ALPER ŞİRVAN yazdı: "Engelliler Ve Aileleri Bursa’dan Seslendi.."

Geçtiğimiz günlerde Bursa’da bir annenin engelli oğlunun hayatına son verip intihar etmesi hepimizi üzmüştü hatırlarsınız…

Bu üzücü gelişmenin ardından Engellilerin Haklarına Erişim Platformu’nun, engelli çocuğu olan aileler adına basına ve kamuoyuna geçen hafta yaptığı açıklamaya ilişkin haberi okumuştuk.

Bu hafta da engelliler ve aileleri 4 Haziran Salı günü saat 18.00’de Bursa Kent Meydanı'ndan bir basın duyurusu ve Anneler Çaresiz Kalmasın! çığlığı ile seslerini yükselttiler.

Hepimiz Suçluyuz başlıklı basın duyurusunda çok önemli noktalar var.

“Devletin kurumları, toplumun tüm fertleri, özel sektör, yerel yönetimler özel gereksinimli bireyler konusunda maalesef ayrımcı, empatiden uzak, yardıma muhtaç ve yeri geldiğinde sempatik bir bakış açısı içerisindeler.

İnisiyatiften öteye geçmeyen bu tutumları artık bırakın. Artık "MIŞ" gibi yapmaktan vazgeçin! Bizimle yol yürüyün ki, amaca hizmet edilsin! Ailelere ve çocuklarına gerçek hizmetler ulaşsın.

Biz yardım istemiyoruz, devlet kurumlarında ve özel sektörde yer alan konunun bileşenleri ile iş birliği yapmak istiyoruz ve bunun için yaşadığımız deneyimlerden yola çıkarak çözüm üretiyoruz.”

Çok haklı bir haykırış değil mi?

Bizde sosyal devlet dendiğinde genelde devletin maddi destek sağlaması anlaşılır. Bizim gibi ekonomik anlamda sorunlu ülkelerde bu önemlidir elbette. Fakat asıl iş, çocuğun doğumundan itibaren devletin tüm kurumları ve organizasyonuyla engelli çocuğu kucağına aldığında sudan çıkmış balığa dönen anne ve babanın yanında olmasıdır. Devlet gücünün bu tavrı, her türlü parti keyfiyetinden uzak, sadece sosyal devlet olma değil devlet olmavasfına da dahil bir olgudur.

Maddi destek dedim de…

Ülkeyi algılarla yönetenlerin bu konuda da yarattıkları algılar yok değil…

Kriterleri ile engellilerin sadece %20’sinin faydalanabildiği, günümüz ekonomik koşullarında devede kulak bile olmayan engelli ve engelli bakım maaşları ile övünen bir siyasi iktidar var.

Oysa para vermekle övünmek herhangi bir sosyal politikanız olmadığı anlamına gelmektedir. Para verip tüm sorumluluğu engelliye, ailelere yükleyince sorun çözülmüş olmuyor ne yazık ki… Hali hazırda çözüm bekleyen eğitim, istihdam, sağlık, ulaşım ve erişilebilirlik gibi problemler ne olacak? Herkese veriliyor gibi algısı yapılan birkaç bin lira ile çözülecek mi?

Son sözü Bursa’dan yapılan duyuruda yer alan ailelerin seslenişine bırakalım:

“Bursa'da bir anne, önce 31 yaşındaki engelli oğluna, sonra da kendi canına kıyarken biz neredeydik? Özeleştiri yapalım, devlet kurumları, yerel yönetimler, Bursa'da ve tüm Türkiye' de var olan iş insanları, aktivistler, komşular, akrabalar, ahbaplar neredeydi? Evet, maalesef hepimiz suçluyuz.

Hadi gelin elimizi taşın altına koyalım, o taşların altında ezilen Özel Gereksinimli Çocuklar ve ailelerine dokunabilelim. Emin olun hiç imkânsız değil.

Çözümleri biliyoruz; sadece birkaç tanesi

*Bakım Sigortası Yasası,

*İş Koçu Destekli İstihdamda devlet teşviki yasa tasarısı,

*Aileye, düzenli ve takipli psikolojik destek…

Belediyelerin inisiyatifine bırakılmadan, yasalar ile zorunlu hale getirilmeli. Çığ gibi büyüyen problemlerin vebali bir gün tüm toplumu altında bırakmadan, çok geç olmadan önlemimizi alalım…”

Tam da öyle…

Çok geç olmadan!

.

Haftanın Notu:

Politika dendiğinde akla gelen şey, siyasetle zengin olanlar değil, incelikli düşünülmüş, uzmanlar ve konunun tüm paydaşlarıyla birlikte yapılandırılmış kurumsal yöntem ve organizasyonların yönetenlerce hayata yansıtılması olmalı.

.....

Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

.....

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aytaç Yıldız Bozkurt 1 ay önce

Adalet ve vicdanın olmadığı yönetimlerde seslerin cılız kalması kaçınılmaz. Ama birilerinin haykırışları da o sessizliği böler bir gün umuduyla kaleminiz hiç susmasın değerli yazarımız..