Büyük umutlarla Avrupa Futbol Şampiyonası’na giden futbol takımımız, yaptığı üç karşılaşmada da yenilmiş ve sıfır puanla ülkemize dönmüştü. Bu maçlarda 8 gol yemiş ve sadece bir gol atmıştı. Alınan bu sonuçlar toplumu üzmüştü çünkü futbol, ülkemizde kitlelerin en çok sevdiği ve üzerinde çok konuştuğu spor dalı olma özelliğini korumaktadır.

ARA REKLAM ALANI

Yaşı geçmiş yabancı sporcu cenneti olan ülkemizde genç yeteneklere önem verilmemekte ve gelişmeleri için emek harcanmamaktadır. Yabancı futbolculara, antrenörlere ve aracılara verilen paralar yerine, birçok genç yeteneğin elinden tutularak, büyük atılımlar yapılma olasılığı vardır. Ancak büyük bir ticaret haline getirilen futbol dünyada ve ülkemizde yüksek paraların dönmesine neden olmaktadır. Durum böyle olunca özellikle ülkemizde bu işlerden büyük çıkar sağlayanlar yüzünden alt yapıya önem verilmemektedir.

Üstelik artık ülkemizde siyasi iktidar özellikle profesyonel futbolun da içine girerek, her türlü karara karışmaktadır. Canlı yayından tutun, hakem atamalarına, maç sonuçlarına, disiplin işlemlerine kadar spor siyasileştirilmiştir. Her türlü alınan tutarsız ve çelişkili kararlarla, spor siyasetin tekeline sokulmuştur. Siyasi iktidar, 19 yılda ülkemizi her konuda geriletmiş ve karanlığa sürüklemiştir.

Futboldaki bu başarısızlığa karşın Tokyo Olimpiyatları’nda 2 altın, 2 gümüş ve 9 bronz olmak üzere toplam 13 madalya ile 35. sırada yer alan Türkiye’nin başarılı olduğu söylenebilir. Türk milleti olarak içimizi yakan ormanlarımızdaki yangınlar büyük üzüntü verse de, olimpiyatlardaki bu sonuçlar içimize az da olsa su serpmiştir. Okçuluk, kadın boksu, jimnastik, güreş ve karatede aldığımız madalyalar son derece önemlidir. Bunların yanında başta voleybol, yüzme ve artistik jimnastikte madalya alınamasa bile büyük başarı görülmektedir. Ancak 85 milyon nüfusuyla ülkemizden her dalda başarılı sporcu çıkmaması üzücüdür ve büyük ihmaldir. Belki bundan sonra amatör spor dallarına daha çok önem verilir ve yatırım yapılır. Sporun sadece futbol olmadığını öğrenmek zorundayız. Sporda her zaman umut vardır, düzenli çalışıp, iyi motive olursak başarıların artarak süreceği bilinmelidir.

Bunun yanında olimpiyatlardaki başarıyı sahiplenmek isteyen siyasilerin tutumu da düşündürücüdür. Siyasi iktidar başarılı sonuçları propaganda aracına dönüştürmek için türlü yollara başvurdu. Olimpiyatları yayınlayan TRT sunucuları sık sık “sayın cumhurbaşkanımızın sayesinde, sayın spor bakanımızın destekleriyle” söylemleri yağdanlığın da ötesindeydi.

Siyasi iktidar ve yandaşları, Türkiye’nin olimpiyat tarihi boyunca en çok madalya aldığı ve en başarılı olimpiyatını yaşadığını söylemektedirler. 1948 yılında yapılan Londra Olimpiyatları’nda 12 madalya almıştık. 73 yıl sonra Tokyo Olimpiyatları’nda 13 madalya alınması başarı sayılmalı mıdır? 73 yıl önceki nüfusumuz, eğitim seviyemiz ve teknolojik olanaklarla bugünleri kıyaslamak, bize nerede olduğumuzu göstermelidir.

Siyasi iktidar orman yangınlarında, sel olaylarında, eğitimde, tarım ve hayvancılıkta, küresel salgın sürecinde, hukuka karşı tutum ve davranışlarda, tüm ekonomik verilerde, işsizlik, açlık ve yoksullukta çok kötü bir tutum izlemiştir ve izlemeye devam etmektedir. Olimpiyatlardaki sporcularımızın başarıları ile kendilerine itibar sağlayacaklarını sanmak ise aymazlıktır. İhanet olarak açıklanan eylemlerin sahipleri artık ne yaparlarsa yapsınlar itibar sağlayamaz.

Sıkıntılı süreçlerde ülkemize madalya kazandıran, olimpiyatlara katılım gibi önemli görevi yerine getirerek büyük emek harcayan, bizleri gururlandıran tüm sporcularımıza teşekkürlerimizi sunmak önemli bir yurttaşlık görevidir. Her konuda başarıya ve aydınlık günlere ulaşmak için çok çalışmamız gerektiği bellidir. Büyük önderimiz Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” sözü başarı için bize yol gösterecektir.

16 Ağustos 2021

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.