150

Renkler âlemindeki aktı Kadın
Başka âlemlere aktı kadın

Doğdu dünyaya ana rahminden
Yumuldu sıcak memeye
Emdi özünü
Büyüdü
Yürüdü zaman yolunda

Çocuk ellerine kınalar yaktı
Kadere çaresizce bıraktı kadın

Kucağında bez bebeği
Saklambaç oynarken çağrıldı içeri
Yabancı yüzler kapladı etrafını
Aklı yarım kalan oyunda
Solunda kocaman bir adam vardı

Saçlarına özenle yerleştirilen duvaktı
Aynadaki yabancıya şaşkınlıkla baktı kadın

Gidiyorsun dediler
Evin odan olacak
Bak bu kaynatan
Bu da yeni anan artık senin
Uzak kasabaya uğurlandı gelin

Uyacaksın dedikleri hereni, o ise minik kapaktı
Yeni filizlenmiş, saf ve ürkek meraktı kadın

Yüreğinde fırtına
Gözleri sağanak
İndirdiler arabadan
Koptu bir anda alkış tufanı
Saklanmak istedi içinde bir yerlere
Girdiler kollarına soktular avluya
Salkım söğüt eğildi okşadı saçlarını

En yakını bile ne kadar da uzaktı
Koca geldi yanına şimdi daha ufaktı kadın

Çekildi insanlar
Kaldı çaresiz odada
Üzerinde gelinlik
Yüzü kapalı hâlâ
Aklı bez bebeğinde
Koydu mu annesi bohçaya
Boynu bükük oturdu
Çağrıldığı yatağa

Ondan istenen düne kadar yasaktı
Gözlerinden düşeni küpe diye taktı kadın

Tanımadan çekildi bambaşka bir dünyaya
Kapadı yüreğini
Dalamadı hülyaya
İçinde sakladı dökülmedi gizleri
Yüzüne yerleşti
Olgunluğun izleri

Yuva diye yollandığı virane saçaktı
Yılı bile dolmadan el dilinde kuraktı kadın

Ne evde sustu
Ne sokakta diller
Saklandı sorulardan
Kaçamaktı sözleri
Daha o büyümeden
Büyütsün istediler

Nihayetinde özenle işlediği kundaktı
Koca dilinde soyuna layık kısraktı kadın

Midesinde kramplar
Soldu birden gül yüzü
Düşüverdiği avluda
Döküldü elinden kahveler
Ebe çağrıldı eve
O bekleneni müjdeler
Adaklar adandı
Tutmuştu sonunda dilekler

Biçilen rol içinde adeta tutsaktı
Oğula kıza gebe, başaktı kadın

Yirmisine gelmeden önce ikiz doğurdu
Ona sorulmadı adları
O içinden Güneş ve Ay koydu
Ardından geldi Murat
Bir yıl sonra Umut oldu

Yolundan alıkoyan sicimden düşaktı
Görebilse önünü, coşkulu ırmaktı kadın

Çocuklarıyla büyüdü
Her biri başka dünyaydı
Öğrendi onlardan
Aslında hiç yaşamamıştı
Güçlendi eli dili
Kırdı vurulan zinciri

Üzerine giydiği eskice şayaktı
Lâleler arasında ışıl ışıl varaktı kadın

Garipsedi konu komşu
Binbir lakap taktılar
Sonra keramet var deyip
kapısında yattılar

Kırdığı kafesten kaçan asi bir tutsaktı
Yargılayanlara göre çok daha kıvraktı kadın

Kız erkek ayırmadan sahiplendi çocukları
Yüreklendirdi birer birer
Bırakmadı yazgıya
Onlar çocukluktan geçecek gençliğe
Deli aksın kanları
Kırılmasın dalları

Yüzlerce gelincik ortasında
Bembeyaz zambaktı
Boşaldı kum saati
Topraktı kadın

Renkler âlemindeki aktı kadın 
Başka âlemlere aktı kadın

Şair SERAP SAYLAM ŞEN yazdı:

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan Şahin 1 gün önce

Tebrik ederim, realist bir Anadolu filmi senaryosu gibi, başarılı kurgu ve dizeler. Bundan sonra şiirlerinizi daha dikkatli izleyeceğim. Yüreğinize gönlünüze sağlık.

Avatar
Nurşen Özdoğan Kurban 2 gün önce

Bu şiiri, şairin kendi yorumuyla Adana'da dinledim. Kadın ve çilesi tüm sırlarıyla ancak bu kadar güzel anlatilabilirdi. Eski zamamlarda Ebe olmak, bir nevi toplum mühendisi olmaktı. Evlerin, sokakların, insan dünyalarının kuytularına dalmak kaçınılmazdı. Toplumun gelişmişlik düzeyi hakkında çıkarımlar yapmak istiyorsanız Kadınına bakın. Maskelerin, meskenlerin, zenginliğin ardındaki öyküsüne..
Şair Serap Saylam Şen, ne güzel anlatmış. Eksik puzzel var mı?
Ya koyun, ya da susun..

Avatar
Ünal Kar 1 gün önce

muhteşem bir şiir, sorgulayan sorgulatan, düşünen, düşündüren okunası ve ıkutulası bir yürek sesi. kutluyorummm

150