150

TANRILARIN ARABALARI Kitabını 1968’de yayınladığı zaman İsviçreli Yazar Erich Von Daniken, bilim dünyasından büyük tepkiler aldı. Eleştirilmeye başlandı. Kitabındaki tezleri çürütmek için kitaplar bile yazıldı. Nedeni basitti, uydurulan resmi tarihe aykırı bilgiler kitabında yer alıyordu. Onlara göre insanlığın tarihi Taş Devri’nden başlar ve verdikleri tarihler doğrudur.

Daniken bu resmi tarihleri red ederek şunu ileri sürüyordu.

Birincisi, Dünya dışından gelen Uzaylıların ilkel insanları eğittiğini söylüyordu.

İkincisi bunları yaparken ilkel insanlar onları tanrı olarak görüyorlardı.

Bu teoriler üzerine araştırmacılar, tarihçiler ve yazarlar efsaneleri ciddiye almaya başladılar. Arkeologlar da “acaba Erich Von Daniken haklı mıydı” diyerek araştırmalarını ona göre yapmaya başladılar. Sonuçta başka gezegenlerden gelen uzaylıların insanlığı eğittiğini kabul ettiler. Etmeyenler de vardı.

Tarihte Medeniyet nerden başlar, Sümer Uygarlığından.. Sümerlerin yazıyı bulması, modern kentler, tıp ve astronomide ileri gitmeleri. Yazılan kanunlara kadar yaşamı Antik Çağ’da rahat ettirecek her şeyin birden bire ortaya çıkması açıklanamıyor. Sümer Uygarlığının MÖ 6000 yıllara endesklemeleri bile yetmiyor. Sümer Tarihi MÖ 14 binlere kadar uzanıyor.

Daniken bir çok bilim adamını etkiledi.

Bunlardan bir tanesi Rus bilim adamı Zacharia Sitcin’dir.

Sitcin Sümer Uygarlığını incelemiş ve kitaplar yazmıştır. Sitcin 1970’lerin başlarında NASA’da çalışırken, Voyager Projesi’nde görev almıştır. Voyager-1 ve Voyager-2 Gemileri uzayın derinliklerine yollanmıştır. 1985 yılında Voyager-1 Neptün gezegeni yakınlarına gelip de resim ve videoları NASA’ya gönderince, gezegenin okyanuslarla kaplı olduğunu görürler. Sitcin odasına koşup kitaplarını açar ve Sümerlilerin Neptün üzerine yazdıklarını okur şaşırır, çünkü bilgiler birebir aynıdır. O zaman Sümerler bu bilgiye nasıl sahip oldular? Tabii ki bu bilgiyi Uzaydan gelenler vermiştir.

Daniken “Tanrıların Arabaları” kitabından sonra bu konuda dünyayı gezdi. Dünya dışından gelenlerin izini aradı. Bunları açıkladı. Bazı teorileri kabul edilmese bile Daniken milletlerin kendi arkeolojik eserlerine önem vermesini hatta efsanelerini kitaplarda toplamasına ön ayak oldu.

Bugün bizim kullandığımız “çip” teknolojisi, dijital dünya, internet, bilgisayarlar, tabletler ve yapay zekanın uzaylılar ile anlaşma yaparak bilgi alınmasıyla olmuştur. Antik Çağ’da gelenler uygarlık kurulması için bir şeyler yaparken, bugün bize verilen teknolojiyi çözüp hayatın içine koymak uzun yıllar aldı.

Nikola Tesla, Dünyanın en büyük bilim adamıdır. 800’den fazla buluşu vardır. 1907 yılında ABD’li gazetecilere “Mars’lılar ile temasa geçtim, onlardan bilgi aldım” demiş ve ilgi görmüştür. Telsizi de bulan Tesla olmuş ama patenti Markoni almıştır. Ölümünden sonra 1943’te ABD’li Fizikçiler Derneği “telsizi bulan Tesla’dır” diyerek unvanı ona vermiştir.

Daniken dünyayı dolaşıp konferanslar vererek, uzay çalışmalarına ufuk açmıştır. Kitap yayınlandıktan sonra NASA Apollo Projesi ile Ay’a inmiş ve bu proje 1972’de resmi olarak sonuçlanmıştır. Bu çalışmalar onun kitabına ilgiyi arttırırken, NASA Apollo 18-19 ve 20 uçuşlarını yapmıştır. NASA ancak bu bilgileri 2008 yılında açıklamıştır. Bir yönetmen ise bu bilgileri alarak Apollo-18 Filmini çekmiştir.

Türkiye’ye gelince, bazı yazarlar da onun izinden giderek kitaplar yazmış ve Avrupa’da ABD’de onun yolundan gidip “Tanrıların Arabaları” benzeri kitaplar yazmışlardır.

Benim de ufkumu açan Daniken’in izinden giderek: “Türkler ve Uzaylı Ataları” - “Amerika’nın Uzay Sırları” - “İslamiyet ve Uzaylılar” ve “Rusya’nın Gizli Dosyaları” kitaplarını yazmama ön ayak olmuştur.

Daniken, bilim dünyasına damga vurarak bilim adamlarının daha fazla düşünmelerine neden oldu.

Rahmeti bol olsun, saygılarımla..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Alper Şirvan 11 saat önce

Ali Hocam, kaleminize sağlık!
İlgi duyduğum bir konuda çok güzel noktalara dikkat çekmişsiniz. Benim de halen üzerinde olup hikayeleştirmeye çalıştığım bir konu...
İnsan, genel olarak kibirli bir varlık... Senelerce "marsta hayat var mı?" tartışması insana ilişkin fiziksel ihtiyaçlar üzerinden yapıldı. Oysa "hayatın varlığı" bunlara bağlı değil diye düşünmekteyim.
Bir de "uzaylı" betimlemeleri hep kollu, bacaklı, gözlü, kulaklı varlıklar dikkat ederseniz... Çünkü insanın algı düzeyi kendine benzeyeni fark edebilme seviyesinde...
Bahsettiğiniz kitaplarınızı okuyacağım ilk fırsatta...
İyi çalışmalar diliyorum.

150