Elektrikli araç şarjı için güneş alternatifi

Türkiye'de Togg ile birlikte hareketlenen elektrikli araç piyasası hem ülke içinde hem de dünyada giderek büyüyor. En öncelikli mesele ise şarj imkanı ve süresi. Doğru bir hesaplama ve yatırımla güneş enerjisi de ihtiyaç duyulan enerji ve şarj için alternatifler arasında.

Elektriği konut, iş yeri ve fabrikalarda olduğu gibi trafikte de kullanmak hem çevreci olması hem de birçok ülke için ‘enerjide dışa bağımlığını azaltması’ nedeniyle oldukça cazip bir seçenek.

Elektrikli araçlar hem karbon salınımı yapmıyor hem sessiz çalışıyor hem de ulaşım maliyetlerini düşürüyor. Bu nedenle gittikçe daha fazla tercih ediliyor.

Tüketicileri bugün için düşündüren konuların başında ise “araç bataryasını şarj etmek için gereken elektriğin nereden temin edileceği” sorusu geliyor. Türkiye’nin yerli elektrikli otomobili Togg ile birlikte neredeyse tüm otomotiv firmalarının elektrik motorlu modelleri var ve hem şehir içinde hem de trafiğin yoğun olduğu kara yollarında sürekli yeni şarj istasyonları hizmete giriyor.

Konutlarda şarj

Ortalama bir elektrikli araç, 5 kilometrede 1 kW saat elektrik tüketiyor. 100 kilometrede ise ortalama 20 kW elektriğe ihtiyaç duyuluyor. 50 kWh kapasiteli bir bataryanın tam olarak şarj edilmesi için ev tipi şarjla yaklaşık 15 saate ihtiyaç duyulurken, üç fazlı ve 11 kW DC şarj istasyonu ile bu süre 5 saate inebiliyor.

Geçmişte yalnızca akaryakıt istasyonlarında yapılan depo dolumları, elektrikle birlikte AVM’lerde, otoparklarda, site otoparklarında hatta müstakil konutlarda yapılmaya başlandı.

Apartman yönetimleri, Kat Malikleri Kanunu’na göre üye sayısının yarından bir fazlası ile ‘hızlı şarj istasyonu’ kurma yetkisine sahip olabilirken, bunun maliyeti ise hizmetten faydalananlar tarafından karşılanıyor. Yalnızca elektrikli araçlar için veya güneş enerji paneli yerleştirmek için bir alan tahsisi için ise yasa gereği yüzde 80’lik bir ‘kabul’ oyu gerekiyor. Birçok apartmanda kat maliklerinden elektrikli araç sahibi olanlar ortaya çıkmasıyla birlikte, buna ilişkin çalışmalar başladı.

Doğru abonelik tipi ile maliyeti düşürmek mümkün

Elektrikli araçlar, fosil yakıtlara göre daha ucuz bir ulaşım maliyeti sunuyor olsa da bedava değil. Elektrik için ödenen faturalara artık şarj maliyetleri de eklenmeye başladı. Tek zamanlı (tüm gün için aynı hesaplama) yapılan abonelik tipi yanında, üç zamanlı (günün üç ayrı diliminde üç ayrı fiyatlandırma) yapılan abonelikler de var. Bu tip aboneliklerde gece saatlerinde elektrik maliyeti daha düşük olduğu için, araca daha az ihtiyaç duyulan bu zaman diliminde şarj da maliyeti düşürüyor. Her iki durumda da hizmet sağlayıcı enerji firmasına bir fatura ödemek gerekiyor.

Sınırsız kaynak: Güneş

İhtiyaç duyulan elektrik enerjisini sağlamakta yeni alternatiflerden biri de güneş enerjisinden yararlanmak. Bu amaçla akaryakıt istasyonları, şarj istasyonları, bina çatı ve yüzeyleri, otopark çatıları ve apartman çatı ve yüzeylerine güneş paneli takılması gibi çözümler ortaya çıktı.

TRT'den Uğur Becerikli'nin özel haberine göre, Türkiye Güneş Enerjisi Topluluğu (GÜNDER) Başkanı Kutay Kaleli, “Güneş enerjisinin sınırsız bir kaynak” olduğunu altını çizerken, bu çözümün bugünkü şartlarda ‘az daireli konutlarda’ daha faydalı olabileceğini belirtiyor:

“Eğer yüz daireli bir yapıdan bahsediyorsak, güneş enerjisi ile şarj istasyonunun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamak zor. Ancak beş daireli bir apartman için güneş enerjisinden elektrik elde edip bunu hem konutlarda hem de araç şarjında kullanmak için çözüm olur. Bununla birlikte sadece güneş enerjisi panellerinin çatılara yerleştirilmesi yeterli değil. Üretilen enerjinin depolanabilir olması da gerekiyor. Yani güneş panelleri ile elde edilen enerjinin depolama ünitesini de kurmak gerekir. Ayrıca panellerin yerleşimi için çatılar tercih edilecekse, mimari anlamda binanın buna uygun olup olmadığının incelenmesi lazım. Çok eski binalarda çatıya güçlendirme gerekebilir. Müstakil evlerde ise güneş enerjisi, elektrikli araç için gerekli şarj sorununu çözer. Hatta üretilen elektrik fazlası konusunda mahsuplaşmaya da gidilebilir ve dağıtım firmasından alınan elektriğin maliyeti de düşer.”

Otobüsler için tekne örneği

Güneş enerjisini, ışığın ulaştığı her yerde üretmek mümkün. Ancak bunun da bir dezavantajı var. Günün bir bölümünde güneş ışığı varken, bir bölümünde yok. Kaleli, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Güneş enerjisi aynı zamanda mevsimseldir. Ürettiğiniz enerjinin yüzde 50'sini yazın üretiyorsanız, kalan yüzde 50'sini kalan üç mevsimde üretiyorsunuz. Bu nedenle ya güneş enerjisini depolanabilir ve 24 saat kullanılabilir hale getirmeniz gerekir ya da birincil kaynaklarla desteklemeniz gerekir.”

Kaleli, birçok teknenin üstünde güneş paneli bulunduğunu, buradan elde edilen enerjinin depolanarak kullanıldığını hatırlatıyor. Aynı durumun otobüs gibi büyük araçlarda da mümkün olabileceğini ifade eden Kaleli, otomobil gibi küçük araçlarda ise bunun şimdiki teknoloji ile pek mümkün olmadığının altını çiziyor. Kaleli, “Ancak Ar-Ge için çok yüksek bütçeler kullanılıyor. İleride daha küçük alanlardan daha fazla enerji elde edilecektir” diyor.

Farklı seçenekler geliştiriliyor

Elektrik enerjisi kullanımına karar verilmesi durumunda güneş paneli, depolama ünitesi, elektrik şarj kiti ve kurulum (işçilik vs) maliyetleri ortaya çıkıyor. Güneş enerjisinin konutlarda teşvik etmek isteyen bazı firmalar finans hizmetini de üstleniyor.

Bununla birlikte güneş enerjisinden şarj sağlamak için farklı seçenekler de geliştiriliyor. Özellikle kamp alanları ve doğal ortamlarda kullanmak üzere taşınabilir güneş panelleri de tüketicilere sunulmuş durumda.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.