2002 yılında inançlı kesim ‘bunlarda Erbakan Hoca’nın talebesi,’ diyerek AKP’yi iş başına getirdi. Hatta kendileri ‘biz Erbakan’ın talebesiyiz, Erbakan’ı cumhurbaşkanı yapacağız,’ diye oy istediler.

Aradan 15 yıl geçti. Bu zaman diliminde Türkiye’de bir çok olumlu işler yapıldı. Her yer yol oldu. İstanbul 3. Köprüsüne, Marmaray’a kavuştu. Bursa’mızın yapılan olumluluklardan pek de faydalanabildiğini söylemek mümkün değil gerçi, ama yine de bir takım çalışmalar var.

Bakalım ne derece iyileşmiş hayatımız.

Eğitimde sürekli sabitlenemeyen bir değişim söz konusu, iyi mi yapıyoruz, kötü mü eğitimciler bile anlayamıyor/anlatamıyor.

Hastanelerde sistem değişikliği yapıldı, doktorlar dahil herkes sömürülmeye başlandı.

Elektrik, 15 yıl önce bir ay yazılıyor diğer ay ödeniyordu. Yani bir yılda 6 fatura ve sabit ücret ödüyorduk. Şimdi 12 fatura ve sabit ücret öder olduk. 10 yıl önce seçim propagandalarında ‘elektriğe hiç zam yapmadık’ sloganları da atılmıştı. Oysa durum bu.

Nasıl Allah’ın nimetleri sınırsız bizim ihtiyaçlarımız sınırlı ise, örnekleri her sektörden vermek mümkün ancak bizim yazımız da kelimelerle kısıtlı.

Eğitimde bedava kitap uygulaması, hastalara evde bakım hizmeti, hasta yaşlı engellilere maaş ödemesi, yapılan yollar hepsini topluyorsunuz, bir yılda faize ödediğimiz rakam kadar tutuyor. Her hafta bir tır dolusu külçe altını faize ödemekteyiz.

Peki 15 yılda faize ne kadar ödedik? Tam 250 Milyar Dolar!

Yanlış okumuyorsunuz rakam doğru. Kaç Osmangazi köprüsü, kaç Marmaray, kaç köprü yapılır, hesap ortada. Bu parayla tüm Türkiye’yi tekrar inşa ederiz.

Diyorlar ki yol-su, şu bu… yapıldı, bunların hepsini toplayın ne kadar yapıyor.

Tüm ders kitapları, yol yapımına harcananlar, doğum ölüm paraları, yaşlılık engelli ödemeleri, nişanlı parası, topluyorsunuz 15 yılda 50 Milyar Dolar yapıyor.

Başka bir şekilde hesap yaparsak, birisi sizin cebinize 50 Milyar Dolar koyuyor, diğer cebinizden 250 Milyar Dolar alıyor. Şayet siz izin vermiyorsanız hırsızlık yapıyor.

Temel yanılgıya bir örnek daha verelim;
Yakın tarihimizde Türkiye bir 28 Şubat yaşadı. 28 Şubat’ı canlı yaşayan kişiler AKP içerisinde de var. Konuyla ilgili bir çok dosya ve mahkeme süreci yaşandı. Şu anda 28 Şubat beşli çetesinden tutuklu kimse kalmadığı gibi, hüküm giyen de olmadı. Yani adeta 28 Şubat AK’landı.

Peki 28 Şubat neden yapıldı. Fadime Şahin, Müslüm Gündüz için mi? Yoksa Ali Kalkancı’ya mı?

Perde önünde karagöz/hacıvat oynatılırken perde arkasında havuz sistemi denk bütçe, uluslar arası alış-verişte dolar kullanılmaması bir ay gibi kısa sürede yeni dünyanın çekirdeği D 8’in kurulması aslında gerçek sebeplerdi.

Şayet 28 Şubat başörtüsüne sarığa sakala yapılmış olsaydı diğer Müslüman ülkelerde mesela, Suudi Arabistan’da yapılmalıydı.

Buradan anlıyoruz ki 28 Şubat bize gerçek gerekçeleriyle anlatılmıyor.

Tüm bu belirttiğimiz ekonomik verilerin yanında ayrıca ülkemizin satacak bir şeyi de bırakılmadı, Bu nedenle bakan Mehmet Şimşek, ‘özelleştirme dairesini kapatmayı düşünüyoruz, çünkü satacak bir şey kalmadı,’ açıklamasını yaptı.

Temel ve tarihsel yanılgı maalesef tüm Türkiye’yi olumsuz etkilemiş durumda…
Güncel yanılgı bir başka sefere kaldı. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.