Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye’deki son üç aylık kuraklık durumunu gösteren haritaları resmi internet sitesi üzerinden yayımlandı. Haritalar, Türkiye'nin önemli bir bölümünün yağış almadığını ve şiddetli kuraklık yaşandığını gösteriyordu.

Diyanet İşleri Başkanlığı, bu nedenle Cuma namazı sonrası bütün camilerde ‘yağmur duası’ okuttu.

Bu kurumun Vakit Hesaplama birimi uzmanları, Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü ile ortak çalışma yürütüyor. Uzmanlar böylece teleskopla gözlem yapabiliyor, dünyanın birçok yerine giderek hilal ve ufuk çizgisi gözlemliyor. Bu teknik ve bilimsel imkanlara sahip olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, yağışın gelmekte olduğunu bilmiyormuş gibi yağmur duası yaptırması eleştirildi. (eleştiriler dua okutmaya değil, zamanlamaya yönelikti)

ULUSAL SU PLANI

Devlet boş oturmuyordu(!).. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ekipleri kuraklıkla mücadele kapsamında hemen harekete geçti. Yapılan ölçümler sonucu, 10 il ve 45 ilçede yer altı sularının yetersiz olduğu havzaları belirledi. Tarım Bakanlığı, bu kurak alanlarda çiftçiyi, az su gerektiren ürünlere yönlendirme kararı aldı.

İyi hoş da, 2019-2023 Dönemini kapsayan ULUSAL SU PLANI’nda belirlenen şu tedbirler hayata geçirildi mi?

- Su yönetiminde kurumlar arası yetki ve sorumluluk dağılımı yeniden gözden geçirilerek yasal ve idari açıdan güçlü bir ‘su yönetimi sistemi’ oluşturulmalıdır. Bunun için bir ‘Çerçeve Yasa’ düzenlemesi yapılmalıdır.

- Büyükşehir statüsünde olmayan diğer illerde de Su ve Kanalizasyon İdarelerinin teşkili sağlanmalıdır.

- Su politikası; çevre, tarım, sanayi, enerji ve turizm politikaları ile birlikte oluşturulmalıdır.

- Politika geliştirme sürecine sivil toplum kuruluşlarının katılımı sağlanmalıdır.

SU BAKANLIĞI KURULMALI

Ayrıca, Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği Su Politikası Kongresi’nde belirlenen şu öneriler dikkate alındı mı?

- Ülkemizde su kaynakları konusunda 70’in üzerinde kanun bulunmaktadır. Bu kanunlar, su kaynaklarının yönetiminde yetkililerin ve sorumlulukların belirlenmesinde karmaşaya yol açmaktadır. Bu nedenle öncelikle su kaynağını havza ölçeğinde düşünen, yönetimde katılımcı ve etkili koordinasyonu hedefleyen bir ‘Su Kanunu’ çıkarılmalıdır.

- Su kaynaklarının yönetiminde yer alan kurumlar ‘Su Bakanlığı’ çatısı altında toplanmalıdır.

YAĞMUR BOMBASI

Kuraklığın toplumları endişelendirecek düzeye geldiği dönemlerde çare olarak gündeme getirilen Yağmur Bombası konusundaki gelişmelere gelince…

Yıl 1994. İstanbul 40 yıldır görülmemiş şekilde kuraklık çekiyordu. 700 milyon metreküp toplam su rezervine sahip barajlarda suyun 10'da dokuzu tükenmiş; Terkos'ta 10 günlük su rezervi kalmıştı. Dönemin Belediye Başkanı Prof. Nurettin Sözen, Yalova'dan dünyanın en büyük tankeriyle su getirtiyordu. Ayrıca, Sözen'in talimatıyla Istranca derelerindeki suların Terkos'a aktarılmasını projelendirildi. Temelini de Erdal İnönü attı. Toplanan sular sekiz regülatörle Terkos'a basılacaktı.

Bu arada İSKİ tarafından yağmur bombası da kullanıldı. (Yağmur bombası yönteminden farklı zaman dilimlerinde İstanbul’un yanı sıra Ankara ve İzmir'de de kısa süreli olarak yararlanıldı.).

ERDOĞAN DÖNEMİNDE YAĞMUR DUASI

Erdoğan seçildiğinde aynı sorun devam ediyordu. Yeni Başkana (Erdoğan’a) göre, kuraklığa karşı İstanbul'a bomba değil, yağmur duası gerekliydi. ‘‘Niçin yağmur duasına çıkmayalım? Tabii çıkarız. Tarih boyunca yapılmış ve netice alınmış. Biz bombalamadan yana değiliz’’ diyordu. Istranca projesine de dört elle sarıldı; hatta yatırımları tamamlamak üzere halkın canını yakarcasına suya yüzde 200-400 oranında zamlar yaptı.

Yağmurlar başlayıp barajlar dolunca da, sözlerini Zeki Sayın'a yazdırıp, Yıldırım Gürses'e bestelettiği İSKİ Marşı’nı söyletmeye başladı:

Avuç avuç dualar / Bulut bulut su oldu / Barajlar sevgi doldu / Dereler umut oldu.

AKP’NİN YAĞMUR BOMBALARI

Gelin görün ki, İstanbul’da yağmur bombası yöntemine yaklaşık 14 yıl aradan sonra bu kez AKP döneminde yeniden başvuruldu. AKP’nin Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “ABD'den (yılda 2,5 milyon dolar ödenerek) kiralanan uçağın 13 uçuş yaparak bulutlara 21 adet gümüş iyodür fişeği bıraktığını, bu bölgelerde yağışın iki kat arttığını” açıkladı.

AKP dönemindeki bu çalışma en çok, İstanbul'u yağmur bombası yöntemiyle tanıştıran eski Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen'i gülümsetti. O sırada Erdoğan Başbakandı, 'Havayı bombaladınız, bununla yağmur mu yağdırılır' diyerek Nurettin Sözen ile alay etmişti.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yağmur duası faaliyetinde Cumhur Erdoğan’ın bakış açısının etkili olduğunu düşünüyorum. Yağmur bombası konusunda ise Erdoğan’a ‘Gülme komşuna gelir başına’ diyesim geliyor.

---

İYİ HAFTALAR

[email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.