Nasrettin Hoca bir ağaca çıkmış. Oturduğu dalı kesiyor.

Oradan geçen vatandaş;

“Hoca böyle düşersin” demiş.

Hoca kesmeye devam etmiş. Ağaç kesilince de yere düşmüş.

Hemen o adamın peşinden koşmuş. Yakasından tutarak,

“Sen benim düşeceğimi bildin, şimdi ne zaman öleceğimi de söyle” demiş.

Aklı olan insan için,

İzan sahibi insan için olaylara bakıp karar vermek yeter.

..

Rahmetli Başbuğ’u anma toplantısında meydana gelen hazin olay,

Kendi bindikleri dalı kesenleri gösterdi.

Bizim bu zamana kadar kazandıklarımızın hoyratça harcandığını gösterdi.

Nereden hani,

“Ne olursan ol yine gel” diyen Mevlana duruşunuz.

Ne oldu,

“Yaratılmışı severiz Yaradan’dan ötürü” diyen Yunus Emre görüşünüz.

Ne oldu,

“Eline beline diline sahip ol” diyen Hacı Bektaşi Veli davranışınız.

Nerede,

“Dili dini rengi ne olursa olsun iyiler iyidir” diyen Hacı Bayramı Veli düşünceniz.

Ne oldu,

Türklüğü ve İslamlığı dünyaya yaymaya çalışan Ahmet Yesevi felsefenize de;

Başbuğun anıldığı bir toplantıyı basarak,

Dün aynı çorba tasına kaşık salladığın kardeşine, arkadaşına,

Küfürler ederek elindeki sopayı başına indirirsin.

Bu haliyle mi gideceksiniz Turan’a.

Daha kendi içinde birlikteliği sağlayamayan insanlar mı götürecek bizi Turan’a?..

Sen o partiden,

Ben bu partiden,

O partide ülkücülük yapılmaz,

Bu partiden başka yere gidemezsiniz,

Gibi söylemler sadece hamaset ifadeleridir.

Akıldan ve izandan uzak, batırıcı ifadelerdir.

Sizin verdiğiniz paye ile Ülkücülük olmaz.

Sizin söktüğünüz yaftalarla da Ülkücülük alınmaz.

..

Particilik başta ki takke gibidir.

İstediğin yer ve zamanda çıkar.

Ülkücülük başın içindeki bir fikirdir.

Baş yere düşmeden Ülkücülük çıkmaz.

..

Şimdi Avrupalı “Peygamberi anma toplantısı” yapsa gidip orayı basacak mıyız?

Almanlar “Başbuğu anma toplantısı yapsa” orayı basacak mıyız ?

Bu gün dünyanın bir çok yerinde “Büyük Bozkurt Atatürk’ün heykelleri var” gidip onları yıkacak mısınız ?

..

Bu kavgayı Başbuğ Türkeş’i korumak adına yaptığınızı söylersiniz de,

onun sözlerine bakıp yaşar mısınız?

Onun sözlerini kendinize ne kadar şiar edindiniz ki onun adına toplantı basarsınız.

Başbuğ Türkeş ;

“Ülkücü ülkücünün öz kardeşidir. Ülkücünün kanı ülkücüye haramdır” diyor.

Bu sözün kaynağı İslam’dır. Karşılığını bir hadisi şeriften almıştır.

Hadisi şerifte :

“Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona hiyânet etmez, yalan söylemez ve yardımı terketmez. Her müslümanın, diğer müslümana ırzı, malı ve kanı haramdır. Takvâ buradadır. Bir kimseye şer olarak müslüman kardeşini hor ve hakir görmesi yeter.” Tirmizî, Birr 18

Şimdi Ülkücü olduğunu söyleyip de,

Toplantıyı basanlar,

Kardeşinin başına sopayı indirenler,

Bu söz karşısında sizin yeriniz ve dereceniz nedir?

İslam’ı ne kadar yaşıyorsunuz?

Ülkücülüğü ne kadar taşıyorsunuz?

Yazık ediyorsunuz.

Nasrettin Hoca’nın yaptığı gibi sizin düşeceğinizi görmek o kadar da zor değil.

Allah feraset versin.

Ülkücülüğü hakkı ile yaşayanlardan eylesin.

Lafla peynir gemisi yürümüyor.

Öyle toplantı basmayla, adam dövmeyle Ülkücülük olmuyor.

Geriye dönün ve Ahmet Yesevi hikmetlerini öğrenin.

Ahmed Yesevi, “Hikmet”lerinde yalnız İman ve İslam’ı, İslam ibadetlerini ve bazı muamelatı öğretmekle kalmamış, çevresindekilerin yüreklerini Allah sevgisiyle bezemiş, İslam büyüklerine, başta Peygamberimiz olmak üzere, duyulması gerekli saygı ve sevgiden söz etmiş, Türk-İslam ahlak unsurlarını birleştirip bütünleştirerek çevresindekileri eğitmiş, hayatın bütün zor şartlarına dayanıp yaşama gücü aşılamıştır. Özellikle de Anadolu’ya gidenlerin bu bilinçle ve bir ideal uğrunda “Kızılelma” için yola çıkışlarını sağlamıştır. Bu çıkış bugün bize Anadolu’yu getirmiştir. Siz de “Turan”ı getirecekseniz, bunlarla donanacaksınız.

Sizde Ülkücü olarak bunlardan hangisi var?

Bu soruyu kendinize bir sorun bakalım.

..

Ülkücülük kulun kapısında kul olmak değildir.

Ülkücülük Allah’ın indinde kul olmaktır.

..

Eğer bugün bunları size hatırlatmazsak, yarın Allah indinde sorumluluktan kaçamayız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.