150

Bir yanda ABD-İran gerginliğinin bölgede yarattığı stres, diğer yanda sorunun masada çözülmesini sağlamak için Türkiye ve çevre ülkelerin çabaları.

Bir yanda Trump’ın İran’a saldırmaktan vazgeçmesi ihtimaline karşı Epstein skandalıyla ilgili yeni görüntü ve belgelerin (İsrail tarafından) SERVİS edilmesi.

Bir yanda Suriye’de devam eden normalleşme adımları, diğer yanda bunun getirdiği rahatlamayla, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarında sona yaklaşan ilerleme.

Bir yanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in deprem bölgesi Hatay’da çizdiği tablo, diğer yanda bunu boşa çıkartmak amacıyla Anadolu Ajansı’nın havadan görüntülediği, ‘Hatay’ın 3 yıl önceki durumu ile günümüzdeki gelişmesini’ gösteren video.

Gelelim içteki son gelişmelerin arka planına ve ayrıntısına.

ÖCALAN’A UMUT HAKKI

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı rapora ilişkin, siyasi parti gruplarının temsilcilerini beşinci kez kabul etti.

Kurtulmuş, toplantı sonrası şu açıklamayı yaptı:

"Bu toplantılarda partilerin hazırladığı raporlar çerçevesinde belirlenen konular, detaylı ve titiz bir şekilde değerlendirilmeye devam edildi. Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilmesi planlanan komisyon toplantısında rapora nihai şekli verilerek oylanacak ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulacak."

Hatırlanacağı üzere, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bu haftaki grup konuşmasını, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” diyerek tamamlamıştı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da, yaptığı açıklamada, "Terörsüz Türkiye Komisyonu'nda umut hakkı konusunda uzlaştık. Raporda yer alacak” dedi.

Bir soru üzerine, Selahattin Demirtaş'ın tahliyesine de değinen Yıldız, "Buna mahkemeler karar verir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uymak lazım. Eğer AİHM bir ihlal gördüyse, tahliyesi konusunda beyan varsa tahliyesi lazım” diye konuştu.

Buna karşın, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise “Uzlaştık ifadesi Feti Yıldız'ın söylemidir. Komisyon'da görüşmeler devam edecek. Ancak söylediğim gibi, ortada net olarak uzlaştık gibi bir ifade yok, uzlaşma zemininde bir yakınlaşma var’ görüşünü dile getirdi.

ÖCALAN TAHLİYELERE VESİLE OLACAK MI?

Belediye Başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini yaptığı öne sürülen 'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' davasında 7'nci duruşma yapıldı. Mahkeme, aralarında görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın da olduğu 9 kişi hakkında tahliye kararı verdi. Duruşma 9 Şubat Pazartesi günü sürdürülecek.

Tahliyeler elbette ki sevince ve umuda yol açtı.

Acaba söz konusu tahliyeler Öcalan’a umut hakkı konusunda yürütülen sürecin bir parçası mı?

Bu konuda daha önce iki yazı yazmıştım.

***

Birinci yazı:

ÇÖZÜM YERİNE, ÖCALAN'A TAHLİYE SÜRECİ Mİ?

(21 Ekim 2024)

MHP Lideri Bahçeli ne demişti grup konuşmasında?

‘Türkiye’ye getirilirken, “her türlü hizmete hazırım” diyen teröristbaşı, buyursun terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin.’

Bahçeli aynı konuşmasında “Biz (DEM Partililere) elimizi yeni bir süreç için değil, kardeşlik ve kaderdaşlık için uzatırız” diyor ve yeni bir çözüm sürecine kesinlikle karşı olduğunu vurguluyordu.

Ancak, iktidar partisi ve ortaklarının da ‘yok’ dedikleri çözüm sürecinden başka bir ‘AÇILIM SÜRECİ’ görünüyor ufukta.

***

İkinci yazı:

‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ VE TERAZİNİN KEFELERİ

(15 Aralık 2025)

Adalet Terazisi (!)nin bir kefesinde ‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ süreci, diğer kefesinde, ceza evlerindeki ‘SİYASİ TUKLU VE HÜKÜMLÜLER’.

Bence, terazinin iki kefesini de aynı anda boşaltacak günler planlanıyor.

Kanaatim şu ki; önümüzdeki yılın (2026) ikinci yarısında ya da 2027 yılının birinci yarısında terazi iki kefeyi de tartmaya başlayacak.

Bu arada, terazinin iki kefesi ifadelerimin güçlü bir siyasal metafor içerdiğini düşüneneler olabilir.

İki kefeyi de aynı anda boşaltacak günler” ifadesi ise şu ihtimalleri düşündürüyor:

Sürecin siyaseten yeniden çerçevelenmesi:

Bugün “terör” başlığı altında konumlandırılan bazı dosyaların, yarın başka bir siyasal iklimde farklı bir hukuki kategoriye taşınması.

Toplumsal algı yönetimi:

Güvenlik söylemiyle sert uygulamaların meşrulaştırılması, ardından “normalleşme” adı altında kontrollü bir geri adım.

İfadem şunları içeriyor: Hukuktan çok siyaset merkezli bir denge arayışı.

Adalet terazisi çoğu zaman dengede durmaz; çünkü onu tutan el siyasetin nabzını yoklar. Bugün bir kefeye “Terörsüz Türkiye” süreci konuluyor, öteki kefeye cezaevlerindeki siyasi tutuklu ve hükümlüler.

Bence planlanan, her iki kefeyi de aynı anda boşaltmak. Süreçler biter, dosyalar kapanır, isimler silinir. Terazi düz görünür; ama adalet tartılmadan kaldırılmıştır. Oysa adalet, terazinin boş kalması değil, herkes için eşit ağırlıkta çalışmasıdır.

---

İYİ HAFTALAR

remzidilan_48@hotmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
150