Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mhp

bursaarena.com.tr - Mhp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mhp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'Çerçeve yasa' Selahattin Demirtaş'ın tahliyesinin önünü açabilir mi? Haber

'Çerçeve yasa' Selahattin Demirtaş'ın tahliyesinin önünü açabilir mi?

Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen düzenlemenin TBMM'den 10 Ağustos'ta geçmesinin ardından, 10 yıldır cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yasadan yararlanıp yararlanamayacağı tartışılıyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, düzenlemenin Demirtaş'ı da kapsadığını söyledi. BBC Türkçe'ye konuşan hukukçular da yasanın kapsamı ve hakkındaki suçlamalar birlikte değerlendirildiğinde, Demirtaş'ın düzenlemeden yararlanmasının önünde açık bir hukuki engel görmediklerini söylüyor. Ancak yasanın uygulanabilmesi için PKK/KCK'nın fiili varlığına son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesi gerekiyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yasal düzenlemenin Meclis'e sunulmasının ardından "Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır" diyerek, Demirtaş'ın serbest bırakılması yönündeki görüşünü yinelemişti. Çerçeve yasa teklifi kimleri kapsıyor, hangi koşullar aranacak? 'Demirtaş'ın durumu yasa kapsamına giriyor' BBC Türkçe'ye konuşan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, Demirtaş'ın mevcut hukuki durumunun yasa kapsamında yer aldığını söylüyor: "Çerçeve yasanın istisnaları çok açık ve net. Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar kapsam dışında. Demirtaş'ın durumu bu iki istisnanın da dışında kalıyor." Demirtaş'ın avukatlarıyla da görüştüğünü belirten Coşkun, Demirtaş'ın mevcut tutukluluğunun Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 302'nci maddesi kapsamında olduğunu söylüyor: "Demirtaş sadece TCK 302'nci maddeden tutuklu ve bu madde çerçeve yasanın kapsamına giriyor. Dolayısıyla yasa uygulamaya girdiğinde ve Demirtaş talep ettiğinde bu yasadan istifade edebilir. Burada hukuki bir belirsizlik yok." Söz konusu madde, "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçuyla ilgili hükümleri düzenliyor. Bu maddede, "Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya, devletin bağımsızlığını zedelemeye veya birliğini bozmaya yönelik cebir ve şiddet içeren fiiller işleyen kişilere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir" deniliyor. BBC Türkçe'ye konuşan avukat Kadriye Güçlü Sakarya da Demirtaş'ın "kasten öldürme veya bombalama" suçundan hüküm giymediğine dikkat çekiyor. Sakarya, "Demirtaş'ın öldürme suçlamasıyla ya da bir bombalama eylemi nedeniyle değil, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçuna yardım kapsamında ceza alması sebebiyle, bu çerçeve yasadan yararlanabileceğini düşünüyorum" diyor. Ancak Sakarya, düzenlemenin uygulanmasının öncelikle yasada belirtilen silah bırakma ve fesih sürecinin tespit ve teyit edilmesine bağlı olduğunun altını çiziyor. Demirtaş ile ilgili hukuki süreç hangi aşamada? Selahattin Demirtaş, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Kobani Davası'nda temel olarak "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım" suçunun yanı sıra çeşitli "terör ve tahrik" suçlarından yargılandı ve 42 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemenin açıkladığı hükme göre 42 yıllık toplam ceza şu suçlardan verildi: "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım": 20 yıl hapis cezası"Suç işlemeye tahrik etme": 2 kez ayrı ayrı olmak üzere toplam 7 yıl 6 ay hapis cezası"Terör örgütü propagandası yapmak": 4 ayrı suçlama kapsamında toplam 7 yıl 36 ay hapis cezası"Halkı kanunlara uymamaya tahrik": 1 yıl 6 ay hapis cezası"Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet": 1 yıl 6 ay hapis cezası"Suçu ve suçluyu övme": 1 yıl 6 ay hapis cezası 4 Kasım 2016'dan bu yana cezaevinde olan Selahattin Demirtaş hakkında verilen 42 yıllık hapis cezası kararı henüz kesinleşmedi. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği bu karar, hukuki olarak ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde ve yasal süreç devam ediyor. Yerel mahkemenin verdiği kararşu anda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nin (İstinaf) önünde. İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararları esastan inceleyerek hukuka uygun olup olmadığını değerlendirecek. İstinaf mahkemesi kararını açıkladıktan sonra, tarafların (hem Demirtaş'ın avukatlarının hem de iddia makamının) kararı temyiz etme hakkı bulunuyor. AİHM kararları Hukukçular, Demirtaş'ın tahliyesi tartışmasının yalnızca yeni yasaya bağlı olmadığına dikkat çekiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) daha önce Demirtaş'ın tutukluluğuna ilişkin olarak hak ihlalleri tespit ettiğini açıkladı ve serbest bırakılması yönünde karar verdi. Türkiye'nin, AİHM'in Demirtaş hakkındaki Temmuz 2025 tarihli kararını Büyük Daire'ye taşıma talebi, Kasım 2025'te reddedildi ve karar kesinleşti. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de Haziran 2026'daki toplantısında Demirtaş'ın serbest bırakılması çağrısını yineledi. Coşkun, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bizim mevzuatımıza göre bağlayıcı. Dolayısıyla Selahattin Demirtaş'ın zaten serbest bırakılması gerekiyordu. Hukuken tablo bu kadar açık ve net" diyor. Bianet'e konuşan Selahattin Demirtaş'ın avukatı Mahsuni Karaman da, öncelikli taleplerinin AİHM kararlarının uygulanarak müvekkilinin derhal tahliye edilmesi olduğunu ancak "çerçeve yasa" bakımından da hukuken bir tereddüt bulunmadığını ve Demirtaş'ın bu kapsamda da tahliye edilebileceğini söyledi. Hükümet ne diyor? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 8 Ağustos'ta katıldığı CNN Türk yayınında Demirtaş'ın yasadan yararlanıp yararlanamayacağı sorusuna "düzenlemenin herhangi bir kişi için özel olarak hazırlanmadığı" yanıtını verdi: "Düzenleme dediğinizde belli bir şahsı ilgilendiren bir şey olmaz" diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Genel bir düzenleme yaparsınız, kanuni düzenleme ve o düzenleme kimin için geçerliyse herkes ondan istifade eder. Bunun kararını verecek olan da ilgili yargı mercileridir." Adalet Bakanı Akın Gürlek'in AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında Demirtaş'ın yasadan yararlanamayacağını söylediği yönündeki iddialar ise Gürlek tarafından yalanlandı. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik'e konuşan Bakan Gürlek, "Böyle bir açıklama yapmadım" dedi. Demirtaş 'çerçeve yasa' için ne söyledi? Selahattin Demirtaş, "çerçeve yasanın" Meclis Genel Kurulu'na görüşülmesi öncesi eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı ile birlikte gönderdiği mesajda yeni çözüm sürecine desteğini yinelemişti. Sürecin "bölünme ve ayrışma değil barış ve toplumsal bütünleşme" amacı taşıdığını belirten Demirtaş, bunun demokratik reformlarla desteklenmesi gerektiğini söylemişti.

Meclis'te tarihî gün: Çerçeve yasa Genel Kurul'da görüşülmeye devam ediyor Haber

Meclis'te tarihî gün: Çerçeve yasa Genel Kurul'da görüşülmeye devam ediyor

Tarihî teklifin ilk 7 maddesi kabul edildi. Meclis, üç günlük çalışma takvimi konulan teklif oylamasından sonra tatile girecek. İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm süreci kapsamında Türkiye'nin beklediği tarihî kanun teklifi olan 'çerçeve yasa', 140'a yakın kişinin dinlendiği ve onlarca görüşmenin yapıldığı bir yıllık süreç komisyonu mesaisinin ardından bugün (10 Ağustos) TBMM Genel Kurulu'nda oylamaya sunuldu. "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" adı verilen teklif, PKK'nın fesih ve silah bırakma kararının ardından 5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başlayan süreç komisyonunun raporundan sonra hazırlandı. Komisyonun kurulmasından tam bir yıl sonra, 592 vekilden 360'nın imzaladığı teklif önce 5 Ağustos'ta TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Ardından 8 Ağustos'ta Adalet Komisyonu'nda 18 saat süren görüşmelerde; AKP, MHP, DEM Parti ve Yeni Parti "evet" oyu verdi. Genel Kurul oylamasında ise AKP, MHP, DEM Parti, Yeni Parti ve Yeni Yol grupları ile HÜDA Par, TİP ve EMEP'in "evet" oyu, Yeniden Refah Partisi ve İyi Parti'nin ise "hayır" oyu kullanması bekleniyor. Yeni Partili 91 milletvekilinden en az 30 vekil ise teklife "hayır" oyu vereceklerini açıkladı. MHP'nin TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın başkanlık ettiği Genel Kurul'daki tarihî oturumda, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da görüşmeleri izledi. Saat 11.00'de başlayan Genel Kurul görüşmelerinden hemen önce, partisinin yasaya ilişkin oylama tutumun görüşüldüğü grup toplantısını gerçekleştiren Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Kurul kürsüsündeki konuşmasında, "Barışın önünü açacağız, bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok sahip olan Yeni Parti, kendi hakkını, milletin barış hakkının önüne koymayacak, barışın önünde durmayacağız!" diyerek teklife "evet" oyu vereceklerini duyurdu. Yeni Partili vekillerin oylarına da dikkati çeken Özel, "Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içerisinde bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz. Milletvekillerimiz de seçildikleri illerinde millet ne diyorsa ona göre karar verecek, ona göre oy kullanacaktır. Bu ifadeyle Yeni Parti Grubunu kararında serbest bırakıyor değilim" diye konuştu. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin tümü üzerine yaptığı konuşmasında, muhalefetin çerçeve yasanın milletvekillerinden gizlendiğine ilişkin “Kanunu 3 kişi biliyor, bu gizli kanun” iddialarına yanıt vererek, "Bugünlerde duyduğum en büyük yalanlardan biri bu kanunu üç kişi biliyormuş iddiasıdır. Gizli kapaklı bir şey yok altıncı maddeyi okuyanlar ne olduğunu çok net göreceklerdir, bir zahmet okusalardı. Efendim, bir partinin kapalı grup toplantısına atıf var. 'Efendim öyle demiş, böyle demiş', uydurma! Adı üzerinde dedikodu, adı üzerinde birilerinin ifadesi. Hiç alakası yok" diye tepki gösterdi. Genel Kurul'a katılan İyi Parti milletvekilleri Türk bayraklı atkı takarak sıralarına Türk bayrakları koyarken, Genel Başkan Dervişoğlu da teklif üzerine aldığı sözde, çerçeve yasayı "kalkışma" olarak nitelendirdi. Teklifin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ömür boyu Cumhurbaşkanı kalabilmesinin de önünü açacağını öne süren Dervişoğlu, "Milli kimliğimize ve Cumhuriyetimize karşı girişilen büyük bir kalkışmadır! Bu neden bir kalkışmadır, söyleyeyim: Sürekli Kürt sorunu dediğiniz ama altını bir türlü dolduramadığınız mesele var ya, işte siz, sorunun öznesi yaptığınız Kürtleri, PKK ile eşitlemeye çalıştığınız için bir kalkışmadır!" dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise,"Yüz yıldır size ‘bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı. Oysa bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey çatışmanın kendisiydi. Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis’in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız; çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır" diye konuştu. Teklif görüşmelerinin bugün tamamlanamaması halinde görüşmeler, 11 Ağustos Salı ve 12 Ağustos Çarşamba günü sürdürülecek. 12 maddelik düzenleme, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından yürürlüğe girecek ancak maddeleri hemen uygulanmayacak. Önce Milli Güvenlik Kurulu, (MGK), PKK/KCK ile bağlantılı her türlü oluşumun kendini feshettiğini ve silahları tamamen bıraktığını tespit ve teyit edecek. Yasanın 6 aylık uygulama süresi, teyit ve tespit sürecinin ardından MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla başlayacak.

Çerçeve Yasa Adalet Komisyonu'ndan geçti: Görüşmelerde gerginlik ve Öcalan tartışması Haber

Çerçeve Yasa Adalet Komisyonu'ndan geçti: Görüşmelerde gerginlik ve Öcalan tartışması

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin ilk yasal düzenlemesi olan, 12 maddelik çerçeve yasa niteliğindeki "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", TBMM Adalet Komisyonu'ndan geçti. Teklifte, bazı suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların 5 ila 10 yıl ertelenmesi, TBMM bünyesinde İzleme Komisyonu kurulması ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında özel bir kurul oluşturulması öngörülüyor. AKP, CHP, MHP, DEM Parti, HÜDA PAR, Yeni Yol Grubu ve DSP milletvekillerinin de aralarında bulunduğu 367 milletvekilinin imzasını taşıyan teklifin görüşmelerinde AKP ve MHP, düzenlemenin "tarihi bir mutabakatın ürünü" ve "af niteliğinde olmayan" bir çalışma olduğunu savunurken, CHP ve Yeni Parti, sürecin demokratikleşme ayağının eksik olduğunu vurguladı. Yeni Yol grubu ise düzenlemenin "şartlı genel af" niteliğinde olduğunu savundu. Sürece ve teklife tümüyle karşı çıkan İYİ Parti'nin görüşmelerin canlı yayınlanması talebi kabul edilmedi. Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel uyarıda bulunana kadar, parti toplantıyı kendi sosyal medya hesabından uzun süre yayınladı. TBMM Adalet Komisyonu, teklifi görüşmek üzere Cuma saat 15.30'da toplandı. Çerçeve yasa teklifi komisyonda: Kimleri kapsıyor, hangi koşullar aranacak?'Af düzenlemesi değil' Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, açılış konuşmasında teklifin kamuoyunda ileri sürüldüğü gibi bir af düzenlemesi olmadığını belirtti. Yüksel, "Mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu kaldıran bir düzenleme söz konusu değildir" dedi. Komisyonda Öcalan tartışması İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Komisyon Başkanı'nın açılış konuşmasında süreçte rol alan kişi ve kurumlara teşekkür ettiğini belirterek ironik bir şekilde, "Sanıyorum İmralı'daki terör hükümlüsü Abdullah Öcalan'a reçetesi ve yöntemi açısından teşekkürü eksik bıraktınız" dedi. Bu sözler üzerine iktidar sıralarından tepki yükseldi. Bu konuda ikinci tartışma DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in konuşması sırasında yaşandı. Koçyiğit, yeni çözüm sürecini Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki tarihi adımlara benzeterek, "Açılan bu yeni sayfa, tıpkı Amasya Genelgesi, tıpkı Sivas Kongresi ve Cumhuriyet'in kuruluşu gibi tarihi önemdedir. Söz konusu olan, Türk-Kürt ilişkilerinin geleceğidir" dedi. Koçyiğit'in, sürecin yolunu açanlara teşekkür ederken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yanı sıra PKK lideri Abdullah Öcalan'ın da adını anması üzerine İYİ Partililer, "Terör kutsanıyor burada", "Yazıklar olsun", "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile Öcalan'ı nasıl aynı cümlede anıyorsunuz?" sözleri üzerine komisyonda kısa süreli gerginlik yaşandı. AKP: 'Tarihi bir mutabakat' Teklifin ilk imzacılarından AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, teklifin geniş siyasi uzlaşmayla hazırlandığını belirterek, "367 milletvekili arkadaşımız bu kanuna imza atarak destek verdi. İmza sayısına ve siyasi parti gruplarının desteğine bakıldığında görülmemiş tarihi bir mutabakat ortaya çıkmıştır. DSP de bugün imza verdi" dedi. MHP-İYİ Parti tartışması: 'Ajitasyona pabuç bırakmam' Komisyonda söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise, "Milli birliği, milli devleti korumak, bin yıllık kardeşliği yaşatmak istiyoruz. Terörsüz Türkiye'nin sonuna kadar arkasındayız" dedi. Teklif ve sürece yönelik eleştirilere tepki gösteren Yıldız, "Siyasi, ahlaki, vicdani hiçbir ölçü tanımayanların ne söylediğine bakmayız. İstiyorlar ki birbirimize küselim, birbirimizden kopalım. Bekliyorlar ki evlatlarımızın bayrağa sarılı tabutlarını omuzlarımızda taşıyalım." Bunun üzerine İYİ Parti sıralarından "Kim ister bunu?" sesleri yükseldi. Yıldız ise "Ajitasyona pabuç bırakmam" diyerek tepki gösterdi. Yeni Partili Emir: 'Demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez' Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda Kürt sorununun çözümü ile demokratikleşmenin eş zamanlı yürütülmesi konusunda mutabık kalındığını, ancak teklifte bu ayağın eksik olduğunu vurguladı. "Demokratikleşme olmadan Kürt sorunu da çözülemez" diyen Emir, şu görüşleri dile getirdi: "Silahların susması için yapılacak makul ve ölçülü her düzenlemenin arkasında oluruz dedik. Ama 'önce güvenlik, demokrasi sonra gelir' yaklaşımını kabul etmedik. Her şeyi bu metne koyamayabilirsiniz ama demokratikleşmeye ilişkin hiçbir düzenleme getirmemiş olmanızı nasıl açıklayacaksınız? Kürt sorununun temelinde de adalet ve demokrasi sorunu vardır." Özel'den 'çerçeve yasa' yorumu: 'Özensiz, kötü hazırlanmış bir teklif' CHP Grup Başkanvekili İnan Akgün Alp, partisinin teklife destek verdiğini ancak sürecin demokratikleşme adımlarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı. İYİ Parti: 'Anayasa Komisyonu'nun görüşü alınmalı' İYİ Parti, teklifin fiilen af düzenlemesi niteliği taşıdığını ve Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak, öncelikle Anayasa Komisyonu'nda görüşülmesi gerektiğini ileri sürdü. İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Anayasa Komisyonu'nun görüşünün alınmasını, toplantının daha büyük bir salonda yapılmasını ve görüşmelerin televizyonlardan canlı yayımlanmasını talep etti. Ancak bu talepler kabul edilmedi. Komisyon öncesi kapı ve salon krizi Komisyon toplantısı başlamadan önce salon kapılarının açılmaması da tartışma yarattı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, "İlk defa böyle bir uygulama görüyorum. Bu salon bu toplantıya uygun değil" diyerek tepki gösterdi. Milletvekilleri ve basın mensupları salona alındıktan sonra bu kez salonun yetersiz olması nedeniyle tartışma yaşandı. Salonun değiştirilmesini isteyen milletvekillerine yönelik "İşi olmayan çıksın" sözleri üzerine İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, "86 milyon ilgileniyor bu kanunla. Herkesin işi var" diyerek tepki gösterdi.

Gazilerden Kanun Teklifine Sert Tepki: "Hodri Meydan" Haber

Gazilerden Kanun Teklifine Sert Tepki: "Hodri Meydan"

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, AK Parti ve MHP'nin kanun teklifine tepki göstererek, haklarının ellerinden alınmasına rağmen alanı terk etmeyeceklerini, açlık grevine devam edeceklerini ve 'ya öldürün ya hakkımızı verin' dedi. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, Cumhur İttifakı'nca verilen kanun teklifine, "Hodri meydan. Bizim bütün haklarımızı elimizden alın. Madalyalarımızı alın, protezlerimizi alın, gaziliğimizi alın. Madem öyle, o terörsüz Türkiye masasını devirin o zaman. Hadi hodri meydan. Biz kimseden para pul, hiçbir şey istemiyoruz. Biz bu alandan ayrılmıyoruz. ya bizi öldüreceksiniz ya hakkımızı vereceksiniz" dedi. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin şehit ve gazi ailelerinin haklarına yönelik dokuz maddelik kanun teklifine tepki gösterdi. Çerçioğlu, Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu olarak 13 Temmuz'dan beri özlük haklarıyla ilgili bir mücadele yürüttüklerini, bugün de açlık grevine başladıklarını söyledi. Parayla pulla işlerinin olmadığını, emsal özlük hakları için alanlarda olduğunu hatırlatan Çerçioğlu, verilen kanun teklifine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Sanıyorum anlamamışlar. Hala daha bize maaşlarımızı artıracaklar ya da ekstra para vereceklermiş gibi bir konuşma geçti. Bunlar ne getirdi? Bizim hiçbir sorunumuzu çözmez. Hala daha bizi paraya pula tamah ediyormuşuz gibi görüyorlar. Hayır, etmiyoruz. Bizim parayla pulla işimiz yok. "BU ALANDAN AYRILMIYORUZ" 15 Temmuz gazileri ve malul sayılmayan gazileri 1005 sayılı Yasa gereğince gazi olarak sayacağınızı söylediniz. 1005 sayılı Kanun, buna girebilmesi için Kıbrıs gazileri, Kore gazileri bu kapsama girer. 1005 sayılı Kanun, bir başka devletle savaşan, ölen, şehit olan ya da yaralanan gazilere uygulanan bir kanundur. Dolaylı olarak şu mu istenmektedir: Terör örgütü devlet olarak mı kabul edilmek istenmektedir? Bir başka devletle yapılmış bir savaş yoktur. 1005 sayılı Kanun'u siz malul sayılmayan ve 15 Temmuz gazilerine verirseniz, böyle bir algı oluşturacaksınız. Biz bundan tedirginiz. Tabii, bizi ilgilendirmez. Ne veriyorlarsa versinler, o tarafa. Ama bizim tedirgin olduğumuz taraf burası. 15 Temmuz gazilerine önceden de dediğimiz gibi, ister 200-300 bin lira para versinler ya da diğerlerine versinler, bu bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren kısım; kafasından kurşun geçen, sürekli çatışan, çatışmaya giren, günlerce yol yürüyen, dağda gezen, suyu biten, arkadaşına yardım eden, ayağı kayan, düşen, günlerce mayına basan, mayına bastıktan sonra arkadaşları tarafından zorluklarla hastaneye götürülmeye çalışılan terör gazilerine reva görülen 3 kuruş, 5 kuruş para, maaş artışıdır. Hodri meydan diyorum, bizim bütün haklarımızı elimizden alın. Madalyalarımızı alın, protezlerimizi alın, gaziliğimizi alın. Madem öyle, o terörsüz Türkiye masasını devirin o zaman. Hadi hodri meydan. Biz kimseden para pul, hiçbir şey istemiyoruz. Biz bu alandan ayrılmıyoruz. ya bizi öldüreceksiniz ya hakkımızı vereceksiniz. Dalga mı geçiyorsunuz siz bizimle? Böyle bir rezillik olamaz. Böyle bir rezilliği asla kabul etmiyoruz. Burada ağır engelli arkadaşlarımla açlık grevine devam ediyoruz. Bu alanı terk etmiyoruz. Hodri meydan. ya öldüreceksiniz ya da hakkımızı vereceksiniz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 'Terörsüz Türkiye' mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 'Terörsüz Türkiye' mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin TBMM’ye sunulduğunu belirterek, düzenlemenin Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı ve toplumsal birlikteliği güçlendirmeyi hedeflediğini açıkladı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, teklifin kapsamlı istişareler sonucunda hazırlandığını belirterek, “Aziz milletimizin çözüm iradesini yansıtan geniş bir mutabakatla bugün Gazi Meclisimizin takdirine sunuldu” ifadelerini kullandı. HEDEF: TERÖR TEHDİDİNİ KALICI OLARAK ORTADAN KALDIRMAK Kanun teklifinin Türkiye’nin geleceği açısından önemli bir adım olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, millî birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin hazırlanması ve yürütülmesine katkı sağlayan siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine teşekkür etti. BAHÇELİ’YE VE SİYASİ PARTİLERE TEŞEKKÜR Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaşımında Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye özel olarak teşekkür ederek, “Gerek kanun teklifinin tekemmül ettirilmesine gerekse sürecin başarıya ulaşmasına katkı veren başta Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere, siyasi parti gruplarımıza ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum” dedi. Erdoğan, söz konusu adımın Türkiye için hayırlı olması temennisinde bulundu.

Temmuz sonunda TBMM'den geçmesi hedeflenen 'çözüm süreci yasasında' neler var? Haber

Temmuz sonunda TBMM'den geçmesi hedeflenen 'çözüm süreci yasasında' neler var?

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa için Temmuz ayında adım atılması bekleniyor. AKP ve MHP kulislerinde, teklifin 7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Zirvesi sonrasında TBMM Başkanlığı'na sunulabileceği ve Meclis tatile girmeden yasalaşabileceği konuşuluyor. AKP kaynaklarının verdiği bilgiye göre 10-11 maddeden oluşması öngörülen çerçeve yasa süreli olacak ve "PKK'nın silah bıraktığının teyit ve tespiti" koşuluyla yürürlüğe girecek. AKP kurmayları, teklifin adının "PKK-KCK terör örgütünün feshi, silah bırakması ve hukuki varlığının sona erdirilmesine ilişkin kanun teklifi" benzeri bir isimle Meclis'e sunulabileceğini belirtiyor. Örgüt adının yasa başlığında yer almasa bile "amaç" ve "kapsam" maddelerinde açık şekilde tanımlanacağı ifade ediliyor. Öcalan'dan yeni mesaj: 'Yeni bir siyaset dönemine kapı açılıyor'Süreci hızlandıran adımlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 20 Mayıs'taki grup toplantısında yaptığı "hayırlı işlerde çabuk olunmalı" açıklamasının ve 9 Haziran'daki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında sürecin "devlet vizyonu" olarak tanımlanmasının ardından çözüm süreci trafiği yoğunlaştı. Yeni çözüm süreciyle ilgili çerçeve yasa için iktidar bloğu ile DEM Parti arasında hem yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildi hem de arka kapı diplomasisi yürütüldü. Pervin Buldan ve Mithat Sancar'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti 16 Haziran'da TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'la görüştü. Kaynak,X / CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgi Tanrıkulu, 17 Haziran'da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi makamında ziyaret etti 17 Haziran'da ise CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi makamında ziyaret etti. Bu görüşmenin ardından 18 Haziran'da Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir araya geldi. Hafta başında yapılan AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından parti sözcüsü Ömer Çelik, "Terörsüz Türkiye" sürecinde örgütün silah bırakmasına bağlı olarak yürürlüğe girecek yasal çerçevenin değerlendirilmesi aşamasına gelindiğini söyledi. Çelik, dün katıldığı bir televizyon programında da çerçeve yasanın silah bırakma şartıyla hayata geçeceğini açıkladı. 'Henüz tatmin edici noktada değil' BBC Türkçe'nin görüştüğü AKP yöneticileri, İran-İsrail gerilimi ve Suriye'deki gelişmelerin sürecin seyrini etkilediğini belirterek, örgütün bir dönem bölgedeki gelişmelerin sonucunu görmek istediği ve silah bırakma sürecinin bu dönemde yavaşladığına dikkat çekiyor. Ancak savaşın seyrinin bu beklentiyi boşa çıkardığı değerlendirmesi yapılırken, sürece dönük toplumsal kabulün arttığı, bunun da yasal düzenleme adımlarını kolaylaştıracağı ifade ediliyor. AKP kaynaklarına göre güvenlik birimlerinin sahadan aktardığı bilgiler, bazı bölgelerde hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Öcalan: Müthiş bir demokratik siyaset yürüteceğiz Özellikle Zap-Metina hattında bazı alanların boşaltıldığı, Gara, Hakurk ve Kandil kırsalında da kısmi geri çekilmeler yaşandığı belirtiliyor. Ancak parti kaynakları, örgütün sahip olduğu insan gücü ve lojistik kapasite dikkate alındığında bugüne kadar atılan adımların henüz "tatmin edici düzeyde" görülmediğini ifade ediyor. Bir AKP yöneticisi, "Sembolik bazı silah bırakma görüntüleri ve belli alanlarda çekilmeler oldu. Ama silah bırakmanın kalıcı hale geldiğini söyleyebilmek için daha somut bir tabloya ihtiyaç var" değerlendirmesini yaptı. Çerçeve yasanın içeriğinin büyük ölçüde netleştiğini belirten kaynaklar, hayata geçebilmesi için örgütün silah bıraktığının teyit ve tespit edilmesine yönelik bir mekanizmanın oluşturulması gerektiğini ifade ediyor. Süre sınırı getirilecek İktidar partisi yasa taslağı ile ilgili çalışmalarını da sürdürüyor. AKP kaynaklarının verdiği bilgiye göre çerçeve yasa, düzenlemenin amaç, kapsam ve tanım maddelerinin yanı sıra silah bırakan örgüt mensuplarının hukuki statüsünü belirleyecek hükümler içerecek. Buna göre örgütün feshi ve silah bırakmasının nasıl teyit edileceği, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin nasıl işletileceği, cezaevinde bulunan hükümlülerin durumunun nasıl değerlendirileceği yasada ayrıntılı olarak düzenlenecek. Yürürlük maddesiyle birlikte 10-11 maddeden oluşacağı belirtilen yasada, belirlenen süre içinde Türkiye'ye dönen örgüt üyelerinin yasadan yararlanacağı hükme bağlanacak. İktidar partisi bu sürenin bir yıl olması öngörülüyor. Meclis süreç komisyonunun raporu kabul edildi: İçeriğinde neler var, neler yok?'Beş yıl siyaset yasağı, örgüt yöneticileri kapsam dışı' DEM Parti, Türkiye'ye gelen örgüt mensuplarının siyaset yapmasına olanak tanınmasını istiyor. Ancak gerek AKP gerekse MHP buna karşı çıkıyor. AKP yöneticileri, Türkiye'ye dönen kişilere belirli bir süre adli kontrol hükümlerinin uygulanacağını, bu süreçte siyaset yapmalarının mümkün olmayacağını ifade ediyor. Bu çerçevede suça karışmayan örgüt üyeleri için beş yıl siyaset yasağı öngörülüyor. Yasadan ilk aşamada suça karışmamış örgüt üyeleri yararlanacak. Örgüt yöneticilerinin ise Türkiye'ye dönüşüne dönük bir düzenleme yer almayacak. Parti kurmayları, ilerleyen dönemde ceza mevzuatında yapılabilecek değişiklikler ve infaz düzenlemeleri sonrasında bazı hükümlülerin durumlarının yeniden değerlendirilebileceğini, ancak ilk aşamada suç işlememiş örgüt mensuplarının öncelikli olarak ele alınacağını dile getiriyor. Kaynak,Stringer/Anadolu via Getty Images // PKK'nın ilk grubu, örgütün fesih ve silah bırakma kararının ardından 11 Temmuz 2025'te Süleymaniye'de düzenlenen törende silahlarını imha etme görüntüleri vermişti. 'Temmuz sonunda çıkabilir' AKP kulislerinde yapılan değerlendirmelere göre teklifin Meclis'e sunulması halinde Temmuz ayı sonunda yasalaşması mümkün. Parti kurmayları, "10-11 Temmuz gibi verilmesi durumunda ay sonuna kadar komisyondan ve Genel Kurul'dan geçebilir. Teknik olarak, 8-10 maddelik bir teklifin görüşmeleri uzun sürmez. Meclis kapanmadan çıkarılabilir" görüşünü dile getiriyor. Ancak düzenlemenin takviminin, sahadaki gelişmelere ve silah bırakma sürecinin seyrine bağlı olacağı da belirtiliyor. AKP kaynakları, bunun bir "tıkanma" meselesi olmadığını, devletin bazı adımların sonuçlarını görmek isteyebileceği için yürürlüğe girmesinin şarta bağlanacağını ifade ediyor. 'Öcalan'a statü yok, görüşme koşulları düzeltilebilir' MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'a "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" statüsünün verilmesini önermişti. Ancak iktidar partisi bu öneriye mesafeli. Parti kaynakları, Öcalan'ın halen İmralı'da hükümlü statüsünde bulunduğunu belirterek, "Statü değişikliği başka bir hukuki süreçtir; bir af yasası kapsamında olabilir. Ancak çerçeve yasada af niteliğinde bir düzenleme söz konusu değil" değerlendirmesini yapıyor. Aynı kaynaklar, mevcut infaz rejimi çerçevesinde Öcalan'ın cezaevi koşullarının düzeltilebileceğini ve bu çerçevede gazeteciler, akademisyenler ve farklı toplum kesimleri ile görüşmelerine izin verilebileceğini söylüyor. BBC / Ayşe Sayın

3 ilde 6 beldede yapılan seçimler sonuçlandı Haber

3 ilde 6 beldede yapılan seçimler sonuçlandı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat’ta gerçekleştirilen belde seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın 6 belediyeden 5’ini kazandığını belirterek sonuçları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilettiklerini açıkladı. ANKARA (İGFA) - Tokat'ın Almus ilçesine bağlı Bağtaşı ile Reşadiye'ye bağlı Yolüstü'nün yeniden 'belde 'statüsü kazanması ardından YSK'ca gerçekleştirilen ara seçimlerde seçmen belediye başkanı ve belediye meclis üyelerini belirlemek için sandık başına gitti. Bağtaşı Beldesi Belediye Başkanlığı'na kesin olmayan sonuçlara göre AK Parti'nin adayı Mustafa Karadağ seçilirken, Reşadiye ilçesine bağlı Yolüstü beldesinin belediye başkanlığını kesin olmayan sonuçlara göre AK Parti'nin adayı Mustafa Altın kazandı. Çevrecik'te 7 sandıkta 2 bin 166 seçmen oy kullandı. Kesin olmayan sonuçlara göre, belediye başkanlığını 877 oy alan CHP'nin adayı Nazım Demirkol kazandı. Kuşçu Beldesi'nde yapılan seçimlerde ise kesin olmayan sonuçlara göre, belediye başkanlığına 373 oy alarak MHP'nin adayı Hikmet Temizel seçildi. Gümüşhane'nin merkeze bağlı Tekke beldesinin belediye başkanlığını kesin olmayan sonuçlara göre AK Parti'nin adayı Kemalettin Demirkıran kazandı. Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesinin belediye başkanlığına kesin olmayan sonuçlara göre AK Parti'nin adayı Mustafa Özer seçildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat’ta bulunan 6 beldede gerçekleştirilen seçimlerin sonuçlarına ilişkin sosyal medya hesabından vieolu paylaşımda bulundu. Cumhur İttifakı’nın seçimlerde önemli bir başarı elde ettiğini ifade eden Demir, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak 6 beldeden 5’ini kazandıklarını belirterek, “Zafer yine AK Parti’nin, kazanan yine Türkiye” mesajını verdi. Seçim sonuçlarını telefonla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a arz ettiklerini aktaran Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimleri kazanan belediye başkanlarını, il teşkilatlarını ve parti mensuplarını tebrik ettiğini söyledi. Demir paylaşımında, AK Parti’nin yerel yönetimlerdeki başarısını sürdüreceğini belirterek, “Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı şehirlerden aldığımız güçle inşa etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Zafer yine AK Parti’nin! Kazanan yine Türkiye! Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat’ta 6 beldede yapılan seçimlerde AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak 5’ini kazanmamızın ardından Sayın Cumhurbaşkanımız’a seçim sonuçlarını telefondan arz ettik. Sayın Cumhurbaşkanımız yoğun bir çaba… pic.twitter.com/rni7Upa4cO — Mustafa Demir ???????? (@mustafademir) June 7, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.