Tesettür, örtünmek, kuşanmak; başkaları ve insan için zararlı olan şeyler ve haller ile kendisi arasına perde, engel koymak, uzak durmak, bir şeyin içinde veya arkasında gizlenmek anlamına gelirken, günümüzde kavram olarak, araçları ve ölçüleri dinen belirlenmiş ve sadece kadınlar için geçerli olan örtünme yükümlülüğünü ifade etmektedir. Kelimenin kökünü oluşturan setr, örtmek, gizlemek, engel olmak gibi manalara gelir. Aynı kökten sitr, gizlenmeye yarayan engel, perde gibi şeyler için ve çekinme, korku, hayâ anlamında kullanılır. Yine bu kökten türeyen seter ise kalkan anlamında olup, kendisini koruyan, demektir!

Günümüzde, tesettür sadece kadınlar için geçerlidir yanılgısı hâkim olduğundan ağırlıklı olarak tesettür emri kadına dayatılan baskıya dönüşmüştür. Kadın, Allah’ın emri üzerine yaşamak için zaten yapması gerekeni yerine getirecek ve tesettüre girecektir ama erkeğin bu konuda kraldan çok kralcı olup, kadını aşırı baskı ve zorlaması sonucu ortaya iki durum çıkmaktadır. Birincisi, erkeğin kendi tesettürünü yerine getirmeyip bunu kadın ile örtmeye çalışması, ikincisi ise aşırı zorlamanın, tesettürü sadece saçların örtülmesi haline getirmesidir. Nur suresi 30-31. Ayeti kerimelerde,

İnanan erkeklere söyle, gözlerini kendilerine helal olmayandan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, bu hareket daha temiz ve daha erdemlidir sizin için. Şüphe yok ki, Allah ne işlerseniz hepsinden haberdardır. İnanan kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar ve açığa çıkanlardan, görünenlerden başka ziynetlerini göstermesinler ve örtülerini, göğüslerini örtecek bir tarzda omuzlarından aşağıya doğru salsınlar; kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babasından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut Müslüman kadınlardan, yahut kendi malları olan kölelerden, yahut erkeklikten kesilmiş veya kudreti olmayan erkek hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların gizli hallerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başka erkeklere ziynetlerini göstermesinler; gizledikleri ziynetler, bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar ve tövbe edin hepiniz Allah'a ey inananlar da kurtulun, erin muradınıza.

denilerek ifade edildiği gibi tesettür, erkek ve kadın için emir olup aslında insan için insanlık adına yapılması gereken yaşam tarzıdır. Bu sebeple helal olmayandan sakınmak yani uzak durmak yani helal olmayanı yapmamak, Allah’ın yasaklarından uzak durmak insan için emir olup tesettüre bürünmektir. Bunun erkek ya da kadın için diye ayrımı yoktur, müslüman olup olmama ayrımı vardır. Her müslüman ister erkek olsun ister kadın, Müslümanca İslam’a uygun yaşamakla ve yasaklardan uzak durmakla yani tesettüre girmekle yükümlüdür.

Kadının iffetli yani namuslu, şerefli ve ahlâklı olma hali erkek için geçerli değil mi? Tesettür sadece kadına ait saçını örtmek ise saçını örten kadın yasaklardan uzak durmayıp, haram içindeyse ve iffetli değilse de tesettürlü olmuş olabilir mi veya erkek, namussuz, şerefsiz, ahlaksız da olsa olabilir mi? İşte bu sorulara verilecek cevap kişinin Müslüman yaşantısına dahil olup olmadığının göstergesidir.

Şimdi, bu anlatımla denilebilir ki, “Ayet kadının saçını ve vücudunu örtmesi gerektiğini söylüyorken, kadın örtünmesin mi?” Kadın, kendi isteği ve inancı doğrultusunda tabiki örtünecektir ve bu onun kendisini haram gözlerden muhafaza etmesidir lakin tesettür sadece kadının örtünmesi ve bu örtünmesinin saçla sınırlı olmamasındadır. Bu yüzden,

Saçın ve bedenin tesettürü gibi gözün tesettürü, aklın tesettürü, kulağın tesettürü, düşüncenin tesettürü, dilin tesettürü ve en önemlisi kalbin tesettürü de vardır!

Gözün tesettürü, harama gözleri kapatmak yani harama bakmamaktır ki gözün görme sıfatının vücudu oluşundan gelen görmenin tesettürü devreye girer. Göz bakılanı görürken görmek bakılana yapılan yorum olduğundan insan kendisini zulme sokacak her şeyi görmekten sakınmalıdır ki tesettür emrine itaat etmiş olsun. Buna, gelip geçici dünyalıklar ve emmare için ego için emmareyle, egoyla bakmak denilir. Tesettür bakışın ahlaklı oluşudur. Aklın tesettürü, akletme özelliğiyle haramlardan yana çalışmaması olup, aklımızı ancak Allah’a kulluk etmek için yaratıldığımızdan sadece Allah’a kulluk yapabilmekte çalıştırmak, dünyevî yaşam içinde beşerî sorumluluklarımızı yerine getirirken adaletle, kulluğu nefsanî çıkarlar için terk etmemektir. Kulağın tesettürü, bizi Allah’ın kulluğundan uzaklaştırıp zulmaniyete, günaha sokacak davetlere tıkamak yani o davetlere uymamaktır. İnsan, emmaresinden, egosundan yana işitiyorsa ve duydukları doğru da olsa duyduğuna yaptığı yorum yanlış olacağından emmareye ve egoya kulağı tıkamak, kulağın yani işitmenin tesettürüdür. Düşüncenin tesettürü, kendimiz de dahil cemadat olsun nebadat olsun mahlûkat ve insanlar olsun yaratılmış hiçbir şey için kötü düşünmemek, kötülüğünü istememektir. Bilinmelidir ki İslam, tüm insanlığa gelmiş barış dini olup kendi güzelliğini ve barışı İslam mensubu müslümanlardan göstermektedir. Bu, düşüncede kötülüklerden, zulümden arınmayla, güzelleşmeyle mümkündür. Yaratılmış her şeye saygısı ve sevgisi olan müslüman, İslam’ın aynasıdır ki düşüncenin tesettürü budur. Dilin tesettürü, bizden kötü kelam çıkmamasıdır. Dilinde küfür olan, hakaret olan, küçümseme olan, kötüleme olan, zikri ve muhabbeti emmaresi, egosu, dünyalık mal mülk, makam, para gibi dünyalıkların zikri olanın dil tesettürü yoktur. Kalbin tesettürü, insanın sevme özelliğini egosundan, emmaresinden, dünyalıklardan alıp Allah’a yöneltmesidir. Sevgi, diğer tüm sıfatlar ve hisler gibi Allah’ın insana, Kendisine kulluk yapabilsin diye verdiği emanettir. Bizler bu emaneti gayrılara yönelttiğimizde emanete zulmetmiş olurken aslında kalbin tesettürüne bürünmediğimiz için kendimize zulmetmiş olmaktayız.

Tesettür, kadın olsun insan olsun sadece bedenin bir bölümünün bir örtüyle örtülmesiyle sınırlı olmayan, insanı Allah’ın emir ve yasakları üzerine kılarak kulluk kapısından geçiren büyük bir olgudur. Tesettür, sonu hüsran olan, imansız sürdürülecek yaşam tarzından uzak durup kulluk yaşamıdır. Yalandan, dolandan, hileden, kandırmaktan, hak yemekten, çalmaktan, görevi ve makamı kişisel çıkarlar için kullanmaktan sakınıp kendimizi muhafaza etmektir. Yok öyle, dünyevî ve kişisel çıkarlar için yaşarken her türlü emri hiçe sayıp yasaklar ve haramlar içinde ibadet ederken bile ibadetin Allah’a küfür olduğu hallerde bulunup, tesettür diye kraldan çok kralcı olup kadının insanlığını elinden almak! İslam, kadın ve erkek insanı insanlığına yüceltmek için Allah’ın insanlara ikram ettiği kutsî ve manevi değerdir. Bu sebeple, “İnsanî olmayan hiçbir şey ve uygulama İslamî olamaz!”

Bir insan, kadın veya erkek fark etmez, bedenini örtüyorken aynı zamanda da yalan söylemiyor, çalmıyor, hak yemiyor, dolandırmıyor, görevini ve makamını kötüye, kişisel çıkarlarına kullanmıyorsa, haramlardan uzak duruyorsa işte o zaman tesettüre bürünmeye başlamıştır çünkü kulluk için tüm bunlar kapıyı açmaktır. “Evlere kapılarından giriniz” emri gereği Allah’ın kulu olmaya da kapısı açılınca girilir.

Tesettür bizlerin Allah’a kulluk olan kendimizden ve her yüzden dünyada yaşarken Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet edip bu şehadet üzerine yaşamanın gereklerinin arasında olan olgudur. Tesettüre bürünenin şehadeti olur, şehadeti olan tesettür sahibidir. Henüz şehadeti olmayanlar, layıkıyla tesettüre bürünememiş olanlardır.

www.ozkangunal.com

[email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Özkan GÜNAL 5 gün önce

Günahına tövbe etmeyip ısrarcı olanın sonu hüsrandır.

Avatar
Ahmet DEMİR 5 gün önce

Zina yapan erkek veya kadının Allah katında hükmü nedir?

Avatar
Ahmet DEMİR 2 gün önce

İnsan birşeyin yasak olduğunu bile bile yapar o zaman. Nasıl olsa tövbesi var? Allah'ı mı kandırıyoruz kendimizi mi?

Misafir Avatar
Özkan Günal 1 gün önce @Ahmet DEMİR

Verdiğimiz cevabı tekrar okuyun ve lütfen anlamak için okuyun! Tövbe etmek bir daha yapmamakla mümkündür!

Beğenmedim! (0)