Türkiye yoğun gelişmelerin yaşandığı bir haftayı geride bıraktı.

Andımız’ın İlköğretim okullarında okutulması uygulamasını kaldıran Danıştay

İdari Dava Daireleri Genel Kurulu kararı, Hakkındaki 2 yıl hapis cezası kesinleşen HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun milletvekilliğinin düşürülmesi, HDP’lilerin bu nedenle Mecliste eylem başlatması, aynı gün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’nde dava açması siyasi ortamı gerdi.

Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 106. Yıldönümü kutlamalarının yapıldığı 18 Mart’ta gerçekleştirilen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’nin 13. Olağan Kurultayın’nda konuşan Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin HDP konusundaki sözleri sertti.

Şöyle diyordu Bahçeli:

…Bölücü milletvekillerinin TBMM’ne gelen fezlekelerinin önüne arkasına bakalım demek siyaset değildir, adamlık değildir. Neyine bakacaksınız fezlekelerin, önünde hukuk, arkasında adalet vardır…

HDP, Türk demokrasisinin çevresini sarmış mayın tarlasıdır. Terörist sevk ve hazırlık merkezi olan HDP, ayranımızı kabartmasın. HDP, PKK’dır, cinayettir, bölücülüktür, masumlara, çocuklara, gençlere kadınlara ölüm tuzağıdır. HDP ile yasak ilişki zalimlere diz çökmektir. HDP’yle ittifak kurmak, terörist Demirtaş ile kahvaltı planları yapmak hiç kimseye iyilik ve onur sağlamayacak, bilakis hıyanete ortak edecektir.

CHP seçimini yapmalıdır; sözde Kürdistan projesinin yanında mıdır? Karşısında mıdır?

İYİ Parti kararını netleştirmelidir; FETÖ ve PKK’yla kol kola yürümeye devam mı edecektir? Tamam mı diyecektir?

HDP, siyasi kisveye bürünmüş suç örgütüdür, herhangi bir isimle açılmamak üzere kapatılması tarihe, millete, adalete ve gelecek nesillere namus görevidir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP’nin kapatılma istemiyle hazırladığı iddianameyi dün itibariyle Anayasa Mahkemesi’ne göndermesi hakkın, hukukun ve adaletin sesidir ve bu gelişme milletin yüreğine su serpmiştir.’

ANDIMIZ KARARI TARTIŞMALARI

Andımız konusundaki Danıştay kararı üzerine muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri, eğitimciler açıklamalar yaptı, karara tepki gösterdi. Cumhur ittifakının bu nedenle çözüleceğini, MHP’nin kırmızı çizgilerinin pembeleşmeye başladığını iddia edenler bile oldu.

Ancak, Andımızın kaldırılması kararı konusunda Cumhuriyet İttifakını oluşturan Siyasi Partilerin, özellikle de MHP’nin ne diyeceği merak konusuydu. MHP lideri Bahçeli, kurultay konuşmasında bu konuya da değinerek şu görüşleri dile getiriyordu:

‘Türk’üm deriz, doğruyum deriz, çalışkanım diye sesleniriz, adımızdan, ahlakımızdan, anılarımızdan ve andımızdan şu bu istedi diye asla vazgeçmeyiz.

Kırmızı çizgilerimizin pembeleştiğini söyleyen çürümüş CHP sözcüsüne diyorum ki, senin her yerin zift gibi kara olmuş haberin yok, her sözün kendin gibi laçkalaşmış bildiğin yok. İlle de pembe arıyorsan önce kendine bakmalısın, fakat buna bile yüzün yok.

Ey CHP yönetimi, sizin nereniz Türk ki, Andımız’a sahip çıkacaksınız. Sizin nereniz doğru ki, Andımızı söylemek size yakışacaktır.

Biz varlığımızı Türk varlığına armağan etmişken, sizin kimlerin tutsağı, kimlerin taşeronu, kimlerin hizmetkârı olduğunu bilmeyen kalmış mıdır?’

Anladığım kadarıyla Bahçeli, Andımızla ilgili MHP’yi suçlayanlara en sert yanıtı vermesine karşın, sorunun çözümü konusunda açık ve net bir şey söylemiyordu. ‘Andımızdan şu bu istedi diye asla vazgeçmeyiz’ ifadesiyle belki de, bu sorunu, söz söyleyerek ve tartışmayı uzatarak değil, Cumhur İttifakı içinde çaba harcayarak diyalogla çözmeyi tercih ettiğini belirtmek istiyordu.

SİYASAL VE SOSYAL DÜZENLEMELER

Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakının ve kendi deyimiyle ‘Türk Tipi Başkanlık Sistemi’nin devamlılığı konusunda emin konuşurken, yakın gelecekte yapılmasını istedikleri siyasal ve sosyal düzenlemeleri de şöyle sıralıyordu:

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi; siyasi, hukuki ve ekonomik reformlarla kökleştirilmeli ve güçlendirilmelidir.

Memnuniyetle söylemek gerekir ki, bu süreç kararlılıkla devam etmektedir.

Eksik varsa giderilecek, yetersizlik varsa telafi edilecektir.

Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı, Ekonomik Reformlar Paketi müspet ve umut verici gelişmelerin işaret fişeğidir. Biz devam edecek reform zincirini samimiyetle destekliyor, üzerimize düşen her sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğumuzu beyan ediyoruz.

Bu sürecin sivil, geniş katılımlı, herkesi kapsayan, yeni yönetim sisteminin ruhuna ve dokusuna müzahir bir anayasa ile tahkim ve takviye edilmesi ikinci stratejik hedefimizdir. Milliyetçi Hareket Partisi bu kapsamda gerekli çalışmalarını sürdürmektedir ve önümüzdeki birkaç ay içinde hazırlıklarımız Allah’ın izniyle tamamlanacaktır.

Ayrıca,

-Siyasi Partiler Kanunu’nu değiştirilmelidir.

-Seçim Kanunlarında düzenlemeler yapılmalıdır.

-Siyasi Etik Kanunu çıkarılmalıdır.

-TBMM İç Tüzüğü yeni sistemle uyumlu ve Meclis çalışmalarıyla ahenkli hale getirilmelidir.

-Milletvekilliği dokunulmazlığı yeni baştan ele alınmalıdır.

-Kamu Kurumu Niteliğindeki Mesleki Kuruluşlarının yasal ve hukuki yapısı titizlikle gözden geçirilmelidir.

-Kamuoyu araştırmaları ve sonuçlarının yayınlanması hakkında geniş değişikler yapılmalı ve tedbirler alınmalıdır.

Siyasi maksatlarla ve ekonomik gayelerle bir partiyi parlatıp bir başkasını karalayan anket şirketleri bize göre demokrasi kundakçısı, milli irade dolandırıcısıdır.

---

İYİ HAFTALAR

[email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.