Kardeşlerimiz kıyameti yaşıyorlar!

İkisi de soykırım yaşıyor,

İkisinin de vatanları işgal ediliyor,

İkiside tarihte eşine rastlanmaz zulüm ve işkenceler yaşıyor!..

Filistinde çocuk kadın yaşlı demeden İsrail ve onun destekçileri ABD İngiltere ve yandaşları tarafından evleri başlarına yıkıyor ve dünyanın gözleri önünde kundaktaki bebeklerde katliama uğruyorlar!
Doğu Türkistan da müslümanların çocukları ellerinden alınıp asimile edilerek komünist Çinli olarak yetiştiriliyor
İkisinin de evleri ellerinden alınıyor 
Filistin de yaşananlar dünyanın gözü önün de pervasız ca yaşanırken, Doğu Türkistan da gizli ve yavaş yavaş yaşanıyor!
İkisinde de Dünya sessiz islam dünyası duyarsız!
İkisinin yaşadıkları da tarihin ve insanlığın yüz karasıdır!

Denize düşen yılana sarılıyor!

İşin tuhaflığına bakar mısınız!

Doğu Türkistan da kardeşlerimize soykırım yapan Çin, Filistin’i destekler görünürken , Doğu Türkistan da ise; ABD, bir yandan Filistin de soykırım yapan İsrail’i desteklerken diğer yandan Doğu Türkistan’ı destekler görünüyor!
Ve malesef Filistin yönetimi komünist zalim soykırımcı Çin den medet umar duruma düşmüşken aynı şekilde Doğu Türkistan da emryalist ABD ve onun işbirlikçilerinden medet umuyor!

Aslında ne ABD Doğu Türkistan’a işe yarar destek veriyor ve ne de komünist Çin Filistin’e işe yarar destek veriyor!
Bu arada çok tuhaf anlaşılmaz bir şey daha oluyor! cıfıt fitneci sapkın tarihleri boyunca dünyanın başının belası olmuş, kendilerine gönderilen peygamberleri bile katleden ulül azm peygamberlerden Hz Musa yı sina çölüne süren İsrail de Doğu Türkistan’ı destekler görünüyor!
Traji komik anlaşılması zor bir oyun oynanıyor!

Yani herkes kendi stratejilerini uyguluyor! Hepsi de emperyalist sömürgeci, iki yüzlü ve soykırımcıdırlar. Müslümanlara yapılan zulümler hiçbirisinin umurlarında değildir! İnsan hakları, özgürlük, batı değerleri ve demokrasi söylemlerinin masaldan ibaret olduğu Gazze’de, Urumçi de Suriye Yemen Irak da bir defa daha isbat edilmiştir!

Soykırıma uğrayanlar dünyanın her bölgesinde maalesef müslümanlardır!
Soykırım yapanlar ise, gücü hak sebebi sayan siyonist emperyalist kapitalist sosyalist kominist farketmeden sapkın ırkçılardır.

78 Yıl Önce, 12 Kasım Tarihi

Milli şairimiz merhum Akif’in veciz ifadesi ile;
İbret alınsaydı tarih tekerrür mü ederdi!
Unutulan Doğu Türkistan’ın kurtuluş mücadelesinde 12 Kasım tarihinin yeri ve önemi 

Türkistan tarihi dünya tarihini şekillendiren, dünyaya yön veren mücadele ile dolu ibret alınacak tarihtir!
4-11 Şubat'ta 1945 yılında Kırım’ın Yalta tatil beldesinde, ABD Başkanı Franklin Roosevelt, İngiltere Başbakanı Winston Churchill ve Sovyet lideri Joseph Stalin bir araya geldi ve tarihe YALTA KONFERANSI olarak geçen toplantıyı yaptılar.

Yalta konferansında dünyanın geleceğini konuşup kararlar aldılar. Aldıkları kararların birisi de TÜRKİSTAN’ı Rusya ve Çin arasında pay etmekti. Türkistan’ın Doğusunu Çin’e batısını Rusya’ya bıraktılar. Almanya’yı Fransa’ya bırakıp! Mezopotamya (Ortadoğu) ve Türkiye de dahil pek çok ülke ve bölge hakkında karalar alıp dünyayı aralarında pay ettiler.

Doğu Türkistan’da 1933 yılında devlet kuruldu!

1923’de Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından 10 yıl sonra 12 Kasım 1933’te Kaşgar’da Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti kuruldu. Çinli sömürgecilerin suikastiyle Cumhurbaşkanı Hoca Niyaz HACİ ve Başvekil Sabit DAMOLLA’nın şehit edilmesinin ardından Uygurlar bir kez daha 12 Kasım 1944 yılında Doğu Türkistan Cumhuriyeti’ni ilan ettiler.

12 Kasım 1933 de kurulan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti

Doğu Türkistan topraklarında kurulan ilk İslam Cumhuriyeti olan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti, İslamî anayasa ile 12 Kasım 1933’te Kaşgar’da kuruldu.
Doğudan ve güneyden Kaşgar’a doğru ilerleyen Milli Kuvvetler Kaşgar eski şehri Çinliler’den kurtaran Albay Timur Beğ ile birleştiler.
Müslüman Hui askerî hiziplerin bir kolu olan Ma Zhongying’ın ordusu Urumçi’ye kadar genişlemeye başladı. Buna karşın Müslüman Doğu Türkistan halkı önce 1931’de Kumul’da sonra da 1932’de Turfan’da isyan başlattılar.
1933’te Muhammed Amin Buğra işgalci Çinlilere karşı başkaldırdı.

İsyancılar Hanlı memurları kovarak Hotan’ı aldıktan sonra Yarkand ve Kaşgar’a ilerleyerek Kumlu ve Turfan’dan sağınmış güçleriyle birlikte 12 Kasım 1933’de Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti’nin kuruluşunu, halkın ve askerlerin coşkulu gösterileri ve tekbirlerle ay yıldızlı Gökbayrak göndere çekilerek ilan ettiler. 

Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetini yıkılışının hazin hikayesi 

Kurulan İslam Cumhuriyeti Çin kuvvetleri ile Çinli Müslümanların (Tunganlar) diğer Çinliler ile anlaşması ve Rusların da bu düşman kuvvetlere destek vermesi sonucunda Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti ordusunu katlettiler. Bunun sonucunda 6 Şubat 1934’de Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti yıkıldı.
Bakanlar Kurulu üyelerinin bir kısmı yurt dışına kaçmayı başarsalar da diğerleri yakalanarak KGB zindanlarında can verdiler.

12 Kasım 1944 Doğu Türkistan Cumhuriyeti ikinci defa ilan edildi.

Doğu Türkistan’da Uygurlar Çin’deki komünist ihtilalcilerin, milliyetçi Çin hükumetine karşı mücadelelerinden ve iç istikrarsızlıktan yararlanan Uygur aydınları siyasileri ve halk ayaklanmalara başladı. Nihayetinde Gulca’da Ali Han Töre, 12 Kasım 1944’te İkinci Doğu Türkistan Cumhuriyetini kurarak Cumhurbaşkanı oldu. 

Uygur siyasetçilerin, Milliyetçi Çin’e karşı Sovyetler ile yakınlaşmaları işe yaramadı Çin’de komünizm hakim olduktan sonra Rusya, Doğu Türkistan yeni yönetimini tanımadı ve Almaata’ya davet ettikleri Ahmetcan Kasimi, İshak Beğ, Abdülkerim Abbas ve Delil Han provokasyonla uçaklarını düşürülerek öldürüldüler.

Cumhuriyetin önderlerinden Canım Han Hacı, Urumçi’de idam edildi. 1949’da Cumhuriyet tamamen Çin tarafından ortadan kaldırıldı. Osman Batur, son mücadeleleri sırasında Şubat 1951’de esir düştü. Nisan ayında Urumçi’de asılarak idam edildi.

12 Kasım tarihi Doğu Türkistan için son derece önemli ders ve ibretlik olayların yaşandığı tarihtir. Kurulan her iki cumhuriyetin de yıl dönümü olarak “Doğu Türkistan Milli Günü” olarak kabul edilmektedir.

Doğu Türkistan tarihi Doğu Türkistanlılar kadar diğer milletler içinde ibretlerle doludur!

1875’de Doğu Türkistan’da bölge yöneticilerinin Çin’in Doğu Türkistan’a daveti ile başlayan Çin işgali zaman zaman kaldırılmış, Çin ülkeden kovulmuşsa da Doğu Türkistan 150 yıldır zulüm ve işgallerle boğuşmaktadır!

2009 yılında işgalci Çin tarafından Urumçi’de çıkarılan provakasyon sonucunda on binlerce Müslüman Uygur katledilmiş işgal soykırıma dönüşmüştür. Son günlerde ise, karantina adı altında Uygurlar ölüme terkedilmiştir. 
Çin’in Doğu Türkistan’da yaptığı insanlık dışı uygulamalara sessiz kalan özellikle Müslüman milletler aynı şekilde Filistin de yaşanan soykırım karşısın da da sessiz kalmaları zalimleri cesaretlendirmekte ve zulümlerini her geçen gün genişleterek sürdürmektedirler.

Başta İslam dünyası ve Müslüman Türkler sessizliklerini bozmalı, İsrail’i ve Çin’i durdurmalıdır. Aksi halde kardeşlerimizin maruz kaldığı insanlık suçuna sessiz kalmaları sebebi ile ortak olmaktadırlar!

Zulüm ile abat olunmaz! Elbette Doğu Türkistan da Çin, Filistin de siyonist İsrail kaybedecek, kardeşlerimiz kurtulacak bağımsızlıklarına kavuşacaklardır! Burada önemli olan zulüm karşısında nerede yer aldığımız, ne yaptığımızdır!

Zulme rıza zulümdür!

Vesselam..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.