2022 yılını 31 Aralık günü itibariyle bitirdik. 2022’in 365 gününde sıkıntılı günler yaşadık. Bizler, eskiyi uğurlarken yeninin ümidiyle “zor bir yıl daha yaşadık, ve nihayet bitirdik, yıprattık ama biz de yıprandık, 365 gün kullandık, eskittik ve sonunda gönderdik” diyerek "hadi git güle güle" demek isterdik ama maalesef olmadı. Çünkü, 2022 yılı, bizlere bir hayli sorunlar ve sıkıntılar yaşattı.

Başta ekonomik sıkıntılar, fahiş fiyat artışları, geçim derdi olmak üzere İstanbul, İstiklal Caddesinde terör olayı, 6 yaşında bir çocuğun evlendirilmesi rezaleti, kadına şiddet ve kadın cinayetleri, sağlık çalışanlarının darp edilmesi, diplomasız sahte doktorlar, hayvanlara eziyet ve hayvan katliamları, KPSS sorularının çalındığı iddiası, Amasra'da 41 vatandaşımızı kaybettiğimiz maden ocağı faciası, ünlü sanatçıları ve şahsiyetleri kaybettiğimiz yıl olması, siyasilerin saygısız üslupları ve mecliste milletvekili kavgası ve en son 30 Aralık günü Ülkü Ocakları eski başkanı akademisyen Doç. Dr. Sinan Ateş'in uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi gibi olayları aklıma gelenler olarak söylemiş olayım. Biliyorum, “hiç mi iyi bir şey yok” diyeceksiniz. İyiler daha çok olmalı ki kötüler akıllara gelmemeli. Benim aklıma olumlu bir şey gelmedi desem haksızlık yapmış olur muyum, bilemiyorum.

2022 bitti ve gitti. “Yaptıkların yanına kalsın, sende olanları al ve arkana bakmadan git” diyelim de 2023 yılına umutlu olacağımız beklentilerimizle taze bir başlangıç yapalım.

"Ne yıldı ama, neler oldu neler" diyeceğimiz 2022 yılını geride bırakırken 2023 yılı için “Her yeni taze bir başlangıçtır” diyelim. Yeni bir güne, yeni haftaya, yeni bir aya, yeni mevsime ve YENİ bir yıla başladığınızda seviniriz, şükrederiz. Hayatımızdaki eskimişleri atarız, yeniliklerden mutluluk duyarız. TAZE bir başlangıç yaparız.

2022 yılı da diğer yıllar gibi unutulmayacak yönleriyle hafızalarımızda derin izler bıraktı. Duvarlarımızdaki son takvim yaprağı ile birlikte "benden bu kadar, ben yapacağımı yaptım" dedi, gitti ve bitti.

2022 yılı yaşanmışlıklarıyla geldi ve gitti. Kimilerine mutluluk, sevinç, şans getirdi. Kimilerini de üzdü, kötü anılar bıraktı, hayal kırıklığı yaşattı. Zamanla hatırlamak ve hatırlatmak üzere bir köşede saklı tutalım.

Yılbaşı kutlamalarının çılgınca ve israflı eğlence durumlarına "Hristiyan geleneği" diyerek karşı çıkanlardan, aç insanları düşünenler için tepki gösterenlere hak veririm. Tavır almanın ve tepki göstermenin bir anlamı ve amacı olmalı diye düşünürüm. Yeniye sevinmek, yeniyle mutlu olmayı ummak sorun ve sıkıntı olmamalıdır.

Yeni yılın (yılbaşının) kutlanmasına KARŞI olanlara şunları söylemek isterim: Haklı olabileceğiniz durumlar olmakla birlikte, insanların, dilediği gibi mutlu olmayı istemelerine, farklı düşünceler içerisinde olmalarına "başkalaştırmamak" adına müdahale etmek doğru değildir. Yeni olanı farklı şekillerde kutlamanın ve eğlenerek karşılamanın normal olabileceği de düşünülmelidir.

"Noel Baba, hediye, çam ağacı, hindi..." vs gibi eğlence durumlarına “kültür yozlaşması ve israf” demek doğrudur ama, yeniyi kutlamak için bunu sebep göstermek mantıklı değildir. Çünkü, yabancılara ait yemek, giysi, oyun, sanat, müzik, kitap, dil... gibi pek çok kültür unsurlarıyla birlikte; telefon, bilgisayar, uçak... gibi medeniyet ürünlerinin de hayatımızda yerinin olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Hayatımızı, yaşayışımızı kolaylaştıran teknolojiye nasıl taraf oluyorsak, kültürümüzün her türlü yozlaşmasına da (sadece yılbaşı kutlaması için değil) her bakımdan karşı olma anlayışında ve yaklaşımında olmalıyız. Yani, "ben giyersem, sen giyersen" bağlamında, moda olan yırtık pantolonla yokluktan yırtık olan pantolonun farklı olduğunu bilmemiz gerekir.

"Siz ne yapıyorsunuz?" diye soracak olursanız; benim, bazı yıllar aile dostlarımla bir araya gelip alkolsüz, israf etmeden, mütevazi eğlence ve sohbet havasında, Yozgat'ın yöresel "arabaşı" yemeğiyle kutlamalarım olmuştur. Bazı yıllarda da ailemle evde meyvelerle, çerezlerle, tombala, okey oynayarak, televizyon izleyerek ve anı muhabbetleriyle eski yılı gönderdiğim, yeni yılı mütevazi eğlencelerle karşıladığım yıllarım olmuştur. Özel bir kutlamam hiç olmamıştır. “Millileştirdiğim” ve "Genç ailesi geleneği, kültürü” şeklinde özelleştirdiğim için “Hristiyan geleneği” olduğu aklıma hiç gelmemiştir.

Araştırmacı Sümerolog Muazzez İlmiye ÇIĞ hoca, 21 Aralık (günün uzamaya başlaması) gününün, “Yeniden Doğuş, Çam Bayramı” adıyla “Nardugan” denilen eski bir Türk geleneği olarak kutlandığını ve bu kültürü, Hun Türklerinin Avrupa’ya götürdüğünü ifade etmektedir. Eski Türklerde, “çam ağacı süsleme” (Akçam, Hayat Ağacı) geleneğinin ve Noel Baba denilenin Ayaz Ata olduğu anlayışının yaygın bir inanış olarak yıllarca yaşatıldığını belirtmektedir.

2023 yılından beklentilerimiz vardır. 1 Ocak gününden itibaren öncelikle sağlıklı, huzurlu uzun bir ömür yaşamak; yılbaşının barış ve başarı için ilk adımın atılacağı gün olmasını dilemek hak, hukuk, adalet istemek hepimizin ortak temennisidir.

Elbette, 2023 yılında "seçim" derdimiz olacak ama "geçim" derdimiz olmamasını diliyorum.

Bütün kötülükler 2022'yılında kalmış olsun. 2023 yılı, bütün iyiliklerin, güzelliklerin, sevginin, sevincin, dostluğun, barışın, birlikteliğin, paylaşmanın, yardımlaşmanın yaşanacağı bir yıl olsun. Özümüz, sözümüz bir olsun. Gönlümüz engin, yüreğimiz zengin olsun. Duygularımız ve düşüncelerimiz diri ve iri olsun. Ruhumuza huzur dolsun...

Ülkemizde ve Dünyada savaşın, terörün, açlığın yaşanmamasını; temiz bir dünyamızın, kirlenmemiş bir çevremizin, organik hayatımızın ve hormonsuz günlerimizin olmasını temenni ediyorum.

2023 yılı, sağlık ve huzur içerisinde yaşayacağımız bir yıl olsun.

Ayrıca, Cumhuriyetimizin 100. yılı olması milletimizin onuru ve gururu olacaktır..

Yeni yılınız kutlu, gönlünüz ve günleriniz mutlu, geleceğiniz umutlu olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.