Günümüzde göğüsleri yeteri kadar gelişip büyüyen (neredeyse) her kadınımız, uzmanlar tarafından “sürekli pompalanan korku ve yapılan telkinler sonucu” sanki meme kanseri olmak zorundaymış gibi bir düşünceye kapılarak, meme bölgesinde kitle arar hale geldi.

Tabi ki “memede oluşan kitlenin oluş nedenlerini ve kitle çeşitlerini bilmedikleri” içinde, (meme bölgesinde) herhangi bir sertliğe denk geldikleri zaman “başka bir ihtimal düşünüp alternatif aramadan kanser olma korkusuna kapılarak” telaşla yapılan her işleme rıza gösteriyorlar.

Halbuki meme de tespit edilen kitleler her ne kadar kanserin önemli bir bulgusu olarak kabul edilse de “çoğunlukla kanserle ilgisi olmayan (iyi huylu) meme hastalıklarına işaret ederler.” Bu nedenle tüm kadınlarımızın memede kitle oluş nedenleri ve kitleler hakkında doğru ve yeterli seviyede bilgi sahibi olmaları gerekir.

Genel olarak “memenin herhangi bir bölgesinde normal dokularına göre anormal şekillerde görülen şişlik, sertlik, yumru ya da kabarıklık gibi parçacıklara kitle adı verilir” ve “memede görülen bu kitlelerin belki de %80’i kanser olmayıp, basit kistler, yağ bezeleri veya iyi huylu tümörler olarak adlandırılan kitlelerdir.” Bu kitlelerin oluş nedenlerini kısaca sıralayacak olursak:

*Kadınların “anne karnından itibaren muhatap oldukları,” sigara, alkol, çamaşır suları, deterjanlar, kimyasal ilaçlar gibi ağır toksik maddeler ayrı ayrı kitle oluş sebepleridir.

*Doğum kontrol hapları gibi kimyasal hormon kullanan veya herhangi bir yaşta hormon takviyesi gören kadınların “meme dokusu içinde kanserle ilgisi olmayan” içi sıvı dolu kitleler oluşabilmektedir ve bu kitlelere yaygın şekilde rastlamak mümkündür. Ancak “sürekli doğum kontrol hapları kullanmak kanser riskini artırmaktadır.” (Samuel S Epstein -Kanseri Başlamadan Durdurun – Shf 41)

*Memede “kitle kontrolü amacıyla” kadınlara belirli aralıklarla yaptırılması tavsiye edilen “mamografi ile sık sık tarama yaptırmak başlı başına kanser nedenidir.” Çünkü yüksek basınç altında memelerin sıkıştırılması ve yoğun radyasyon verilerek yapılan bu tarama sonucu, kadınlar hem yüksek radyasyona maruz kalmaktadır hem de “henüz tespit edilmemiş varlığından haberimiz olmamış (çok küçük) pasif haldeki meme kanseri hücrelerinin” içinde ki ve etrafında ki “kılcal kan damarlarının koparılması sonucu habis hücrelerin başka bölgelere de ölümcül şekilde yayılmasına neden olabilmektedir.” (Samuel S Epstein -Kanseri Başlamadan Durdurun – Shf 13)

*Sürekli kullanılan talk pudrası kullanımı ve meme implantları kanser riskini artırmaktadır. “İmplant veya silikon meme protezlerinin uzun süreli kullanımı neticesinde habis tümörlerin gelişme ihtimali yüksektir.” (Samuel S Epstein -Kanseri Başlamadan Durdurun – Shf 44-48)

*Genetik değişikliğe uğratılmış Anti-Agining tedavileri, evde kullanılan temizlik ürünleri, yiyecekler ve içeceklerde koruyucu adı altında kullanılan katkı maddeleri, hayvanlarda özellikle tavuklarda kullanılan hormonlar, kozmetik ürünler ve kişisel bakım ürünleri “memede kitle oluş nedenidir.” (Samuel S Epstein’in -Kanseri Başlamadan Durdurun adlı eseri)

* Genelde ergenlik çağında ve sonrasında (15-35 yaş aralığında) ki genç kızların memelerinde sıklıkla büyüme görülebilmektedir. Yedikleri abur cuburlar, sağlıksız beslenme ve muhatap oldukları kimyasal toksinlere bağlı olarak gelişen, memede büyümeye neden olan ve “Fibroadenom adı verilen bu küçük tümörler genelde iyi huyludur ve meme kanserini arttırması gibi bir durum söz konusu değildir.”

*Aynı iyi huylu yuvarlak tümörler (Fibroadenom)  kadınların menopoz öncesi dönemlerinde de oluşabilmektedir ve bu “kitlelerin kanserle bir ilgisi yoktur.”

*Meme dokusuna gelen “fiziksel darbeler meme içindeki yağ dokusunda hasar meydana getirerek,” meme içinde “kitle gibi hissedilen yağ dokusu nekrozuna yol açar.” Ortaya çıkan bu nekrozların ise düzensiz ve sert olduğu gözlemlenebilmektedir. Genelde “kendiliğinden geçer ve cerrahi müdahaleye gerek olmaz.” Memenin şeklinde değişiklik yaratacak “bir büyüme söz konusu olduğunda ise” bu durumun lipoma’nın (yağ bezesi) habercisi olduğu ve herhangi bir tedavi gerektirmeyeceği akla getirilmelidir…

Not: Konunun hazmedilerek bir gurme titizliği ile okunup anlaşılması için kısa tutuyor ve devamını gelecek makaleye bırakıyorum. Toksinler hakkında detaylı bilgi sahibi olmak isteyenler “Kanserle Savaşırken Öğrendiklerim” adlı kitabımı “PDF olarak ücretsiz indirip okuyabilirler…”

Yeni haftanın sağlık bilincimizin çoğalmasına vesile olması umuduyla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.