduğunu kavrayamaması çok ilginç. Suç önce işleyenin vicdanını yaralar, öfke ve nefret öz benliğinden uzaklaştırdıkça mutsuz olur. Bağıran insanın yüzü nasıl çirkinleşir, gülmek ise herkese yakışan insanın içini ısıtan, kirleri yıkayan bir eylemdir. Denemesi bedava.

Birisini kırdığınız, üzdüğünüz zaman önce tatmin olur sonrasında ise iç sızılarına teslim olursunuz haklı olsanız bile. Bu geçici rahatlık kendinizi sorgulamadığınız sürece yeni hatalara gebedir.

İnsanın en ‘kendisi olduğu an’ başını yastığa koyduğu andır. Eskiden ışıksız odalar kendi aynamız olmamızı sağlarken şimdilerde mavi ışıkla aydınlanıyor. Günümüzü karartan sosyal medya haberleri gecemize de göz dikti. Oysaki kendimizle hesaplaştığımız en değerli anlardır onlar.

Dünyadaki tüm sorunların temeli insanın açgözlülüğüdür. Şükürsüzlüğüdür. Adını anmak istemediğim hastalığım sırasında gördüklerim, sahip olduğum her şeyin ne denli değerli olduğunu hafızama kazımıştır. En ilginçlerinden birisiydi, aldığı ilaç yüzünden tırnakları dökülen bir genç kızın oje sürme özlemi.

Çocuk masumiyetini korumak bu vahşi sistemde elbette mümkün değildir. Canınız acıdı diye can acıtmak gerekli mi? Ben “Sana taş atana ekmek at” noktasında da değilim ama bilerek inciten taraf olmaktan söz ediyorum. Şimdilerde bu tavra “eziklik” deseler de ‘üzenleri hayatından çıkarmak’ iyi bir ceza değil mi?

Çocuklar büyüklerin vahşiliğini görerek ruhlarını kirlettiler. Kapitalizmin ve dünyayı cehenneme çevirmek isteyenlerin ellerinde bez bebek oldular adeta. Ne ailelerin ne de devletin başa çıkamayacağı bir noktaya koşuyorlar. Çünkü ilk derslerimizi aldığımız aileler çöküşte. Anne babalar da ya ekranlara kilitlenmiş, ya geçim savaşında..

Benim Kuzey’im, Allie’m, Ayliz ve Açelya’m, güzeller güzeli bebeklerim.. Sizleri vicdanlı, çalışkan ve bilinçli birer birey olarak yetiştireceklerinden emin olduğum anne babalarınızı umarım hiç üzmezsiniz. Umarım o saf tertemiz yüreğiniz hiç kirlenmez. Umarım her zorlukta ayağa kalkmasını bilirsiniz ve umarım her çocuk sıcacık yatağında karnı tok sırtı pek, anne babasının varlığı ile mutlu yaşar..

2026 talihli bir yıl olur inşallah. 2025’de dünya çocuklarının yüzü gülmedi. Küçük ve mutlu azınlık asla gösterge olamaz. Aç ve umutsuz uyandılar. Allah’ın onlara bağışladığı değerlerin farkında bile olamadılar. Bombalar en sevdiklerini aldı götürdü. Ellerinden, ayaklarından, gözlerinden oldu bazıları.

Ve insanlık sırça köşkünden sırf “dini tercihlerinden” dolayı iştahla seyretti parçalanmış bedenlerini. Ancak "İlahi Adalet" denen çark, bir gün herkes için dönecek, tecelli edecek. İnansalar da inanmasalar da..

Mutlu olmak için kısa süreli de olsa bebek masumiyetine dönmek gerek dostlarım. Beş duyunu kullanabilmek, içebilmek, yiyebilmek, yürüyebilmek ve daha neler neler bağışlanmış.. En temel ihtiyaçlar insanın rahatlaması için yetmiyor mu? An bize bunları sunarken ucundan da olsa karmaşadan kaçmak nasıl da mutlu ediyor insanı. İnsan budur aslında.

Yeni yılınızı en içten dileklerimle kutlarım. Bebeklerin gönüllerince büyüyebildiği bir dünyaya ulaşmak duasıyla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer Ekinci Micingirt 7 gün önce

Sıhhatli huzurlu nice yıllara hocam, ufkunuza sağlık. Çocuk şiirimle saygılar sunuyorum.
...
Çocuk/

Mevla'nın emâneti /
Babanın saadeti /
Yuvanın bülbülüdür ///

Annenin el emeği /
Göz nuru ve meleği /
Cennet kokan gülüdür ///

Şarkılarla yürüyen /
Rahmetini arıyan /
Meleklerin elidir ///

Miski amber tomurcuk /
Gözleri boncuk boncuk /
Ve bereket doludur /////

Ömer Ekinci Micingirt

Avatar
Ali KAYBAL 7 gün önce

Aytaç hocam, kaleminize yüreğinize sağlık. Yazılarınız daim olsun. İnsanların bam teline başmışsınız ama bunlara anlayacak maalesef insan türümüz yok. Bu nedenle katkı sağlayacağım yazım biraz uzun olabilir. Sizin çektiğiniz acıların ne tarifi var, ne de anlayanı var.. Bunları damdan düşmüş birisi olarak söylüyorum.
Maalesef sevinçleri paylaşılıyor da acıların paylaşımı yok bu ülkede.
Bu insanlar Allah'ın kitabına ters düştükleri sürece, bu viranelik devam eder gider.
Yaradan "Aklınızı kullanın" diyor, çünkü onunla sorumluyuz.
Yaradan "Okuyun" diyor. Bu da sadece kutsal kitabı okumak olarak algılanıyor.
Oysa ki "tabiatın okunması" lazım ki insanlar ondan bir şeyler öğrensin. Nitekim Kabil öldürdüğü kardeşi Habil'in defin işlemini bir kargadan öğrenmiştir.
Etrafımızdaki olayların okunması lazım. İnsanın her şeyi yaşayarak öğrenmesi mümkün değil. Bu nedenle yaşanmış olaylardan ders alması bilinmeli.
İnsan, hayatı okumalı, insan kendini okumalı..

Avatar
Ali KAYBAL 7 gün önce

(İkinci sütunu kullanıyorum kusura bakmayın);
Yunus ne diyordu: "İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir/
Sen kendini bilmezsen,
boşuna okumaktır.."...
Yani Kur’an'a uyulmadan yapılan her icraat boşuna okumaktır.
Bu gün devlet erkanı konvoylar halinde Cuma namazına gidiyor.
Hoca hutbede iken onları ikaz edip öyle iniyor;
“Allah size adaleti emrediyor" ...
Bu emre uymayan idarecilerin yönettiği ülke de elbet sersefil olacaktır.
Allah’ın ayetine uymamak haşa Allah’a baş kaldırmaktır.
Allah’a baş kaldıran insanların yönetiminde de bu döküntüler sergileniyor.
Can viran canan viran.

Avatar
Alper Şirvan 7 gün önce

Hepsinin bahtları açık olsun hocam. Umut ettiğimiz gibi bir 2026 diliyorum. Kaleminize sağlık. Sağlıcakla...

Avatar
Ayşe Demirci 7 gün önce

Teşekkürler hocam yeni yıl dünyaya barış,huzur, insanlara mutluluk sağlık getirsin inşallah

Avatar
Fatma karadede 7 gün önce

Aytaç hocam, nice mutlu yıllar sağlık ve sevgi dolu yıllara canım benim, sevgiler kalemine yüreğine saglık.

Avatar
Rüveyda 7 gün önce

Kalemine sağlık ablam o güzel yüreğine sağlık.
Çocuklar hep aynı güzellikte doğar.
Şekillendiren analar babalar ve öğretmenler.
Düşünüyorum sekiz kardeş aynı odayı aynı sofrayı paylaştığımız zamanlar
Hala Özlem’le birbirimize sarıldığımız anne ve babalarımızı rahmetle yâd ettiğimiz anlar.
Ama şimdilerde öyle değil anne internette, baba internette, çocuk elinin altındaki ile dünyada annesinin babasına ulaşamayacağı noktalara ulaşmış, dolayısıyla onlara saygı duymayan bir nesil çıktı ortaya. Anaya babaya saygı yok öğretmene saygı yok, çünkü çok bildiğini düşünüyor, dolayısıyla kendisine de saygısı yok. İşte sokaklar bu çocuklarla dolu..
Her çocuk çiçektir ama şimdi aile ocakları o çiçeği bir ahtapot gibi yetiştiriyor. Yalnız oyuncağı, eşyası bol ama ilgiyi sadece televizyondan ve bilgisayarından gören çocuk..
Ama ablam kimse suçu kabul etmiyor böylesine cahil anaların yetiştirdiği gençlik şu anda sokaklarda..

Avatar
Aytaç Yıldız Bozkurt 7 gün önce

Bir kez daha yeni yılınızı kutlar, çok değerli katkılarınız için teşekkür ederim. Saygılarımla..

150