Her şeyden önce insan “Eşrefi Mahlukat” tır.

Yaradan’ın yeryüzündeki halifesidir.

Yunus bunun için ;

"Elif okuduk ötürü

Pazardan aldık götürü

Yaratılmışı severiz

Yaradan’dan ötürü" diyor.

Aslolan devlet mi yoksa millet mi

Devletin oluşması için illa ki insana ihtiyaç vardır.

İnsanlar olmadan devleti oluşturamazsınız.

Şeyh Edebali ;

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" der.

İnsanlar nasıl yaşamalı !

İnsanlarımız mutluluk ve huzur içinde yaşarsa devlet de var olur.

Devletin var olabilmesi için insanların huzurlu olması gerekir, insanın mutlu ve huzurlu olmadığı bir coğrafyada devletin varlığı da tehlikeye girer. Kendi karnını doyuramayan bir insan, hayatta kalmayı beceremeyen bir insan, devlete ne katkı sunabilir ki !

İnsanın tek başına yaşaması bir marifet değildir.

Gelip geçtiğiniz sokaklara baktığınızda ağaçlar, kuşlar, kediler köpekler de yaşıyorlar. Önemli olan nasıl yaşamamız gerektiğidir.

Fakirlik ve sefalet içinde bir yaşamdan hiçbir fayda elde edemezsiniz.

Aksine bu yaşam size yük olur. Bu haliyle büyüyen bir devlet büyük bir devlet olmaz.

Devleti devlet yapan, devlete hizmet eden büyük insanları çıkaran bu millettir.

Ne kadar çok büyük insan yetiştirirseniz o denli büyük devlet olursunuz.

Bir devletin büyüklüğü bilim, sanat ve kültürle olur.

Bilim, sanat ve kültürle uğraşan insanlar çoğaldıkça bu birikim artar.

Kültürün değerli olmadığı bir toplumda büyük adam da çıkmaz.

Büyük adamın çıkması için insanların imkanlarının iyi olması gerekir.

Aç olan karnını düşünen bir insan büyük adam olma yarışına kesinlikle giremez.

Büyük adamın çıkması için onu bekleyen, ondan istifade etmek isteyen bir toplum şarttır. Büyük adamı toplum yetiştirir. Böyle bir toplum ise bilim, kültür ve sanatla yoğurulur. İnsanı yaşatmak onun imkanlarını artırmakla olur.

Elinde son model telefonun var ya ! demek insanlara tanınmış bir tolerans değildir.

Bu zamanın icaplarına bir uyumdur.

Bugün devlet olarak bütün girdi ve çıktılarınızı internet ortamında yapıyorsanız o zaman son model bir telefonun kullanılması yadırganmamalıdır. Bu bile bir tekamüldür. Aşılması gereken bir eşiktir.

Devlet olmanın gereği de,

İnsanlarınıza imkanları sunmaktan geçer.

Onları,

Zamlarla,

Vergilerle,

Uygun olmayan koşullarla,

Ezmeden en uygun şartları hizmet etmekten geçer.

İstihdamı artırabilirsiniz.

Verimi artırabilirsiniz.

Üretimi artırabilirsiniz.

Ancak insanların yurt içi hasıladan aldıkları pay yeterince artmıyor ise o zaman insanınıza değer vermiyor demeksiniz. İnsanın büyük olmaması devletin de küçük olması demektir. Boğaz tokluğuna çalışan, bilimle, sanatla kültürle ilgilenemeyen bu kadar insanla ne yapacaksınız?

Kendi ismini bile söylemekten acze düşen insanlar bu devletin kaderine nasıl yön verebilirler.

Herkes kendi meşrebine göre bir söz söylüyor.

Ancak söylediği sözü kendisi ne kadar yaşıyor.

Eğer İslam hususunda hoca arayacak olursak, şeytan hepimizi okutur.

Ancak şeytan ameli olarak uygulamadığı için şeytandır zaten.

Bu nedenle gerçekçi ve samimi olmak gerekir.

Bu devlet de biziz,

Bu millet de biziz.

Devlete ve millete layık olacak bireylerin yetişmesi de hepimizin görevidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kemalettin Çetiner 2 ay önce

Aynen katılıyorum. Gönlüne sağlık. Selam ve sevgiler.