Eski bir İsveç Büyükelçisi, Türkiye’deki görevini tamamlayıp ülkesine döndüğünde Türkiye – AB ilişkileri konusunda bir kitap yazmıştı. Yazdığı kitapta şöyle bir cümlesi vardı: “Türkiye’de asla canınız sıkılmaz, İsveç’te bir yılda olmayan olaylar Türkiye’de bir haftada olur.

Biz tam İmamoğlu’nun Karadeniz gezisini sindirmeye çalışırken, İçişleri Bakanı Soylu, kendi ifadesiyle kadraja girdi. Neyse bu yazı onunla ilgili değil, o ayrı bir yazının konusu olsun. Ya da klinik psikolojiye de havale edebiliriz.

Gelelim İmamoğlu’nun Karadeniz gezisine. Her ne kadar buna İmamoğlu bayram ziyareti dese de, buna ancak kendisini kandırma diyebiliriz.

Seçim otobüsü ile gazeteciler eşliğinde yapılan bir miting, bayram ziyareti değil de, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için bir boy gösterme gibiydi. Üstelik bu ilk de değildi. Bir belediye başkanının kendi şehri dışında miting yapması, herhalde CHP’den bu geziyle ilgili bir açıklamada gelmediği için, bu gezi ve miting karışımı gövde gösterisinin, Ekrem Beyin inisiyatifiyle yapıldığını düşünmemize neden oluyor.

Ancak şahsi fikrime göre bu geziden umulan elde edilemedi. Hatta şu kadarını söyleyeyim ben bunu İmamoğlu’nun siyasi intiharı olarak görüyorum.

Özellikle bizim insanımız, belli makamlara geldiğinde bütün kerameti kendinde görmeye başlar. Bunun bir ekip çalışması ve halk dayanışması olduğunu unutur.

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Belediye Başkanlığı’nı nasıl kazanmıştır? Şahsen ben aday gösterilene kadar adını dahi bilmiyordum. Ama ikinci turda oylara sahip çıkmak için Ankara’da avukatlık yaptığım halde İstanbul’a, seçim sandığı gözlemcisi olarak geldim. Bulunduğum okuldaki seçim sandıklarını, adeta kendimizi ortaya koyarak, birçok avukat arkadaşımla birlikte koruduk. Koruduk diyorum, çünkü polisin dahi müdahale edemediği ve seyrettiği olaylara şahit olduk.

İstenilen zafer, büyük bir özveri ve çalışmayla elde edildi ve Ekrem İMAMOĞLU, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçildi.

Ancak özellikle bu geziyle gördük ki, İmamoğlu’nun siyasi hırsı İstanbul Belediye Başkanlığı’nın çok ötesinde.

Ayrıca bu gezinin en çok tepki çeken bölümü Ekrem İmamoğlu’nun Nagehan ALÇI ile fotoğraf çektirmesi oldu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sözcüsü Murat Ongun, aralarında Nagehan Alçı, Ertuğrul Özkök, İsmail Saymaz, Akif Beki, Özlem Gürses'in de olduğu gazetecilerle çekilen Karadeniz gezisi fotoğrafı hakkında yapılan eleştirilere FOX TV'de İsmail Küçükkaya’ya yanıt vermiş ve demiş ki: "Biz bu tartışmaları önemsemiyoruz. Bu eleştiriler 200-300 kişinin kendi arasındaki yorumları, eleştirileridir".

Ongun sayı saymayı da unutmuş sanırım. Bu konuda en basit haberin bile altında binlerce yorum var.

Küçükkaya’nın aktardığına göre; Ongun, eleştirilere, "Nagehan Alçı o bölgede çok seviliyor. Biz fotoğrafın bütününe bakıyoruz" demiş. Ongun’un, fotoğrafın bırakın bütünü, bir pikselini dahi göremediğini söyleyebilirim.

Nagehan ALÇI; geçmişte terörist başı Fethullah Gülen’i öven, 15 Temmuz’dan sonra Tayyip Erdoğan’a dönen ve Tayyip Erdoğan’ın seçimi kaybedeceğini anlayınca Ekrem İMAMOĞLU’ya yürüyen birisidir.

Hiçbir zaman Nagehan’ı gazeteci olarak anmadım ve anmam mümkün değildir. Ben Ergenekon davasında 2 yıl hapis yatan birisiyim, her gün cezaevindeki televizyondan kumpas davalarında tutuklu olan arkadaşlarıma ettiği hakaret ve iftira dolu cümleleri unutamam. Her kanalda yer alan Nagehan, Fethullah Gülen denen ve ABD ile işbirliği yaparak Türkiye’nin altını oymaya çalışan hain terörist başını övmekten yere göğe sığdıramıyordu. Sanırım bizim de basından öğrendiğimiz kadarıyla, Bank Asya kredisi ve daha bilmediğimiz başka imkânlar da bu nedenle kendisine sunuldu.

Bakın bu kişi sadece cezaevinde yatan bizlere değil, kendisi bir kadın olduğu halde, asker eşlerine dahi twitter’dan "Bizim askerlerin eşleri ve sevgilileri de Güneydoğu’daki gaziler için marif takvimine soyunsun!.." diyebilecek kadar alçak birisidir. Bazı hatalar özür ile telafi edilebilir ama bazı hatalar vardır ki karakterden kaynaklanır ve affedilemez.

Bu kişinin tertemiz bir sayfa açarak Her şey çok güzel olacak” sloganıyla yola çıkan Ekrem İMAMOĞLU’nun yanında ne işi vardır? Ekrem İMAMOĞLU’nun kendisine inanan, güvenen ve destekleyen insanlara özür borcu vardır. Kaldı ki İmamoğlu seçilmeden önce, iktidardan aldığı talimatla televizyonlarda kendisini sıkıştırmaya çalışan, hakkında gerçek dışı yazılar yazan Nagehan’ı ne çabuk unutmuştur.

İBB Sözcüsü Ongun, FOX TV’ye elbette, İMAMOĞLU ile konuşarak ve onun bilgisi dâhilinde açıklama yapmıştır. Ancak unuttukları veya hesaba katmadıkları bir şey var; İMAMOĞLU’na oy verenle, ERDOĞAN’a oy veren kitle arasında büyük bir fark vardır. Erdoğan’ın seçmen kitlesi, ne derse ona inanan bir kitledir.

Oysa İmamoğlu’nu buraya getiren halk kitlesi, ERDOĞAN’ın kitlesinden farklı olarak; düşünen, sorgulayan, gören ve değerlendiren kişilerden oluşuyor.

Nagehan Alçı: "İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı'na aday olmak istiyor, vücudunun her hücresiyle bunu istiyor."

Ongun’un açıklamalarından anlıyoruz ki, Nagehan refleksle, İmamoğlu’nun boşluğundan faydalanarak fotoğraf karesine girmiş değil. Planlı bir fotoğraf karesi var ve davetle gelmiş. İmamoğlu eğer birisini bir yere davet edecekse, işini gücünü bırakıp, hiçbir ücret talep etmeksizin, başka şehirlerden sandıkları canları pahasına korumaya gelen avukatları davet etsin.

Bence İmamoğlu bu geziyle gövde gösterisi yapacağım derken, siyasi intiharını gerçekleştirdi. Bilinçli halk kitlesinin desteğini büyük ölçüde kaybetti. İBB Sözcüsü Ongun’un ifadesiyle bizler sadece eleştiren 200-300 kişi değil, milyonları harekete geçirebilecek binlerce kişiyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Arif Demir 3 hafta önce

Çok isabetli bir teşhis, gönlünüze sağlık.

Avatar
Necdet 3 hafta önce

Tamamen haklısınız

Avatar
Tripodsever 3 hafta önce

Kesinlikle katılıyorum avukat. O kadını gördüğümde dahi kanal değiştirenlerdenim. Biz ekranda görmeye bile katlanamazken İmamoğlu baş köşeye oturtmuş. Çok canım sıkıldı çok...