Türk basınının unutulmaz isimlerinden Nahit Duru, 12 Eylül 2019 Perşembe günü, Yayın Kurulu Üyesi olduğu Tele 1 Televizyonu’nda, Ankara Temsilcisi İsmail Dükel’in yönetiminde (Başkent’ten) canlı olarak yayınlanan ‘Kulis’ Programına katılarak 12 Eylül 1980 askeri darbesi dönemindeki tanıklıklarını anlatıyordu. KOAH hastası olan Duru, programın sonuna doğru fenalaştı, kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen 13 Eylül Cuma günü akşamı yaşamını yitirdi.

Nahit Duru için Ankara Gazeteciler Cemiyeti önünde düzenlenen törene katılan meslektaşları ve her çevreden sevenleri gözyaşlarını tutamıyordu. Yüreğimiz yanarak kucaklaştığımız İsmail Dükel, İzzet Dağıstanlı ve rahmetliyle yakından ortak dostluğumuz olan diğer arkadaşlarla hüngür hüngür ağlaştık.

Törende konuşan Gazeteciler Cemiyeti Başkan Nazmi Bilgin, Duru’nun ölüm haberinin ardından, sosyal medyada 650 bin kişinin başsağlığı dileğinde bulunduğuna dikkat çekerek, bu sayının bir rekor olduğunu söyledi.

Tele 1 TV Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ “12 Eylül’ü anlattığı program bir veda töreniydi. Duru ile birlikte gazetecilik yapan bazı isimler daha hayattayken öldüler; kendi hayatlarına ihanet eden, bu topluma ihanet eden, servet ve ikbal için inançlarına ihanet eden insanlarla doludur mesleğimiz. Nahit Duru da bunun tanığıdır’ dedi.

Gazeteci Fatih Güllapoğlu, “Gün geçtikçe oksijen makinesini daha çok kullanıyordu, bir ay dinlenmesini, telefonunu kapatmasını önerdim, ‘ne diyorsun Fatih, asla böyle bir şey yapmam, ben mesleğimi yaparken ölmek istiyorum’ dedi. Bu nedenle Nahit Duru vefat etmemiştir, meslek şehidi olmuştur’ diye konuştu.

Eşi Yasemin Duru da, ‘Biz ailesi olarak onunla hep gurur duyduk, hep de duyacağız. Bize böyle bir isim bıraktığı için binlerce kere kocama teşekkür ediyorum” dedi.

***

Kocatepe Camii daha kalabalıktı. Kanal E’de, Güneş Gazetesi’nde ve Kanal B’de Nahit Duru’nun yönetiminde çalışan arkadaşlarla, uzun bir aradan sonra malesef böylesi acı bir günde cami avlusunda buluştuk. Aralarında İstanbul’dan, İzmir’den ve diğer bazı illerden gelenler de vardı.

Kıdemli gazeteci arkadaşları, her partiden eski politikacılar, bürokratlar ve Fenerbahçe Kulübü eski Başkanı Aziz Yıldırım da oradaydı… Ankara Fenerbahçeliler Derneği’nin kurucu üyesi olan Nahit Duru’nun ölüm haberini alınca ‘yarım gitti’ diyen Sencer Güneşsoy, Azizi Yıldırım’ı camide de mezarlıkta da yalnız bırakmadı.

Nahit Duru Kanal B Televizyonu’nun kurucusuydu ve uzun bir dönem Genel Müdürlüğünü yapmıştı. Bu nedenle gözler Prof. Dr. Mehmet Haberal ile televizyonun şimdiki Genel Müdürü Ali Haydar Birben’i aradı. Başkent Üniversitesi’nden sadece, eski Rektör Prof. Dr. Kenan Araz’ı görebildim, o da Aziz Yıldırım’a eşlik ediyordu.

Gözlerin aradığı bir başka isim de, Nahit Duru’nun, (ismini ifşa etmeyerek) uğruna hapis yattığı gazeteci Ertuğrul Özkök idi. Özkök cenazeye gelmemişti ama o gün (15 Eylül 2019 Pazar) Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde Nahit Duru’nun hakkını vererek, özrünü şöyle dile getirmişti:

Arkadaşım Nahit Duru demokrasinin bu ülkedeki sessiz kahramanlarından biriydi.

12 Eylül’ün en sert günlerinde, aydın geçinenlerin tam siper olduğu karanlık anlarında, Bülent Ecevit’in yanında Arayış dergisini yöneten sessiz gazeteciydi.

O ve etrafındaki üç-beş kişiyle 52 hafta direndi.

Ben de hayatım boyunca o küçük grubun içinde olmanın gururunu yaşadım.

Şahin Mengü, Haluk Gerger, Tanju Polatkan, Oruç Aruoba, Şükrü Sina Güler...

Ve başımızda hepimiz adına sorumlulukları yüklenen, bu uğurda hapse giren Nahit Duru...

Benim imzasız yazdığım bir yazıdan dolayı hapis yattı...

Ruhu şad olsun...'

.

Camideki törene dönecek olursak… CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi’nin verdiği arada yönetici arkadaşlarıyla birlikte Kocatepe Camii’ne geldi, Duru’nun annesi Nadide hanımın elini öptü, ağabey Cahit Duru ve ailenin diğer fertlerine başsağlığı dileklerini iletti. Cenaze namazından sonra da tabutu omuzladı.

***

Karşıyaka Mezarlığı’ndaki tören daha da acı ve hüzünlüydü. Nahit Duru’yu yakından tanıyan, onunla konuşan, onunla birlikte kimi zaman gülen, kimi zaman üzülen aile fertleri ve çalışma arkadaşları şimdi onu toprağa veriyordu. Gerçi o, Ali Kemal Duru’nun açılan mezarında babasına kavuşuyordu ama dünyada gözü yaşlı sevdiklerini ve sevenlerini bırakıyordu.

***

Nahit Duru’nun çalıştığı her işyerinde kızları vardı. Onu en çok kızlar ve kadınlar sever, ‘baba’ diye hitap eder, o da onlara ‘kızlarım’ derdi. O nedenle törenler sırasında ‘kızları’ çok ağladı.

Tabii ki Nahit Duru onlardan daha çok kendi kızı E…ç’i severdi. Ancak, cenazeye katılan aile fertlerinin arasında ne yazık ki o bulunmuyordu. 

---

İYİ HAFTALAR

remzidilan_48@hotmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.