150

Tuğçe'nin dünyasından... Swarovski.
          Başlarken..  
 
          BURSA ARENA  gazetesi Yayın Kurulu Başkanı  İsmet Yıldırım’ın verdiği hak doğrultusunda sizlere yazabilme fırsatı bulmaktayım. Bundan sonra “seri yazı” şeklinde,  sizlere   bir buçuk yıldır keyifle çalıştığım ve  halen devam eden iş hayatımdan yani ışıltı dünyası Swarovski’deki heykellerden  bahsedeceğim..
 
          Yazı dizisi istiyorum demişti İsmet Yıldırım. Şu an için en iyi bildiğim konuları  sizlere aktarmak isteğimi dile getirmişti sanki.
  
          Tam da üniversitedeki eğitimimle çalışma hayatımda yer alan bölümleri geniş çapta kapsayan nitelikte. Çünkü ürünlerimizin hemen hepsinin aileleri,  bu ailelerin temaları ve bu temaların içindeki her ürünün de bir hikayesi bulunmakta.
 
          Kafamdan geçenlerin  İsmet Yıldırım ve Swarovski EG Turizm Ailesi  tarafından kabul edilmesi;  öncelikle benim   konularla ilgili  daha da fazla çalışmalar yapmaya sevk edeceği bir başka gerçek..
 
          Sonuç olarak da; bir  “biyolog” tarafından  kaleme alınacak konular  “zooloji” ve “botanik”  ile bağlantı olacak birazda..
        
          Biyoloji çeşitli anabilim dallarına sahip gerçekten çok geniş bir bölüm.. ama yüzeysel bakacak olursak bitkiler ve hayvanlar. Biyologlar ikisini de  severler ama genelde birinden birine  ilgi daha fazla olur.  Botanik genelde daha zorlayıcı bir alan olmuştur ya da daha az tercih edilen. Bitkileri herkes seviyor ancak doğada zannettiğiniz kadar az bitki yok bunun sistematiğine girince işler biraz değişiyor. En basiti günümüzde yaşayan on bitki şubesi bulunmakta sadece çiçekli bitkiler (angiospermler) içerisinde 250.000 bitki türü bulunmaktadır.
 
          Ama ben size hepsini anlatmayacağım tabiî ki.. Elde var olan heykelciklerimizden doğa koleksiyonunda yer alan çiçeklerimizden bahsedeceğim.
 
          Dizilerden fazla belgesel izlendiği söylendiğine göre bence doğaya sevgi zannettiğimizden fazla. Sıkılmadan okumanızı temenni ederek girişi tamamlıyorum..
                               
Kristal Dünya’ya Hoş geldiniz…
 
Swarovski denince  aklınıza gelen nedir?
Swarovski ışıltısı hakkında bilgi edinmiş miydiniz?
 
Ya da ;
Swarovski’nin sadece takı üzerine bir firma olmadığını biliyor muydunuz?.....
 
Bu sorularınıza yanıt olabilecek şekilde sizlere bilgiler vermeye çalışacağım. Sonrasında da esas amacım olan heykelcikleri anlatmaya başlayacağım teker teker…
 
En basiti Swarovski deyince insanların ilk aklına gelen "doğal taş" oluyor.  
Işıltımız bu izlenimi veriyor çünkü duru, pürüzsüz bir yüzeye sahip, kesimi yani facetalerı düz ve köşeli. Swarovski kristal üreten bir firma ve bu kristali farklı iş kollarında farklı şekillerde kullanılmakta. Bizde Swarovski’nin  1997 yılında Red&Blue konseptiyle açtığı şimdi Crystal Forest konseptli , yaklaşık 170 ülkede yer alan, Nathalie Kolin ve ekibinin 24-36 aylık tasarım süreci olan koleksiyonunu her altı ayda bir sergilediği, mağazalar olarak satış kolunda yer almaktayız.
 
Firmanın ismi de kristalimizin ismi de Swarovski. En basiti şöyle düşünün dedeniz bir iş kursa bu işe isim olarak kendi soyadını vermiş olurdu ki yaklaşık 200 yıl öncesini düşünürsek bu o zamanlar klişe olan bir durum olarak karşılanmamıştır.. Daniel Swarovski de aynısını yapmış ve soyadından bir Kristal Dünya doğmasına sebep olmuş.
 
Genel olarak en özel formüller hep aile sırı olarak saklanmaktalar. Böyle bir ışıltı üretebilen bir firmada aynı şekilde içinde ne olduğunu saklamaktadır. 1700 tane madde olduğu bilinmekle birlikte su ve kum kullanıldığı düşünülmektedir kristalin içerisinde.
Kesimi özel, makinesi özel, doğal olarak ürettiği kristalde özel olan bir firmadan bahsettiğime kanaat getirmiş olacağınızı düşünüyorum.
 
Peki; Swarovki’nin mağazalarını açmadan öncesinde 1976 yılında obje üretmeye başladığını biliyor muydunuz  ?
 
Çalışansınız ve avize parçaları var elinizin altında.. Belki çocuğunuza bir oyuncak olsun istediniz, belki kendi can sıkıntınızı gidermek istediniz, belki o an kendinize motivasyon yöntemi olarak onlarla oynamak geldi içinizden…
Ve birleştirdiğiniz parçalardan bir fare yaptınız. İşte bir başka hikayenin başlamasına sebep oldu o çalışan.. Böylece kristal heykelciklerimiz üretilmeye başlandı…
 
Artık bundan sonraki yazımda sizlere kristal heykelciklerimizin hikayelerinden de bahsedeceğim… Öncelik olarak ilki en sevdiğim hayvanlardan biri olan at ile ilgili olacak..  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Abuzer DOKER 10 yıl önce

Abuzer Doker Tebrikler...harika bir yazı..

150