"Bugün hiç yazı yazmasam diyorum,

Gitsem bir dağ başına,

Gitsem, kır çiçekleri toplasam...

Bunları bir demet yapsam,

Desem ki;

Bu çiçeğin adı, "ERDEM"

Bunun adı "ONUR"

Bunun "İNANÇ"...

(Uğur Mumcu)

ULUSU KURTARANI KURTARAN ADAM

Fransızlar, yeni buluşları olan uçağı tanıtmak için tüm uluslardan katılımcıları davet ederler...

Herkes böyle bir icadın gerçekleşmiş olması nedeniyle şaşkın ve meraklıdır...

Dönemin Osmanlı hükümetine de katılımcı için haber gönderilmiştir...

Hükümet, 'Ali Rıza Paşa'yı gönderelim, o icatlara çok meraklıdır ' der...

Ve kendisini derhal saraya çağırırlar...

Paşa'ya Fransızların buluşundan bahsederler ve Osmanlı' yı temsilen gitmesini isterler...

Ali Rıza Paşa, ' bunu biz yapmalıydık !' der içinden hayıflanarak...

'Yalnız ,davet 2 kişilik, yanına 1 kişi daha al onu da sen belirle Paşam' derler...

Ali Rıza Paşa biraz düşünür ve ' bir delikanlı var onu götüreyim' der..

Ali Rıza Paşa ve delikanlı birlikte Paris'in yolunu tutarlar...

Paris'te otele yerleşirler...

Ve buluşun gösterileceği gün gelir çatar. Tabii meydan ve pist çok kalabalık, herkes merakla bekliyor.

Derken pilot hazırlıklarını yapıyor...

Üstüne mont giyiyor birde gözlük takıyor...

Uçak havalanıyor...

Parendeler, taklalar, manevralar müthiş bir gösteri...

Piste iniyor... Alkışlar arasında pilot, iniyor uçaktan...

Herkes kıskanç ama şaşkın ....Bir yetkili bir gönüllü istiyor..

Pilotun arkasında ona eşlik edebilecek cesareti olan bizim delikanlı atılıyor...

'Ben...Ben...'

'Tamam', deniyor.

Delikanlıya gözlük ve mont veriliyor...

Delikanlı montu giyiyor gözlüğü takıyor..

Kalabalıktan sıyrılmak üzere iken Ali Rıza Paşa kolundan çekiştiriyor delikanlıyı..

'Boşver, sen binme bırak başkası binsin' diyor.

'Neden?' diye soruyor delikanlı, 'Birşey mi hissettiniz..?'

Paşa yanıt veriyor, sabırsızca,

'Yok, sen yine de binme evlat,' diyor...

Çaresiz boyun eğiyor delikanlı..

Sorumlular hemen bir başka gönüllüyü buluyorlar ve hazırlıkları tamamlayıp, bindiriyorlar uçağa…

Uçak havalanıyor, delikanlı öfkeli Paşa’ya …Burnundan soluyor adeta!

Parandeler.. manevralar.. taklalar derkeeennnn,

Uçak aniden alev topuna dönüyor havada ve piste çakılıyor..

İKİ ÖLÜ...!!!

Delikanlı Paşa'ya bakıyor hayretler içinde...

Paşa, başka biri öldüğü için üzgün ama aynı zamanda da mağrur ve mutlu, bir insanı kurtardığı için...

....

Ali Rıza Paşa'nın o gün asıl kurtardığı bir ulustu....

Çünkü delikanlının adı: Mustafa Kemal Atatürk' tü....

(Sunay Akın)
 

TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN OLASI TEHLİKELER....

Türkiye içerde ve dışarıda çalkantılı bir dönem yaşıyor.

İçeride bir mafya liderinin videolarına odaklanırken, dışarı ise ABD ağlarını örüyor.

Şimdi, komplo teorisi olarak şunları düşünelim:

-ABD, Rıza Zarrab üzerinden Türkiye’yi, ‘İran ambargosunu delerek, rüşvet ve kara para aklayan bir ülke’ pozisyonuna düşürmeye kalkabilir.

-ABD, (1915 yılı olaylarıyla ilgili olarak) 24 Nisan’ı Ermeni soykırımı diye niteledi. İsrail’in 300’e yakın Filistinliyi katlettiği saldırılara karşı Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları ABD tarafından, Antisemitizm (Yahudi düşmanlığı) olarak yorumlandı.

- ABD, Türkiye’nin PKK/PYD ile mücadelesini de bir süre sonra ‘Kürt katliamı!) algısına dönüştürebilir.

- Sedat Peker’in uyuşturucu ile ilgili öne sürdüğü iddialardan yola çıkıp, ABD’nin DEA (uyuşturucu ile mücadele birimi) yakında, Kolombiya merkezli uyuşturucunun, Amerika kıta dağılımının Meksika yerine Venezuela, RoterdamAnvers merkezli, Avrupa dağıtımının da Türkiye merkezli hale getirildiğini raporlayabilir. Yani Türkiye, ‘devlet eliyle uyuşturucu ticareti yapan’ AfganistanPakistan-İran gibi ülkeler statüsüne sokulabilir.

Tüm bunlar Türkiye’de eksen kaymasına yol açabilir.

Türkiye’nin güvenlikçi politikaları, özgürlükçü anlayışla dengelenmezse AB nezdinde de dışlanmaya devam eder.

Böyle bir durum Türkiye’yi, daha içine kapanan ve daralan bir ekonomik yapıya sürükleyecektir.

Bunun sonucu olarak yatırımlar daralır. İşsizlik daha da artar. Çalışma barışı bozuk olan ülkemizi geri dönülmez bir yola sürükleyebilir.

Sivil itaatsizlik, sosyal kalkışma gibi kitlesel olaylar yaşanabilir.

Çözüm yolu ne olmalı?

-Demokrasiyi, başta yargı olmak üzere tüm kurumlarıyla çalıştırmak.

TBMM’yi yeniden etkinleştirmek.

-Üniversiteleri özerkleştirmek.

-YÖK, RTÜK gibi üst kurulları ya kapatmak ya da yapılarını yeniden düzenlemek.

-Basın ve Medyadaki tekelleşmeyi ortadan kaldırmak, gazetecileri editoryal bağımsızlığa kavuşturulmak.

-Toplumun tüm kesim ve katmanlarını bir araya getirip hemen eğitim müfredatını değiştirmek.

-Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayarak, yurttaş odaklı, evrensel bilime dayalı ülkeye özgü bir model yaratmak.

BÜTÜN BUNLAR NEYLE OLUR? NEY ÜFLEYİP, TESPİH ÇEKİP, HAMASİ NUTUKLAR ATMAKLA OLMAZ TABİ.

BAŞTAN AŞAĞIYA (İKTİDARDAN BAŞLAYARAK) DEĞİŞİM ŞART.

---

İYİ HAFTALAR

[email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.