150

Bu işi Devlet Bahçeli başlattı. Başlatırken de söylediği önce “terörist başı” sonra “kurucu önder” durumuna terfi ettirdi söylemiyle.. Gelsin mecliste de konuşsun. Dem’in grubunda konuşsun. Terör örgütünün kendi kendini fes etmesi gerektiğini açıklasın. Teraziyi böyle, dengeyi böyle kurdu. Buna karşılık da umut hakkından yararlansın. Yani Devlet Bahçeli'nin başta söylediği bu.. Şimdi de yine bunu söylüyor.

Umut hakkı ne? Umut hakkı 25 yılını elbette ki değerli arkadaşlarımız biliyorlar ama izleyicilerimizden belki bilmeyen vardır. 25 yılını dolduran mahkûmlar 25 yıl sonra iyi halleri görülürse durum değerlendirmesi yapılarak yeniden değerlendirilir. Salı vermeye kadar gidebilir. Ancak yasamızda bir hüküm var. Bu hükümde aslında idamdan kurtulduğu için şükretmesi, sevinmesi ve Türk toplumuna saygılarını sunması gereken APO, mahkûmiyeti “ağırlaştırılmış müebbet” olduğundan onların böyle bir hakkı yok. İçeride kuzu kuzu gibi otursalar hiç terör örgütüne, terör işlerine falan karışmasalar bile böyle bir hakkı kullanmak yasamızda yok onlar için.. yapılmak istenirse yasa değiştirilecek, değiştirilir. Ceza kanunu değiştirilir. Yani yasa açısından olabilir. Tabii mecliste çoğunlukları var. O çoğunluklarına güvenerek böyle bir şey yapabilirler. İşin bir yanı bu. Bir yanı da peki bu toplum bunu kabul edecek mi?

Önce şunu söyleyeyim. Kürt Kürt deyip durdukları ülkemizin Kırmançi ve Zazaları böyle bir durumu çoğunlukla kabul edecekler mi? Sonra bu ülke için canlarını ortaya koyan, mücadele eden Korucular, korucu aşiretleri. Onlar da çok şehit verdiler. Onlar bunu kabul edecek mi? Ayrıca 50.000 kişinin katilinin böyle bir olanaktan yararlanması, kamu vicdanında kabul görecek mi? Bunlar yok mu sayılıyor?

En kestirmeden söyleyeyim. Vaktiyle Türk ulusunu mozaik gibi düşünen birisine karşı MHP'nin Kurucu Genel Başkanının Alparslan Türkeş'in “ne mozayiği ulan” aynen bu ifadeyle dediği unutuldu mu? Yani Türk ulusu içinden ayrı bir ulus çıkarıp ayrı bir ulus çıkarmakla yetinmeyen, daha birçok ulus çıkaracağını söyleyen, ortaya koyan bir akımın, işte DEM, hala söylüyor bunu.

Bugünkü MHP genel başkanı bunları söylerken acaba milliyetçi, bakın partinin adına bakın, Milliyetçi Hareket Partisi.. Üyeleri, ne olursa olsun partinin başında kim olursa olsun yine de bizim partimizdir. Üç hilali görünce dayanamıyorum. Gidiyorum ben sandıkta ona oy veriyorum.. İşte, bugünkü liderimiz odur, yok bilgedir... falan diyen MHP'liler aynaya bakabilecekler mi?

Ya bu konu öyle soğukkanlı konuşulacak bir konu falan değil.

Yani yıllardan beri söylüyorum ve diyorum ki şimdi bana inandınız mı? İnanmadıysanız sizi hiçbir şekilde inandıramam.

Diyorum ki Alparslan Türkeş bana söyledi. Ramis Ongun'a söyledi. Yılma Durak'a söyledi. Yaşar Okuyan’a, bildiklerim, güvendiklerine söyledi. Oğlu Tuğrul'a söyledi. Tuğrul Türkeş'e söyledi. Dedi ki “Devlet Bahçeli ülkücü ve MHP'li değildir. Onu görevlendirdiler. Ben onu kullanıyorum. Onu uzaklaştırırsam bilmediğim birisini görevlendirirler”.. Dedi. Ben bunu yıllardan beri açıklıyorum. Gitti ilgili kuruluştan belge getirdi. Bizim üyemiz değildir diye ya da bizim memurumuz değildir diye. Ben memur demedim ki. Rahmetli Türkeş de memur demedi. Söylediği başka bir şey. Şimdi anladınız mı dediklerimi?

Ey MHP'liler, ey Ülkücüyüm diyenler.

Şimdi benim ne demek istediğimi anladınız mı? Anlamadıysanız ömür boyu siz hiçbir şey anlayamazsınız.

Hala anlamadınız mı?  Asıl hitap etmek istediğim, içim yanıyor benim çoktan.. Bu günkü MHP ile bir ilgim yok. Ama işin başka bir gerçeği var. Ben Alpaslan Türkeş'le 21 yaşımdayken, üniversite son sınıf öğrencisiyken Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ne yapılan törenle girdim. Onun isteğiyle de Gençlik Kolları Genel Başkanı olduğum 2,5 yılda gençlik kollarını düzenledim, kurdum, yaygınlaştırdım. Sonra 10 yıllık Kaymakamlık döneminde de yine belki yanlış da yaptım ama, partiye katkıda bulundum. Kaymakam iken de..

Kaymakamlığım bitti. Alpaslan Türkeş'in isteğiyle, Eğitim, Koordinasyon ve Endoktrinasyon Yüksek Kurulu Başkanı olarak görevlendirildim ve  ikinci adam olarak yani örgütün ikinci adamı olarak yargılandım. 33 ay yattım aklandım, çıktım. Hep aklandık.

Dolayısıyla bu niteliklerimle bu sözleri söylemek benim hakkım.. Hakkımı kullanıyorum.

Hakkınız yok böyle bir hareketi bu hale getirmeye..

Hakkınız yok..

Bu nedir bu? Bu görevi, Devlet Bahçeli bu görevi sana kim verdi ya? Bir de şunu açıkla. Kimden aldın bu görevi ya? Bir ulusun yapısıyla, bir ulusun kaderiyle böyle oynamak hakkını sana kim verdi?.. Ve şunu söylüyorum;

Ey MHP'liler,

Gerçekten milliyetçiyseniz hemen olağanüstü kurultayı toplayın ve genel başkanlık makamını işgal eden bu zatı kaldırın. Yerine gerçekten ülkücü gibi düşünen, milliyetçi gibi düşünen birisini koyun. Daha ne deyim ya...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan Şahin 5 saat önce

Partide genel başkanı değiştirecek öyle bir babayiğit kaldı mı?

150