150

“Levlâke levlâke lemâ halaktü’l-eflâk – Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım” şeklindeki rivayet, sened bakımından olduğu gibi, anlam bakımından da son derece problemli bir ifadedir. Rivayetin uydurma olduğuna dair ittifak derecesinde bir kabul vardır; fakat mesele yalnızca “hadis tekniği” ile sınırlı değildir. Bu sözün içerdiği anlam, Allah’ın ulûhiyetine gölge düşüren derin bir tehlike barındırır.

Düşünelim:

Allah Teâlâ, milyarlarca —hatta muhtemelen trilyonlarca— yıllık bir kozmik tarihin sahibi ve yaratıcısıdır.

Galaksileri, yıldızları, nebulaları, karadelikleri, kuasarları, süper kümeleri… yani aklın sınırlarını zorlayan bütün bu devasa yapıları, kendi koyduğu sünnetullah kanunlarıyla var etmiş ve işletmektedir.

Yerçekimi, elektromanyetizma, güçlü-nükleer ve zayıf-nükleer kuvvetler; kuantum seviyesinden galaktik ölçeklere kadar uzanan düzen; evrenin genişlemesi; yıldızların doğup ölmesi; elementlerin yıldız içlerinde yaratılışı… hepsi “Kün fe-yekûn” emrinin, fizik yasaları üzerinden yavaş yavaş tecelli eden ihtişamlı ayetleridir.

Dünyanın oluşumu bile milyonlarca yıllık bir sürece yayılır.

İnsan türünün tarihi yaklaşık 300.000 yıl, medeniyet tarihinin başlangıcı ise 10–12 bin yıl geriye gider.

Şimdi soralım:

Bu kadar muazzam, bu kadar eski, bu kadar geniş bir yaratılış düzeni… gerçekten bir tek insanın hatırı için mi gerçekleşmiş olacak?

Allah, kendi sonsuz kudretini, sadece 23 yıllık bir tebliğ ömrü yaşayan bir beşerin varlığına mı bağlamış olacak?

Bu iddia, Allah’ı insanlaştıran; O’nu beşerî sevgi, beşerî tutku ve beşerî “hatır” kavramlarına indirgeyen tehlikeli bir antropomorfizmdir.

Daha da önemlisi:

Bu söylem bize ait bile değildir.

Zerdüştlük’te peygamberleri Zerdüşt için,

Hıristiyanlık’ta Hz. İsa için,

“Evren onun hatırı için yaratıldı” inancı zaten mevcuttu.

Aynı anlayışı biz tekrar ettiğimizde, farkında olmadan Allah’ın kudretini bir kula bağımlı göstermiş oluyoruz.

Bu, tevhide en büyük saygısızlıktır.

Allah’ın bir kulu sevmesi ayrıdır, yaratılışın sebebinin bir kul olması bambaşka bir şeydir.

Hz. Muhammed (s.a.v.) elbette en güzel ahlâk sahibidir; güvenilirliği, merhameti, sadakati ve tertemiz fıtratıyla insanlık için eşsiz bir örnektir.

Ama O da bir insandır: yer, içer, evlenir, yorulur, üzülür, hasta olur ve nihayetinde vefat eder.

Peygamber’i “yüceltelim” derken,

Allah’ın sonsuz kudretini bir beşerin varlığına mahkûm etmek,

aklın, iz’anın ve özellikle tevhidin reddettiği bir yaklaşımdır.

Gerçek tevhid:

Allah birdir.

Eşi, benzeri, ortağı yoktur.

Hiçbir şeye muhtaç değildir; bilakis her şey O’na muhtaçtır.

Kâinatı, bir insanın hatırı için değil;

kendi kudreti, hikmeti, rahmeti ve sanatının tecellisi olarak yaratmıştır.

Hz. Muhammed (s.a.v.)

bu muazzam kâinatın en şerefli misafirlerinden, en güzel kullarından biridir;

ama asla yaratılışın sebebi değildir.

Onu sevmek, onu izlemek ve ona salât-u selâm getirmek ibadettendir;

ama onu ilahlaştırmaya varan bir sevgi, hem aklı hem imanı yaralar.

Netice olarak,

Kainatı bir insana bağlayan rivayetler,

Peygamber’i yüceltmiyor;

bilakis Allah’ın yüceliğini gölgeliyor.

Ve tevhid, gölgelenmeye gelmez.

Vesselâm.

Tüm dost ve kardeşlerime selam olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cihan Salkım 6 gün önce

Sayın Hüseyin bey emeğine bileğine sağlık. Sonradan üretilen bir çok rivayet Kur’an a da uymuyor akla da uymuyor. Peygamberlerimiz arasında hiçbir ayrım yapmayız diyen bir rap var. Bu ayeti bile tek başına düşünsek bunun bir safsata olduğunu idrak edebiliriz. Tabii bu derin tefekkür ve derin irdeleme yapabilen insanlar için geçerli. Ne yazık ki bunlar yapılamadığı için ön kabullerle insanoğlu her şeyi kabul ediyor bu kısmı tabii ki büyük problem. saygılar sunuyorum hayırlı yıllar diliyorum.

Avatar
Songül Yavuz 6 gün önce

Ve aleyküm selam hocam. Mutlu yıllar diliyorum.Hayırlı akşamlar.

Avatar
Tatar solmaz 5 gün önce

Allahın rahmeti bereketi lütfu inayeti üzerine olsun inşallah

Avatar
Ramazan Çiçeksoy 5 gün önce

Bu bir rivayet değil tamamen Hıristiyanlardan alınmıştır kaynağı pavlusun mektuplarında Mesih Bütün Yaradılışın Başıdır

15O görünmeyen Tanrı'nın görünümü, bütün yaradılışın ilk doğanıdır.

16Çünkü göklerde ve yerde, göze görünen ve görünmeyen her şey Mesih'te yaratıldı: Tahtlar, Egemenlikler, yönetimler, yetkiler. Her şey O'nun aracılığıyla ve O'nun için yaratıldı.

17O her şeyden öncedir ve her şey O'nda birbirine bağlı durmaktadır.

18Bedenin -kilisenin- başıdır. Her şeyin başlangıcıdır, ölüler arasından ilk doğandır. Öyle ki, her şeyde en üstün O olsun,

19Çünkü Tanrı'nın bütün doluluğu O'nda bulunmaktan hoşnut oldu.

20Tanrı O'nun aracılığıyla her şeyi kendisiyle barıştırdı. Barış Mesih'in çarmıhta akan kanı aracılığıyla sağlandı. Tanrı yerdekileri de, göktekileri de O'nun aracılığıyla barıştırdı.

21Bir zamanlar düşüncenizdeki kö­tü işlerin etkisiyle yabancı ve düşman olan sizleri

22şimdi kendi insan be­deninde ölüm yoluyla barıştırdı. Siz­leri kutsal, suçsuz, kusursuz olarak kendi katına eriştirmeyi amaçladı.

23Yeter ki, imanda temellenmiş ve kararlı bir tutumla süreklilik gösteresiniz. Duyduğunuz Sevindirici Haber­in içerdiği umuttan ayrılmayasınız. Ben Pavlus, gök altında her yaratığa yayılan bu Haber’in hizmetkârı atan­dım.

150