Cehennem, kelime anlamı olarak sıkıntı veren yer, çok sıkıntılı yer, derin kuyu anlamlarına gelmektedir. İnanç sisteminde, genel anlam olarak, ahirette kafir olanların, Allah’ı, Kur’an’ı inkâr edenlerin sonsuz olarak kalacakları, günahkâr müminlerin ise yaptıkları günah ve suçları ölçüsünde cezalandırılmak üzere kalacakları yerlerdir. Buna kısaca, günah ve haram olduğunu bile bile günah ve haramlardan uzak durmayıp günah işleyenler ve haram yiyenlerin ceza çekmek için girdikleri azap yeri diyebiliriz. Biz bu konumuzda, kâfirlerin değil, Allah’a inandım, Müslümanım diyenlerin cehennem sevgisini işlemeye çalışacağız. Cenab-ı Allah, Araf suresi 36. Ayeti kerimede,

Kim de ayetlerimizi yalanlar ve onlara karşı büyüklük taslarsa, işte onlar cehennemliktirler ve orada ebedî olarak kalacaklardır.

buyurarak bizleri bu konuda uyarmaktadır. Taha suresi 74. Ayeti kerimede,

Her kim Rabbine suçlu olarak varırsa, şüphesiz ki ona cehennem vardır. Orada ne ölür ne de dirilir.

denilerek bu gerçeğe vurgu yapılmaktadır. Allah’a inanç, Peygamberimiz Hz. Muhammed Efendimize iman, Kur’an’ın Allah’ın kesin kelâmı olduğuna eminlik, günah işlediğimiz ve haram yediğimiz zaman kendimizi kendi irademizle cehenneme götüreceğimize eminliği de beraberinde getirmektedir. Evet, Cenab-ı Allah, El-Tevvâb’tır ve bizler ancak Allah’ın affediciliğine sığınabiliriz çünkü gideceğimiz başka bir kapı, ikinci bir Allah yoktur. Bakara suresi 160. Ayeti kerimede,

Ancak tövbe edenler, kendilerini düzeltenler ve indirileni açıklayanlara gelince; artık onların tövbelerini kabul ederim. Ben, tövbeleri kabul edenim, esirgeyenim.

denilerek de bu hakikat vurgulanır lakin bu, Allah’ın affına sığınıp sonra da günah işlemeyi ve haram yemeyi gerektirmez aksine cezayı arttırır! Bir suçun suç olduğunu bilmeden işleyen ile suç olduğunu bilerek işleyen arasında iki kat ceza farkı vardır. O zaman günah ve haram diyerek genelleme yapılan cehenneme girme vesilelerinin, günah ve haram diyerek geçiştirilmeden, ne olduğunu iyi anlamak lazım ki kendimizi kendi elimizle cehenneme sokmayalım.

Cenab-ı Allah, biz Kendisine inanan insanlara insanlığa ait ortak temel değerlerin ne olduğunu ve nelerden uzak dururken nasıl yaşamamız gerektiğini yüce Kur’an’da belirtmiştir. Bu gerçeğe sadece namaz kılmak, oruç tutmak diyerek, ibadetlerin arkasında asıl önemli olanların üstünü örtmek de münafıklıktır! Allah, “Namaz üzerine olun” buyurmaktadır ve hepimiz olmalıyız lakin namazı da kurallara bağlamıştır. Gerekli kurallar olmadan kılınan namaza da Maun suresinde, “Onlar namaz kılarlar lakin kıldıkları namazdan gafillerdir” yani, “Onların kıldığı namazın Hak katında hükmü yoktur” demektedir. Nedir bu kurallar? İşte bu kurallar, bizi cehennem ehli yapan, yasaklanmış tüm söylem ve eylemlerden uzak durmaktır. Allah, biz insanlara, “Yalan söylemeyin, kandırmayın, çalmayın, zina yapmayın, hak yemeyin, yetim malına el koymayın, zulmetmeyin, öldürmeyin, haksız kazanç elde etmeyin, görevi ve makamı kötüye kullanmak olan halk için değil de kendi çıkarlarınız için işgal etmeyin, bunların birini ya da birden fazlasını yaparak dünya zengini olmak için ruhunuzu şeytana satmayın, yasaklarımdan uzak durun” demektedir. Bunları yapanların yapmaya devam ederken kıldıkları namazın da tutukları orucun da Hak katında hükmü yoktur. Abdest sadece suyla temizlik değil aslen karakter temizliğidir! Bu gerçekleri saklayanlar, söyleyip uyarması gerekirken uyarmayanlar, bu hali görmezden gelenler ya kendileri de böyledir ya da münafıktırlar! Nisa suresi 97. Ayeti kerimde,

Melekler, kendilerine zulmeden kişilerin canlarını aldıklarında, onlara, “Ne işte idiniz?” derler. Onlar da “Biz yer yüzünde zayıf kimselerdik.” derler. Melekler, “Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi, siz de oradan hicret etseydiniz ya?” derler. İşte bunların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü gidiş yeridir.

denilerek uyarıldığı gibi, bu halleri terk ederek tövbe edeceğiz, gerekirse bizi yasaklar içinde tutan yaşamdan ve mekândan uzaklaşacağız, konu o kadar ciddi! Konunun ciddiyetini Cenab-ı Allah,

Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canına kıymayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir. Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasakları işlerse, yakında onu cehennem ateşine atacağız. Onu ateşe atmak da Allah'a pek kolaydır. (NİSA/29-30) Dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen ve kendilerini dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak! Ve hiçbir kimsenin kazandığı şey yüzünden kendisini helake atmamasını, kendisi için Allah'tan başka hiçbir dost ve hiçbir şefaatçi bulunmadığını Kur’an ile hatırlat. O, azaptan kurtulmak için bütün varını feda etse, kendisinden alınmaz. Onlar kazandıkları şey yüzünden helake uğratılmışlardır. Onlar için, inkâr ettiklerinden dolayı kaynar bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır. (EN'AM/70) Ona, “Allah'tan kork!” dendiği zaman da kendisini gururu günah işlemeye sevkeder. Cehennem de onun hakkından gelir. O ne kötü bir yataktır! (BAKARA/206) Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip de bununla biraz para alanlar gerçekten karınları dolusu ateşten başka bir şey yemezler. Kıyamet günü Allah onlara ne söz söyler ne de kendilerini temize çıkarır. Onlara sadece acı veren bir azap vardır. (BAKARA/174) İnkâr eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, cehennemliktirler. (MAİDE/10)

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, muhakkak ki karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylarlar. (NİSA/10) Evet kim bir günah işlemiş de kendi günahı kendisini her yandan kuşatmış ise, işte öyleleri ateş ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar. (BAKARA/81) Dillerinizin yalan vasfetmesi ile, “Şu helaldir, şu haramdır” demeyin; aksi halde Allah'a iftira etmiş olursunuz. Şüphesiz Allah'a yalan uyduranlar asla kurtulamazlar. Onlar için dünyada pek az bir menfaat var, ahirette ise çok acıklı bir azap vardır. (NAHL/116-117) Rablerinin emirlerine uyanlar için daha güzeli vardır. O'na itaat etmeyenler ise, yeryüzünde bulunan ne varsa hepsi kendilerinin olsa da onu ve bir o kadarını bütünüyle kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte onlar, hesabın kötüsü kendileri için olanlardır. Varacakları yer de cehennemdir. Orası da ne fena yataktır. (RA'D/18) Bu, böyledir. Şüphesiz azgınlar için de fena bir gelecek vardır. Cehennem! Ona yaslanacaklar, fakat o ne çirkin döşektir. (SAD/55-56) Bizim ayetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmaya tenezzül etmeyenler var ya, işte onlara göğün kapıları açılmayacak ve deve iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte suçluları böyle cezalandırırız. Onlara cehennemde ateşten bir yatak, üstlerine de ateşten örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız. (A'RAF/40-41) Allah'ın ahdini misak ile belgeledikten sonra bozanlar ve Allah'ın birleştirilmesini emrettiği bağlantıları koparanlar ve yeryüzünü bozguna verenler var ya işte lanet olsun onlara! Ve yurdun kötüsü de onlaradır. (RA'D/25) O gün onlar cehennem ateşine itilip kakılacaklar. (TUR/13)

buyurarak anlatmaktadır. Allah’ın sözünün üstüne söz mü olur? Allah’ın bu kadar uyarısına rağmen, uyarıları görmezden gelenler, yasaklar içinde olarak günah işleyen, haram yiyenler bilsinler ki cehennemi sevenlerdir! Bir insan sevmediği bir şeyi neden yapsın? Bakara suresi 165. Ayeti kerimede,

İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı.

denilerek anlatılan gerçeklik de budur! Ayrıca tüm bunların arkasında asıl sebep ise, Enbiya suresi 29. Ayeti kerimede,

İçlerinden kim, “Ben, O'ndan başka bir ilâhım” derse, biz ona cehennemi ceza olarak veririz. Zalimleri biz böyle cezalandırırız.

denildiği gibi kişinin kendisini ilah görmesi ve emirlere uymayarak, zıttını yaparak kendi ilahlığını ilan ederek Allah’a karşı gelmesi vardır. Bir işyerinin kuralına uymayarak karşı gelmek, bir apartmanın kuralına uymayarak karşı gelmek, trafik kuralına uymayarak karşı gelmek, bir insana karşı gelmek değildir yapılan! Yapılan Allah’a karşı gelmektir. Bu sebeple bizler, işin ciddiyetinin farkına varıp cehennemi sevmeye tövbe ederek, dünyada yaşarken kendimizde ve her yüzde Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet etmeli, şehadet sonucu şehadet üzerine yaşayarak Allah’ın razı olduğu kullardan olmalıyız! Henüz şehadeti olmayanlar, işte onlar, cehennemi sevmeye devam edenlerdir!

www.ozkangunal.com

[email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
A. Şahiner 10 ay önce

Sayın Hocam, yüreginize sağlık. Allah rzı olsun.