Gelecek Partisi ve Deva Partisi‘nin seçmen nazarında karşılığı var mı?

Sayın Davutoğlu Hükümette sırasıyla Danışmanlık, Dışişleri Bakanlığı ve Ak Partide Genel Başkanlık, Başbakanlık yapmıştır.

Kurdukları partilerin amacı;

Ak Partiyi bölerek iktidardan uzaklaştırmak, Sayın Erdoğan’a “gününü göstermek!” midir, yoksa alternatif olup olmadıklarını göstermek midir?

Kuruluşlarında herhangi bir gayri milli unsurun dahli var mıdır?

Fetö’nün ve uzantılarının bütün partilere sızma gayretleri bilinmektedir. 

Bütün partilerin ve kurumların sorunu olan örgütün, partilerine katkıları ve desteklerinin olup olmadığı merak edilmektedir.

Daha işin başında yukarıda özet olarak yazdığım halkın zihnindeki soruları çok açık gerekçeleri ile birlikte ve fiili olarak da deklare etmeliler. Hüsnü kabul görmeleri bu sorulara verecekleri ikna edici samimi cevaplara bağlıdır.

Sayın Babacan, 1968 yıllarında Ankara İlahiyat Fakültesindeki başörtüsü mücadelesinin sembol ismi Hatice Babacan’ın yeğenidir. Siyasi yolculuğuna ailesinin çizgisini takip ederek mi devam edecek yoksa “iddia edildiği” gibi bir takım karanlık mihraklarla işbirliği yaparak mı devam edecek?

Bunu yolculuğunda göreceğiz.

Sayın Babacan katıldığı bir programda iktidarlarında “düşünce suçluları hemen derhal salıverilecekler” diyerek "iki parmağını şaklatmış” ve buna bakar demiştir.

Babacan’ın bu davranışı bana eski Bizans Krallarının parmak şaklatması sahnelerini hatırlattı. Babacan yakın zamanda böyle bir film izlemiş olabilir mi diye muzipçe bir soru geldi aklıma.

Sayın Babacan parmak şaklatarak devleti yönetecekse bir de üstüne üstlük parmak şaklatarak adalet sağlayacaksa vay ülkenin haline vay!

Öncelikle ADALET bir devletin varlığını sürdürebilmesinin yegane olmazsa olmazlarındandır.

Adalet en tabii insan hakkıdır.

Eğer içerde fikir suçlusu varsa tabi ki adil yargılanmalılar ve yargı gereğini yapmalı.

Sayın Babacan’ın adaleti parmak şaklatarak sağlayacağını ifadesi bana göre vahim bir MANTALİTE hatasıdır.

Siyasi hayatımıza katılan Gelecek PartisiDeva Partisi ve diğer partilerin geleceği?

Öncelikle partilerdeki ayrılıkların sebep olduğu siyasi parçalanmışlık, demokrasinin cilvelerinden olmakla birlikte iyi bir gelişme değildir. 

Ayrılıklar çok derinleşmeden en azından birliktelik sağlanabilecek yollar aranmalı ve bazı konularda birliktelik mecburiyetinde kalabileceklerini “Ak Parti" de dahil akıldan çıkarmamaları gerekir.

Birbirleri hakkında kullandıkları dil önem arz etmektedir.

Linç girişimleri de hakkaniyete uymaz.

Sonuçta tercih vatandaşa aittir ve reddetmek veya kabul etme hakkı da vatandaşındır.

Sayın Davutoğlu’nun AK Parti Genel Başkanı ve Başbakanlığı sırasında bizzat müşahede ettiğim, AK Partiye ilk defa oy verenler için Davutoğlu’nun Başbakan olması gerekçe olmuştu.

Eşleri Sare Davutoğlu hanımefendinin Başbakanlık konuk evinin mobilyalarının değiştirilmesi için kendisine getirilen yabancı menşeli lüks ve pahalı mobilya önerilerini kabul etmemesi ve yerli orta halli mobilya tercihi, yine devlet konuk evinde yediği yemeklerin bedelini ödemesi o günlerde konuşulan konulardır.

Kendileri kamuoyunca mütevazı ve örnek davranışları ile hatırlanmaktadır.

Ancak Sayın Davutoğlu‘nu hakkındaki anlatılanlar ve Babacan‘ın süreç içinde tenkit edecekleri AK Parti'nin icraatlarının sorumluluklarından kurtarmayacaktır.

İstanbul Sözleşmesi gibi icraatların hesabını vatandaş soracaktır.

Partilerin kurucular kurulunun ilk bakışta halkın gönlünde yer eden, görüntüden uzak, alışılmışın dışında bir profil verildiği şeklinde bir kanaat oluştu.

Ancak bu konuda acele karar vermek haksızlık olur.

Babacan’ın partisinde, partiler de genellikle görülen Karadenizli ağırlığından ziyade alışılmışın dışında Güney Doğulu ağırlığı da dikkat çekici bir durumdur.

Esasen yeni kurulan her iki parti için de kanaat sahibi olmak için “yürüyüşlerinin“ ve yol arkadaşlarının görülmesi gereklidir.

Sayın Davutoğlu ve Sayın Babacan, Suriye, Irak ve Yemen’de ABD ve müttefiklerince yapılan savaş ve katliamlar döneminde görevdeydiler. “Komşularla Sıfır sorun“, “Şam’da cuma namazı kılmak” gibi söylemleri için devlet sırrı dışındakileri paylaşarak mümkünse halkı ikna etmeleri kendileri ve partileri için son derece önemlidir.

Sayın DavutoğluBaşbakanlığı sırasında siyasetçilere mal beyanı mecburiyeti getirecekti, yapamadı! İddiasında ısrarlı mı?

İktidar olursa yapacak mı?

Yeni kurulan partilerin sadece AK Parti’yi suçlamaları kendilerini kurtarmaz.

Devleti nasıl yönetecekler?

Mesela “Siyasi Partiler Kanunu” hakkında önerileri nedir?

Çözüm bekleyen ekonomi, işsizlik, üniversite mezunu işsizler, eğitim, halkı canından bezdiren bürokrasi konularını nasıl çözeceklerini anlatmalılar.

Bir başka handikap da halkın büyük kesiminin kanaatinin Babacan’ın ve Davutoğlu’nun parti kurmalarının sebebinin salt Sayın Erdoğan ile hesaplaşma olduğu şeklindedir.

Bu güne kadar her iki parti başkanından da ülkeyi nasıl yöneteceklerine, projelerine, nasıl bir gelecek inşa edeceklerine dair dikkate alınabilecek umut veren bir açıklama ben duymadım, duyanlar anlatsınlar.

Her iki Genel Başkan da aynı soruların muhatabıdır. 

Kusurlu olduğunu ifade ettikleri AK Parti’nin geçmiş icraatlarından kendilerini soyutlamaları pek mümkün gözükmemektedir.

Ayrıca hükümetin ayağı tökezlesin, ülke ekonomik sıkıntıya bir girsin de “kurtarıcı” rolü üstlenelim yaklaşımı içinde olduğu algısı, bilhassa Sayın Babacan için yaygındır.

ABD’nin Irak operasyonu başladığında Sayın Babacan’ın şu beyanatı

ABD Irak’a hava harekatı için incirlik üssünü kullanmaya başladı. Bir haftaya kalmaz para gelir” açıklaması unutulmamıştır.

Sayın Babacan’ın arkasında “dış destek” var algısını biraz da kendilerinin “Dışarda para çok biz buluruz” şeklinde açıklamaları desteklemiştir.

Ekonomide çözüm önerisi “Deva“sı kolay borç bulmaktan ibaret midir?

Kolay borç bulmanın şimdiki karşılığı ne olacaktır?

Bu defa da ABD’ye İncirlik Üssü’nün kullandırılması mı olacaktır?

Ödün verilecekse nasıl bir ödün verilecektir?

Gerek Gelecek Partisi, gerekse Deva Partisi:

Borcu borçla kapatmaya mı devam edecekler?

Faizsiz ekonomi konusunda hiçbir açıklamaları yok!

Faiz ekonomisine mi devam edecekler?

D-8 ve alternatif birliktelikler öneriyorlar mı?

NATO, AB, ABD, Rusya ve Çin ilişkileri nasıl olacak?..

Devam edecek…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.